Ana içeriğe geç
Sözlük

tabl ile cümle

tabl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tablet içinde, askorbik asid konsantrasyonu çok düşüktür.The concentration of ascorbic acid in the tablet is very low.
Tom modern tablolardan oluşan güzel bir koleksiyona sahip.Tom has a nice collection of modern paintings.
Hangi tablo daha çekici, Madame X mi yoksa Mona Lisa mı?Which painting is more alluring, Madame X or the Mona Lisa?
Tom her sabah kahvaltıdan sonra altı tablet alır.Tom takes six tablets every morning after breakfast.
Lütfen tabloyu siler misin?Could you please wipe off the table?
Yeni bir tablet bir servete mal olmaktadır.The new tablet costs a fortune.
Tabloyu as.Hang the painting.
Uzanmadan önce iki soğuk algınlığı tableti aldım.I took two cold tablets before I laid down.
Tablo yapma nispeten iyi yapabileceğim başka bir şeydir.Painting is another thing that I can do relatively well.
Her tür tabloyu severim.I like all sorts of paintings.
Bu tablo bir sahtecilik.This painting is a forgery.
Benim oğlum tablolar yapan bir ressam.My son is an artist who paints paintings.
Kimyasal elementlerin periyodik tablosuna aşina mısınız?Are you familiar with the periodic table of chemical elements?
Odadaki bütün tablolar çarpık asılmış.All the paintings in the room hung crooked.
Tablo odadadır.The table is in the room.
Bu tablo yaklaşık 1650'de yapıldı.This work was painted circa 1650.
Bu tablo alınmış.This table is taken.
O, "sarılmak bedava" diyen bir tablo ile kendini caddenin ortasına koydu.He placed himself in the middle of the street with a sign that said, "Free hugs."
O şimdiye kadar gördüğüm en güzel tablolardan biridir.That is one of the loveliest paintings I have ever seen.
Tom o tabloyu satın alacak.Tom will buy that painting.
Tom'dan bir tablo almayı planlıyorum.I'm planning to buy a painting from Tom.
Bu tablodaki renkleri seviyorum, ama benim için çok küçük.I like the colors on this painting, but it's far too small for me.
Teknik olarak, hiragana bir alfabe değil, hece işaretleri tablosudur.Technically hiragana is a syllabary, not an alphabet.
Tabletiniz rafın üzerinde.Your tablet is on the shelf.
Bir tablo mu yoksa heykel mi istersiniz?Would you like a painting or a sculpture?
Duvarımda asılı birkaç tablom var.I have several paintings hanging on my wall.
Fadıl tüm tablolarını aldı ve onları yaktı.Fadil took all his paintings and burned them.
Bir gün karanlık madde için ayrı periyodik bir tablo olacak mı?Will there one day be a separate periodic table for dark matter?
Tablo ile çok ilgileniyorum.I'm very interested in painting.
Tablolara baktığınızı fark ettim.I noticed you were looking at paintings.
O tabloyu bir süre önce yaptı.He painted that picture a while ago.
Tom'un tablolarından kaç tanesini onun için sattın?How many of Tom's paintings have you sold for him?
Bunlardan hangisini en iyi tablon olarak düşünüyorsun?Which of these do you consider your best painting?
Bir tablodaki bir gül genellikle aşkın sembolüdür.A rose in a painting is often a symbol of love.
Muhafız uyuduğu sırada hırsızlar tabloyu müzeden çaldılar.The thieves stole the painting from the museum while the guard slept.
Bugün tabletlerimi almayı unuttum. Kendimi bu kadar kötü hissettiğime şaşmamalı!I completely forgot to take my tablets today. No wonder I feel so bad!
O tabloyu alabilirim.I may buy that painting.
Bu tablo pahalıydı.This painting was expensive.
Tom, Mary'nin tablolarından birini almak istediğini söyledi.Tom said he wanted to buy one of Mary's paintings.
Tom bugün Mary'den bir tablo alacağını söylüyor.Tom says he'll buy a painting from Mary today.
Bu benim tablolarımdan birinin resmi.This is a picture of one of my paintings.
Tom o tabloyu alacak.Tom is going to buy that painting.
O tabloyu satın alacağım.I'm going to buy that painting.
Tom'a şöminenin üstünde asılı olan tabloyu veren kişi benim.I'm the one who gave Tom the painting that's hanging above his fireplace.
O tabloyu almak istiyorum.I want to buy that painting.
Tablo neden kirli?Why is the table dirty?
Tom o tabloya harcaması gerektiğinden daha fazla para harcadı.Tom spent more money on that painting than he should've.
Elias o tabloları sattı.Elias sold those paintings.
Elias tüm tablolarını gülünç derecede düşük bir fiyata sattı.Elias sold all his paintings for a ridiculously low price.
Bu tabloyu çerçeveleyeceğiz.We're going to frame this painting.
"Spain, Final Tables 1928-" (İngilizce)."Spain , Final tables 1928–".
Windows 10, "Sürekli" veya "Tablet Modu" da tanıttı.Windows 10 also introduced "Continuum" or "Tablet Mode".
"Tables of Modern Monetary History: Asia" (İngilizce)."Tables of modern monetary history: Asia".
Yoga Tabletinin yuvarlak bir bataryası vardır ve bu batarya 18 saate kadar dayanabilir.The Yoga Tablet has a round battery that can last as long as 18 hours.
Aşağıdaki tablo bazı popüler seçimleri göstermektedir.The table below shows some popular choices.
Nokia 2000 öncesinde bir İnternet tableti için planlar yapmıştı.Nokia had plans for an Internet tablet since before 2000.
Bu tablo, şu anda mevcut olan yerelleştirilmiş Cortana versiyonlarını tanımlamaktadır.This table identifies the localized version of Cortana currently available.
Light Table, serbest biçime sahip bir çalışma alanı türüdür.Light Table, a type of freeform workspace.
Başlangıçta cep telefonları ve tablet bilgisayarları Tayvan ve Çin'de toplandı.Initially its mobiles and tablet PCs were assembled in Taiwan and China.
Michelangelo, asla tabloyu tamamlamadı, fakat kompozisyonun karton bir kopyasını ütretti.Michelangelo never completed the painting, but did produce a complete cartoon of the composition.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod