Ana içeriğe geç
Sözlük

tadı ile cümle

tadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Duduk dan nikmati perjalanan.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Genießen Sie den Flug.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Geniet ervan.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Nauttikaa matkastanne.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Už teď jste hrdinové.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Že zdaj ste junaki. Uživajte v vožnji.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Απολαύστε την πτήση.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Приятен път.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Приятен път.
Artık insanlar gerçek tadı satın aldıklarını anlayabiliyorlardı.Artık istedikleri an tadını çıkarabileceklerdi.
Artık insanlar gerçek tadı satın aldıklarını anlayabiliyorlardı.Böylece istedikleri zaman istedikleri yerde içeceğin tadını çıkarabildiler.
Artık insanlar gerçek tadı satın aldıklarını anlayabiliyorlardı.Coca-Cola'nın popülerliğinden ve başarısından faydalanmak isteyen rakipler oldu.
Artık insanlar gerçek tadı satın aldıklarını anlayabiliyorlardı.Şimdi insanlar istedikleri zaman zevk alabileceklerdi.
Artık insanlar gerçek tadı satın aldıklarını anlayabiliyorlardı.Şimdi istedikleri herşeyden zevk alabilirler.
Artık insanlar gerçek tadı satın aldıklarını anlayabiliyorlardı.Şimdi istedikleri herşeyden zevk alabilirler.
AR : X-Factor'ün tadını çıkarın, orada olacağım!А.Р Наслаждайтесь Х-фактором!
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.Az élet élvezetéhez el kell fogadni, hogy az életnek nincs értelme.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.De truc is om van het leven te genieten. Behalve dat het geen zin heeft, hoe dan ook.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.El truco para disfrutar la vida... ...es aceptar que no tiene significado en absoluto.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.- Não, não, não sou. O truque é desfrutar a vida... aceitando que não tem sentido nenhum.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.- Nu. Nu, nu sunt. Şmecheria e să te bucuri de viaţă, acceptând că nu are niciun sens.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.كان يستمتع بحياته و لكن ليس لها معنى
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum. Çok nefis bir tadı var!국수보다 오이소박이 먹고 싶어서 왔어요. 너무 맛있어요.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum. Çok nefis bir tadı var!Ну, вместо лапши я бы поела соленых огурчиков.Они такие вкусные!
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum. Çok nefis bir tadı var!الأفضل من المعكرونة, أردت تناول الخيار المتبل. كان طعمه رائعاً
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum. Çok nefis bir tadı var!中毒になっちゃったみたい
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.Der Trank hat einen faulen Geschmack.
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.La infusión de Ayahuasca tiene un gusto terrible.
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.La miscela Ayahuasca ha un sapore disgustoso.
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.L'infusion d'Ayahuasca a un mauvais goût.
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.Ma ona okropny smak.
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.Odvar z ayahuasky chutná vážně odporně.
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.Poţiunea are un gust îngrozitor.
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.Напиток Айяуаска имеет грязный вкус.
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.Напій Аяваска має брудний смак.
Ayahuasca'nın iğrenç bir tadı vardır.לתבשיל האייאווסקה טעם עכור
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Az alapanyagokat megkóstoljuk a kertészkedés órákon.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Gusta acele ingrediente in orele de gradinarit.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Họ nếm các thành phần trong các lớp học làm vườn.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Ils font des dégustations de ces ingrédients dans les classes de jardinage.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.물론 밭가꾸기강좌에서는 각각의 재료들의 맛도보지요.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Loro degustano questi ingredienti durante i corsi di giardinaggio.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Pri urah vrtnarjenja poizkušajo vse te sestavine.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Provam estes ingredientes nas aulas de jardinagem.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Prueban estos ingredientes en las clases de horticultura.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Składników próbują na zajęciach z ogrodnictwa.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Und sie können die Zutaten im Schulgarten kosten.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Ze proeven deze ingrediënten in de tuinonderhoud-lessen.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Они пробуют ингридиенты в садоводческих классах.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Правят дегустации на тези съставки на уроците по градинарство.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.הם טועמים את המרכיבים בשיעורי הגינון.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.انهم يقومون بتذوق هذه المكونات في صفوف الزراعة
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.材料によっては栽培し それを食堂で出すのです
Bazı gizli maddeleri kaynatarak bir şurup elde edip... ...tadının çok güzel olduğu kanısına vardı.Coca-Cola, yaklaşık 100 yıl önce Atlanta şehrinde tam da burda keşfedildi. .
Bazı gizli maddeleri kaynatarak bir şurup elde edip... ...tadının çok güzel olduğu kanısına vardı.[müzik] 1886 yılına dönersek, John Pemberton isimli eczacı yeni bir formül deniyordu.
Belki de tadı o kadar güzel değildi; ama hayır tadı gayet güzeldi.Možná chuť není tak dobrá? Ne chuť byla báječná.
Belki tadı güzel değildi.Có lẽ là vị không ngon.
Belki tadı güzel değildi.De smaak was niet goed.
Belki tadı güzel değildi.아마 맛이 좋지 않았을거야.
Belki tadı güzel değildi.Le goût était peut-être mauvais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod