Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.Membros pequenos Gregor zumbiam agora que o tempo para comer havia chegado.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.Petites branches de Gregor bourdonnait maintenant que le temps de manger était venu.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.Ramas pequeñas de Gregor zumbaban ahora que el tiempo para comer había llegado.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.Tungkai sekecil itu berdengung Gregor sekarang bahwa waktu untuk makan telah tiba.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.Μικρή άκρα του Gregor buzzed τώρα ότι ο χρόνος για φαγητό είχε έρθει.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.Грегор маленький кінцівок гули тепер, коли час для їжі прийшов.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.Грегор маленький конечностей гудели теперь, когда время для еды пришел.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.Малки крайници Грегор сънено сега, че времето за хранене е дошъл.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.גפיים קטנות של גרגור זמזם עכשיו הזמן האכילה באה.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.حلقت أطرافه غريغور الصغيرة الآن أن الوقت قد حان لتناول الطعام.
Gregor küçük kollar şimdi yeme zamanı gelmişti taciz ettiler.彼の傷は、どのような場合には、すでに完全に治癒しておく必要があります。
Her üç Amerikalı kadından biri aile içi şiddeti ya da tacizci takibi hayatının bir noktasında yaşıyor.미국 여성의 3명중 1명이 평생 언젠가는 가정 폭력이나 스토킹을 경험한다고 합니다.
Her üç Amerikalı kadından biri aile içi şiddeti ya da tacizci takibi hayatının bir noktasında yaşıyor.En ud af tre amerikanske kvinder oplever vold i hjemmet eller stalking på et tidspunkt i sit liv.
Her üç Amerikalı kadından biri aile içi şiddeti ya da tacizci takibi hayatının bir noktasında yaşıyor.Jedna na trzy amerykańske kobiety doświadcza przemocy lub prześladowania w pewnym momencie życia.
Her üç Amerikalı kadından biri aile içi şiddeti ya da tacizci takibi hayatının bir noktasında yaşıyor.Кожна третя американка хоча б раз у житті зазнала побутового насильства.
Her üç Amerikalı kadından biri aile içi şiddeti ya da tacizci takibi hayatının bir noktasında yaşıyor.אחת מכל שלוש נשים אמריקאיות חווה אלימות במשפחה או הטרדה בנקודה מסוימת בחייה,
Her üç Amerikalı kadından biri aile içi şiddeti ya da tacizci takibi hayatının bir noktasında yaşıyor.واحدة من كل ثلاث نساء أمريكيات تمر بتجربة العنف الأسري أو المطاردة في فترة من حياتها.
Her üç Amerikalı kadından biri aile içi şiddeti ya da tacizci takibi hayatının bir noktasında yaşıyor.家庭内暴力や ストーカーの被害者なのです また CDCの統計によると 毎年1500万人の子供が
İbnenin biri beni taciz etti.¡Algún marica me acaba de dar por el culo! ¡En serio!
İbnenin biri beni taciz etti.Eine Schwuchtel hat mich gerade in den Arsch gefickt, ehrlich!
İbnenin biri beni taciz etti.Nějaký buzík mi právě vojel prdel. No vážně!
İbnenin biri beni taciz etti.Y a un pédé qui vient de m'enculer, là, sérieux !
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.인터넷에서 스토킹이나 괴롭힘을 당해서 우리의 도움을 필요로 합니다.
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.lại cần giúp giải quyết chuyện rình rập trên mạng hay bị bắt nạt.
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.הם זקוקים לנו נגד הטרדות ברשת ובריונות.
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.يصبحون بحاجة إلى مساعدتنا للتعامل مع التحرش الإلكتروني (عبر الانترنت) أو التنمر.
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.更にみなさんへ最悪のニュース
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Dacă trăiești în Iran, ai de-a face cu cenzură, hărțuire, arest, tortură -- în unele cazuri, execuție.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Ha Iránban élsz, cenzúrával, zaklatással, letartóztatással, kínzással, néha kivégzéssel kell szembenézned.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Jika Anda tinggal di Iran, Anda menghadapi sensor, ancaman, penahanan, siksaan -- pada waktunya, eksekusi.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.여러분이 이란에 살게 되면, 검열, 괴롭힘, 체포, 고문,
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Se estiverem a viver no Irão, enfrentam censura, assédio, prisão, tortura -- por vezes, execução.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Se si vive in Iran, si va incontro a censura, persecuzioni, arresto, tortura -- a volte, a pena di morte.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Wenn man im Iran lebt, begegnet man Zensur, Belästigung, Inhaftierung, Folter - manchmal auch Exekution.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Žijete-li v Íránu, jste vystaveni cenzuře, pronásledování, vězení, mučení -- a někdy popravám.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Αν ζεις στο Ιράν, αντιμετωπίζεις λογοκρισία, παρενοχλήσεις, συλλήψεις, βασανιστήρια -- ενίοτε, εκτέλεση.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Якщо Ви живете в Ірані, Ви зазнаєте цензури, переслідувань, арештів, тортур, часами -страт.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.אם אתם חיים באיראן, אתם ניצבים בפני צנזורה, הטרדה, מעצר, עינויים --
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.إذا كنت تعيش في إيران، انت تواجه الرقابة، والمضايقات، الاعتقال والتعذيب --
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.検閲 嫌がらせ 逮捕 拷問- 時には処刑の 対象となることもあります
Irkçı suç, örneğin, şiddet, hakaret, ayrımcılık, tehdit, taciz ve zarar verme olabilir.يمكن أن تكون الجريمة العنصرية مثلاً ممارسة العنف أو إهانة الشرف أو التمييز أو التهديد أو المضايقة أو فعل ضرر.
Irkçı suç, örneğin, şiddet, hakaret, ayrımcılık, tehdit, taciz ve zarar verme olabilir.种族歧视(rasismi)是指,因籍贯地、肤色、国籍、文化、母语或宗教信仰而对特定种族或民族群体的待遇不如其他人。出于种族歧视的犯罪就是种族歧视犯罪,包括施暴、
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.Assisteremo ad una radicale diminuzione degli abusi.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.A zaklatások radikális csökkenését fogjuk tapasztalni.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.Chúng ta sẽ thấy sự giảm đi triệt để của các hành vi xâm hại.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.Dan zul je zien dat het misbruik radicaal vermindert.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.학대는 급진적으로 감소하게 되겠죠.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.On verra une diminution drastique des abus.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.Radikálně ubude případů zneužívání.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.Vamos a ver una disminución radical del abuso.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.Vom vedea o diminuare radicală a abuzului.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.Zauważymy radykalne zmniejszenie przemocy.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.Θα δούμε μια ριζική μείωση της κακοποίησης.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.Мы увидим радикальное снижение уровня оскорбительного поведения.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.אנחנו נראה ירידה דרמטית בהתעללות.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.سنرى تضاؤل جذري في إساءة المعاملة.
İşte o zaman tacizin radikal bir şekilde azaldığını göreceğiz.加害者は病気や 天邪鬼ではない
Kadınları taciz eden erkekleri yaratan sistemle erkekleri taciz eden erkekleri yaratan sistem aynı.Același sistem care produce bărbați care abuzează femei, produce și bărbați care abuzează alți bărbați.
Kadınları taciz eden erkekleri yaratan sistemle erkekleri taciz eden erkekleri yaratan sistem aynı.Cùng một hệ thống tạo ra đàn ông bạo hành phụ nữ tạo ra đàn ông bạo hành đàn ông.
Kadınları taciz eden erkekleri yaratan sistemle erkekleri taciz eden erkekleri yaratan sistem aynı.남자를 학대하는 남자를 양산하기도 합니다.