Turunun tadını çıkardın mı?Did you enjoy your tour?
Onun nasıl tadı var?What does it taste like?
Bunun tadı kötü.This tastes bad.
Tadı güzel mi?Does it taste good?
Onun tadı harika.It tastes great.
Göründüğü kadar iyi tadı var.It tastes as good as it looks.
Yemeğin nasıl tadı olduğu kimin umurunda?Who cares what the food tastes like?
Tom çorbanın tadına baktı ve onun lezzetli olduğunu söyledi.Tom tasted the soup and said it was delicious.
Bunun az çok bir tavuk gibi tadı var.This kind of tastes like chicken.
Tadı biraz tavuğa benziyor bunun.This kind of tastes like chicken.
Bunun hoş olmayan bir tadı var.It has an unpleasant taste.
Tom biranın tadını sevmediğini söyledi.Tom said he didn't like the taste of beer.
Çorbanın tadı güzelmi?Does the soup taste good?
Tom, rahatlayıp hayatın tadını çıkarmayı bilmiyor.Tom doesn't know how to relax and just enjoy life.
Kelebeklerin kahkahasını dinleyebilen biri, bulutların tadını da bilir.Whoever can listen to butterflies laughing can also know how clouds taste.
Oyun hamurunun görünüşe göre tuzlu bir tadı var.Play-Doh apparently has a salty taste.
Dolmalık biberin genellikle tatlı bir tadı vardır.Bell peppers generally have a sweet taste.
Bunun gerçekten çok iyi tadı var.This tastes really good.
Bamyanın tadından hoşlanmam.I don't like the taste of lady's finger.
Tereyağlı ekmeğin çok iyi tadı var.Bread with butter tastes very good.
O asla alkolün tadına bakmadı.He has never tasted alcohol.
Bu üzümlerin tadı yok. Onları nereden satın aldın?These grapes don't taste good. Where have you bought them?
Erkek kardeşim deniz kestanesinin tadını sevmez.My brother doesn't like the taste of sea urchin.
Tom meydan okuyuşun tadını çıkardı.Tom enjoyed the challenge.
Tom bir meydan okumanın tadını çıkarıyor.Tom relishes a challenge.
Dışarı çıkın ve serin esintinin tadını çıkarın.Come out and enjoy the cool breeze.
Muhtemelen onun çok kötü tadı yoktur.That probably doesn't taste too bad.
Bu içeceğin tadı biraz aşina.This drink tastes somewhat familiar.
Tom aslında onun tadını çıkardı.Tom actually enjoyed it.
Herkes onun tadını çıkarmadı.Not everyone enjoyed it.
Lütfen konaklamanızın tadını çıkarın.Please enjoy your stay.
O gösterinin tadını çıkarıyorum.I enjoy that show.
Onların bizi beslediği etin tadı biraz tavuğa benziyordu.The meat they fed us tasted a little like chicken.
Bunun tavuk gibi tadı var.This tastes like chicken.
Onun gerçekten nefis tadı var.It tastes really yummy.
Konukların birçoğu fazla kalıp tadını kaçırdı.Many of the guests overstayed their welcome.
Ben onun tadını çıkarırdım.I would've enjoyed that.
Kahvenin bulaşık suyu gibi tadı var.The coffee tastes like wash water.
Bir hafta geçtikten sonra, Tom'un misafirliği iyice kabak tadı vermişti.After a week, Tom had well and truly worn out his welcome.
Bu pilavın tadı harika!This pulao tastes great!
Balığı kızartır kızartmaz tadına bakabilirsin.As soon as I've grilled the fish, you can taste it.
Biri aç olduğunda her şeyin tadı iyi olur.When one is hungry, everything tastes good.
Bunun tadı benim için acı.It tastes bitter to me.
Tadı tavuğa çok benziyor.It tastes a lot like chicken.
Tuzlu karamelin eşsiz tadını severim.I like the unique taste of salted caramel.
Kıskanılan ekmeğin tadı güzeldir.Envied bread tastes good.
Bu kahvenin bulaşık suyu gibi tadı var.This coffee tastes like dishwater.
Bu kahvenin tadı bulaşık suyu gibi.This coffee tastes like dishwater.
Çiftlik balıkları vahşi olanlardan daha ucuzdur ve tadı idare eder.Farmed fish are cheaper than wild ones and the taste is only "so-so".
Sandviçin tadı reçelden daha iyidir.Sandwiches taste better with jam.
Hafta sonunun tadını çıkarıyor musun?Are you enjoying your weekend?
Bunun tadını çıkarmaya çalışmak istiyorum.I want to try to enjoy this.
Bu anın tadını çıkarmak istiyorum.I want to enjoy this moment.
Boston'da zamanımın tadını çıkardım.I enjoyed my time in Boston.
Kar gelmeden yumuşak havanın tadını çıkarın.Enjoy the mild weather before the snow comes.
Bu pastanın tadına baktın mı?Did you taste this cake?
O suyun tadı güzel.That water tastes good.
Bazı insanlar liçinin üzüm gibi tadı olduğunu düşünürler.Some people think that lychees taste like grapes.
Ben alkolün tadını beğenmiyorum.I don't like the taste of alcohol.
Tadı kötü olduğu için alkolden hoşlanmıyorum.I don't like alcohol because it tastes bad.