tabii ile cümle

tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tabii ki, hayır!..』——不是的。
Daima doğru amaç için, tabii.它总是正值。
(Tabii ki yeni nesil artık böyle değil.)(因此不再是偏差行為的一種。
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.下目一名由來已久,但難以考察。
Bu da doğal bir süreklilik ve tabii olma durumunu doğurur.偶然與必然也是自然。
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.沒人知道到底是怎麼一回事。
Max Weber geçmişte yaptığı için bu tabii ki yeni bir şey değil.眼前的傑克·穆勒就像是曾经的自己。
Floransa'dan ve tabii ki Ponte Vecchio'dan geçer.对岸即樊城,古重镇也。
Fatih Terim tabii ki çok büyük bir isim.「螢原」是非常旱見的姓氏。
Tabii öyle olduğu zannediliyordu ama sonunda Kane yanıldı.托尼试图劝阻,但最终同意了米歇尔。
Ama verdikleri zarar tabii ki sadece bitkilere değildir, binalarda da büyük hasara yol açabilirler.哭泣時的聲音不但會傷害耳朵、也可以破壞建物。
Böyle olunca tabii daha çabuk hayat-ı askeriyeye alışırlar.”我能做的只是儘快把他們送到港口而已」。
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.愿上帝帮助我!” “所以你相信上帝吗?” ——“是的,我相信主上帝。
Fakat Salieri tabii ki de bunları öğrenir.不過泰佐洛不知道這件事。
Tabii ki idolüm Madonna.성우는 하기와라 다쿠미.
Tabii ki oyunda kralımız da yalnız değildir.다만 혼자서는 게임이 성립하지 않는다.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.영화계로 들어선 이후에는 소설보다 영화에 주력하게 되었다.
Tabii ki yaklaşık olmak koşulu ile.상황에 따라 a에 굳히는 것도 있다.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.지구에는 단일 대통령이 존재한다.
Tabii ki yine yeşil gözleri vardır.그는 또한 외관상으로 푸른 눈을 가지고 있다.
Zeatin tabii olarak meydana gelen ve bol miktarda bulunan serbest bir sitokinindir.외모는 모리 란(유미란)과 많이 닮았으며 순수한 면이 많다.
Max Weber geçmişte yaptığı için bu tabii ki yeni bir şey değil.베스트 바우어에서 조커로 바뀐 이유는 잘 알려져 있지 않다.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.이를 어기면 무슨 일이 벌어질지 아무도 모른다고 합니다.
Memleketimizde bazı keten türleri tabii olarak yetişir.일부 지역에서는 들쥐가 지역적으로 흔하기도 한다.
"Tabii ki fiili hareketi yapan gençlerdir.깡통차기는 어린이들이 하는 놀이이다.
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)The window is broken.(현재형, 뒤에 이 동작을 한 사람/사물을 붙이고 싶다면 by+로 나타낸다 The computer is broken.
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.하지만 정말 내가 되고 싶은 건 그거야.
Anna'nın cevabı ise Tabii ki oldu.안나의 다른 뜻은 다음과 같다.
Tabii Taker bu adamları birer birer dövdü.막 케크트는 그 둘을 쳐죽였다.
Yeni komşuları Kral Julien tabii ki!오늘은 줄리언 대왕의 날!
Tabii öyle olduğu zannediliyordu ama sonunda Kane yanıldı.존슨 정부는 군사적 실패를 인정하지 않았지만, 결국 존슨은 재선에 실패하게 되었다.
Tabii bu başarıda Lulu'nun unutulmaz şarkısının payını da göz ardı etmemek gerekir.그러나 나는 '광주'의 참상은 영원히 잊지 못할 것이다.
Tabii ki başarısız olurlar.결국 실패를 한다.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.서울: 역사비평사.
Tabii yüzde yüz amatörce.100% 자회사.
Bana biraz kahve yapabilirmisin, ister misin? - Tabii ki, tabii ki ...“맛있는 커피를 마시고 싶다면?
"Tabii ki imzayı attığım için çok mutluyum.그래서 저는 이 새로운 계약에 대해 정말 기쁩니다"라고 밝혔다.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.그리고, 너무 자유롭다 죽었도다!
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.또한 프레임 지원도 아주 제한되어 있다.
Daima doğru amaç için, tabii.항상 옳은 일에만 따른다.
Tufan Türenç (Hürriyet): “Tabiî ki bu bir muhtıradır.שנאמר: " וְצֵא, הַשָּׂדֶה, וְצוּדָה לִּי, צידה (צָיִד)".
Tabii ki idolüm Madonna.דֶּה אִיכָּזַה, מיגואל.
Tabii ki en göze çarpan şey, insanların fiziksel görünüşündeki ve halkın davranışlarındaki değişimdi.הדבר הבולט ביותר, כמובן, היה השינוי במראה של האנשים ובהתנהגותם בציבור."
Bu pek tabii idi.אני די בטוחה שכן.
"Tabii ki imzayı attığım için çok mutluyum.למרות זאת הצהיר, שטוב שההסכם נחתם.
Tedavi dozlarında alındığında sekiz saat kadar süren tabii bir uyku sağlar.לנשים בהיריון מומלץ לישון יותר מ-8 שעות בלילה.
Tabii bu doğru değildi."זה פשוט לא נכון".
Dawn tabii ki bu teklifi kabul eder.דדפול מסכים לקבל את ההצעה.
Tabii ki bu yapıtların her biri sadece bir oyuncu tarafından bir kez inşa edilebir.מעבר שכזה אפשרי רק פעם אחת לכל שחקן.
Tabii, anlamak isteyene...כל מה שרצית לדעת על ...
Ama tabii ki sadece oltada değil, mutfakta da kalitesini ortaya koyar.ששת בישול לא רק מציג מתכונים, אלא מלמד בישול גם ברמה התאורטית.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.שירתו זכתה להערכה רבה יותר אחרי מותו הטרגי.
Tabii ki Devlerin kraliçesi Thork (kılık değiştirmiş Loki) hariç.מלכה (אשת יחיאל מיכל מדרוהוביץ').
Tabii ki oyunda kralımız da yalnız değildir.לא רק האויב נשחק.
Tabii ki yetiştirmiştir.הוא בנה.
Meğerse bir kısmının içi yanıyormuş, Tabii yapalım oldu.לפחות חלקם פגעו בו כי נראה בוער.
Yeni komşuları Kral Julien tabii ki!אויבו המושבע של המלך ג'וליאן ה-13.
Buna tabii tüm koloniler de dahildi.כולם כולל האדמירל היו עצבניים.
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.לשאלה אם הוא מאמין באלוהים הסביר: "לצערי לא.
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.זה מה שהם רוצים.

İlgili Sayfalar