Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.זוהי דרך שגושרה על ידי לוחות מחשב באחת הערים הגדולות שבה הם ממחזרים.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.هذا هو الطريق الذي عبد من قبل لوحات الكمبيوتر في واحدة من أكبر المدن حيث يقومون بإعادة التدوير.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.コンピューターボードで固められた道です 以上がお見せしたかった写真です
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Ce sont de grandes oeuvres montrant la torture et l'abus de pouvoir dans le style tout en volumes de Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Chúng là những bức tranh lớn về sự tra tấn và lạm dụng quyền lực, theo nhiều phong cách Botero
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.De är enorma tavlor föreställande tortyr och maktövergrepp, i Boteros volumiösa stil.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Det er kæmpe billeder af tortur og magtmisbrug, i den voluminøse Botero stil.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Die großen Gemälde zeigen Folter und Machtmissbrauch, alles im üppigen Botero-Stil.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Hatalmas festmények kínzásokról és hatalomvisszaélésről, Botero részletező stílusában.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Jsou to obrovské obrazy mučení a zneužívání moci ve velkorysém boterovském stylu.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.그의 그림은 고문과 권력의 악용을 주제로한 그림들로써 아주 크게 보테로 스타일로 그려졌습니다.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.São pinturas enormes de tortura e abuso de poder, no volumoso estilo de Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Są to ogromne obrazy pokazujące tortury i nadużycie władzy, w obfitym stylu Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Sono pitture gigantesche di tortura e abuso di potere nello stile voluminoso di Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Son pinturas enormes sobre tortura y abuso de poder, en el estilo voluminoso de Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Sunt tablouri imense despre tortura si abuz de putere, in stilul voluminos al lui Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Sú to obrovské maľby mučenia a zneužívania moci, v bohatom Boterovom štýle.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Είναι θεόρατοι πίνακες βασανιστηρίων και κατάχρησης της δύναμης, στο ογκώδες στυλ του Μποτέρο.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Това са огромни картини, показващи изтезания и злоупотреба с власт, в типичния за Ботеро пищен стил.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.У цих величезних картинах зображуються катування та зловживання владою, у гротескному стилі Ботеро.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Это огромные изображения пыток и злоупотребления властью в объемном стиле Ботеро.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.אלו ציורים ענקיים של עינויים ושימוש לרעה בכוח, בסגנונו השופע של בוטרו.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.هناك رسومات كبيرة تحوي على مناظر التعذيب واستغلال القوة مجسمة في عمق نوعية أعمال بوتيرو
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.描いた巨大な絵画です その絵画が残像となって 私の心から
Bu şapelde Caravaggio'nun iki tablosu daha var, diğer tablolar da St. Matthew'u konu alıyorlar.A je to kaple, ve které jsou dvě další malby od Carvaggia, obě o Matoušovi.
Bu şapelde Caravaggio'nun iki tablosu daha var, diğer tablolar da St. Matthew'u konu alıyorlar.В цій каплиці є ще дві інші картини Караваджо, що зображують Матвія.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.A lucrat din greu la prezentare -- grafice, tabele, informație.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Dan dia bekerja sangat keras pada presentasi ini-- grafik, tabel, informasi.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.És nagyon sokat dolgozott a prezentáción -- grafikonok, táblázatok, információ.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.E tinha estado a trabalhar arduamente nesta apresentação - gráficos, tabelas, informação.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Han arbetade mycket hårt på den här presentationen: grafer, tabeller, information.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Hij werkte hard aan zijn presentatie -- grafieken, tabellen, informatie.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Il travaillait très dur sur cette présentation, graphiques, tableaux, données.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.그는 이 프레젠테이션에 열심히 매진하고 있었죠. 그래프, 표, 정보같은 거 말이에요.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Og han arbejdede meget hårdt på denne præsentation -- diagrammer, tabeller, information.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.On na té prezentaci pracoval velmi tvrdě - grafy, tabulky, informace.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Pracował nad tą prezentacją bardzo ciężko - wykresy, tabele, informacje.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Stava lavorando sodo su quella presentazione -- grafici, tabelle, informazioni.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Und er arbeitete sehr hart an dieser Präsentation - Diagramme, Tabellen, Informationen.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Và cậu ta đã mất nhiều công sức để làm bản thuyết trình này-- các đồ thị, bảng biểu, thông tin.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Y trabajaba arduamente en la presentación: gráficos, tablas, información.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Και δούλευε πολύ σκληρά για αυτή την παρουσίαση -- με γραφήματα, πίνακες και πληροφορίες.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.И се трудел усилено над презентацията -- графики, таблици, данни.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Он серьёзно трудился над этой презентацией — графики, таблицы, информация.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.Той хлопець наполегливо працював над цією презентацією - графіки, таблиці, дані.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.והוא עבד קשה מאוד על מצגת זו- גרפים, טבלאות, מידע.
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.وقد كان يعمل بجدّ لهذا العرض الرسوم البيانية ، الجداول ، المعلومات .
Bu sunum üzerinde oldukça yoğun çalışıyormuş-- grafikler, tablolar, bilgiler.グラフ 表 情報 毎晩 遅くまで居残り
Bu sunum üzerine çok titriyordu. Grafikler, tablolar, türlü türlü bilgiler vs.A on na této prezentaci pracoval velmi usilovně, grafy, tabulky, informace.
" Bu tabloda o tablolarda olan şeylerden biraz olmasını isterdim. ""Eu gostava que houvesse algo disso nisto."
" Bu tabloda o tablolarda olan şeylerden biraz olmasını isterdim. ""Ich würde mir wünschen, etwas von dem auf meinen Bildern zu erkennen".
" Bu tabloda o tablolarda olan şeylerden biraz olmasını isterdim. ""J'aimerais qu'il y ait quelque chose de cela, là."
" Bu tabloda o tablolarda olan şeylerden biraz olmasını isterdim. ""거기에 그중 일부가 있었으면 좋겠어요"
" Bu tabloda o tablolarda olan şeylerden biraz olmasını isterdim. ""Me gustaría que haya algo de eso en esto".
" Bu tabloda o tablolarda olan şeylerden biraz olmasını isterdim. ""Tôi muốn có là một số trong đó trong đó."
" Bu tabloda o tablolarda olan şeylerden biraz olmasını isterdim. ""Vorrei che ce ne fosse un po."
" Bu tabloda o tablolarda olan şeylerden biraz olmasını isterdim. ""Мне хотелось бы, чтобы там было что-то такое."
" Bu tabloda o tablolarda olan şeylerden biraz olmasını isterdim. ""אני רוצה שיהיה בו חלק מזה."
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]"Ce n'è qui un po di quello o no?" [RISATA]
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]"Hat es etwas von der Ausstellung im Museum abbekommen oder nicht?"[GELÄCHTER]