tabii ile cümle
tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi, "Biz erkekler için bir okul istiyoruz." dediler.Je kan je voorstellen wat de vaders toen wilden: een school voor jongens.
Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi, "Biz erkekler için bir okul istiyoruz." dediler.וכשעברתי לדבר עם האבות,
Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,아버지들은 뭐라고 했을지 짐작이 가실 거에요.
Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Можете да си представите какво казаха те:
Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,إن الآباء، وبطبيعة الحال، يمكنك أن تتخيل ماذا قالوا:
Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,「男の子のための学校が必要だ」と
Babalık, biraz tatlı getirsene? Tabii ki.-Setä, tuo jälkiruokaakin.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Babbage chciał użyć sprawdzonej technologii, czyli pary i tym podobnym.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Babbage chtěl samozřejmě použít ověřenou technologii, páru a podobně .
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Babbage, claro, queria usar tecnologia comprovada, como no caso do vapor.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Babbage, ovviamente, voleva servirsi di tecnologie in uso, quindi vapore e cose del genere.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Babbage, por supuesto, quería utilizar tecnología de probada eficacia como el vapor y otras.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Babbage, selvfølgelig, ville bruge disse afprøvede teknologier, så damp og den slags.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Babbage, tất nhiên, muốn sử dụng công nghệ đã được chứng minh,
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Babbage természetesen bevált technológiákat akart használni, például a gőzt és a már említett dolgokat.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Babbage wilde natuurlijk gebruik maken van bewezen technologie, zoals stoom enzovoort.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Bineînţeles, Babbage dorea să utilizeze tehnologie verificată, ca aburul şi altele asemenea.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,물론 배비지는 검증된 기술만 쓰려 했죠
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Naturellement, Babbage voulait utiliser une technologie éprouvée et donc vapeur et cetera.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Natürlich wollte Babbage bewährte Technologie verwenden, wie Dampf und so.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Tentu saja Babbage ingin menggunakan teknologi yang sudah terbukti sehingga menggunakan uap dan sejenisnya.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Ο Μπάμπατζ, φυσικά, ήθελε να χρησιμοποιήσει δοκιμασμένη τεχνολογία, όπως ατμό κλπ.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Бабидж, разбира се, искал да използва доказани технологии, като пара и подобни неща.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,Бэббидж, естественно, хотел использовать проверенную технологию — пар и прочее.
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,באבאג' כמובן רצה להשתמש בטכנולוגיה מוכחת,
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,لكن باباج، بالطبع، أراد استخدام تكنولوجيا موثوقة،
Babbage, tabii ki, kanıtlanmış teknoloji kullanmak istedi,蒸気機関のようなものを 選んだのです
"Bak Derek" -- --öncelikle, ağrısını hafifletmek için yanında ayna taşıyarak dolaşamaz tabii ki-- Dedim ki:Derek nie mógł tachać wszędzie lustra, by łagodzić ból,
"Bak Derek" -- --öncelikle, ağrısını hafifletmek için yanında ayna taşıyarak dolaşamaz tabii ki-- Dedim ki:"Hele, Dereku" -- v prvé řadě ten chlapík nemůže chodit a nosit zrcadlo, aby necítil bolest --
"Bak Derek" -- --öncelikle, ağrısını hafifletmek için yanında ayna taşıyarak dolaşamaz tabii ki--"Derek" — ele não pode andar por aí com um espelho para aliviar a dor —
"Bak Derek" -- --öncelikle, ağrısını hafifletmek için yanında ayna taşıyarak dolaşamaz tabii ki--"Слухай, Дерек, - ну, по-перше, хлопець не може всюди носитися з дзеркалом, щоб позбутися свого болю -
"Bak Derek" -- --öncelikle, ağrısını hafifletmek için yanında ayna taşıyarak dolaşamaz tabii ki--"Смотри, Дерек", — ведь, во-первых, парень не может просто ходить всюду с зеркалом, чтобы облегчить боль —
Bak neye çalýţýyor kafasý ya. Düţünürüm tabii ne olacak.Има ли чай, бих пила един, момичета.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Claro que isto apenas funciona se os bancos estiverem disponíveis para emprestarem uns aos outros.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Naturalmente, questo sistema funziona solo se le banche sono sempre disposte a farsi prestiti incrociati.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Natuurlijk werkt dit alleen zolang de banken bereid zijn aan elkaar te lenen.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Por supuesto, esto sólo funciona si los bancos están dispuestos a prestarse entre sí.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Tämä toimii tietysti vain, jos pankit ovat halukkaita lainaamaan toisilleen.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Természetesen ez csupán abban az esetben működik, ha a bankok hajlandóak kölcsönözni egymásnak.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Tohle samozřejmě funguje, jen pokud jsou banky ochotné si vzájemně půjčovat.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.Φυσικά, αυτό λειτουργεί μόνο αν οι τράπεζες είναι πρόθυμοι να δώσουν μεταξύ τους.
Bankaların birbirlerine ödünç vermek istiyorsanız tabii ki, bu sadece çalışır.כמובן, זה עובד רק אם הבנקים מוכנים להלוות אחד לשני. אם הם חושבים שיש סיכוי
Başka birçok sorun da var tabii.A je s tím spojeno mnoho dalších problémů.
Başka birçok sorun da var tabii.A okrem toho sú s tým spojené aj iné problémy.
Başka birçok sorun da var tabii.Dan ada banyak masalah lainnya, santat sulit melakukannya.
Başka birçok sorun da var tabii.Det finns många andra problem med det också.
Başka birçok sorun da var tabii.E ci sono molti altri problemi.
Başka birçok sorun da var tabii.E há muitos outros problemas.
Başka birçok sorun da var tabii.Er zijn nog een heleboel andere problemen mee gemoeid.
Başka birçok sorun da var tabii.Es gibt noch eine Reihe anderer Probleme damit.
Başka birçok sorun da var tabii.És rengeteg probléma van ezzel.
Başka birçok sorun da var tabii.Et il y a plein d'autres problèmes avec cette solution.
Başka birçok sorun da var tabii.Jest jeszcze parę innych przeszkód.
Başka birçok sorun da var tabii.그리고 또 그 외에도 많은 문제점이 있죠.
Başka birçok sorun da var tabii.Obstaja pa še kup drugih težav s tem.
Başka birçok sorun da var tabii.Şi sunt multe alte probleme.
Başka birçok sorun da var tabii.Và có nhiều vấn đề khác nữa khi làm vậy.
Başka birçok sorun da var tabii.Y con ese hay muchos otros problemas.
Başka birçok sorun da var tabii.Και υπάρχουν πολλά άλλα προβλήματα με αυτό.
Başka birçok sorun da var tabii.И има редица други проблеми с това.