tabii ile cümle
tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tabii onun boğazını sıkmak için!.喉を掴むこと。
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.そして彼はこのことを非常に喜んだ。
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.しかも、映画界というのが非常に苦しくなった時にそれをやってのけた。
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.あちらこちらを探してみるが、なかなかいいものが見つからない。
Buna tabii tüm koloniler de dahildi.植民地軍も総計に含む。
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.場所が見つかってとても嬉しい。
Tabii ki bunu geçmişinde aramalıdır ve esrarengiz güçlerini ancak bu şekilde ortaya çıkaracaktır.このことは古くより体験的に知られており、神秘的な力として、その強力なものが口承の中に現れてくるのであろう。
Bu fikri kabul edenler oranı, tabiidir ki kullanılan örneğe bağlı olacaktır.同意する人数の割合は、もちろんサンプルに依存する。
Tabii, tanım gereği T2½ uzay Hausdorff'tur.T2½-空間は必ずハウスドルフである。
Tabii ki yaklaşık olmak koşulu ile.立場的には来須に近い。
(Tabii ki yeni nesil artık böyle değil.)(上からはたかれて)あれはもう無理ですね。
"Tabii ki fiili hareketi yapan gençlerdir.モチーフは通りゃんせで遊ぶ子どもたち。
Bana biraz kahve yapabilirmisin, ister misin? - Tabii ki, tabii ki ...「お茶を入れてくれないかな?
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.キレると怖いらしい。
Tabii bu doğru değildi."そうでないはずがない」と言う。
Tabii ki başarısız olurlar.それは失敗するだろう。
Tabii oyuncular blöf de yapıyor olabilirler.演奏者が弾き振りを行うこともある。
Tabii ki Hurley hepsinden çok üzülüyor.アルウェンはひどく悲しんだ。
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.それがどうなるかは誰にも分かりません。
Tabii ki bazı kısa bacaklı dinozorlar vardı.小型の獣脚類恐竜である。
Tabii ki ne kadar bekletilmiş olursa o kadar pahalı olacaktır.欲しいものが高価なほど出来上がる時間が長くなる。
Çocuk bakısı ise tabii ki Ted'den başkası değildir.子は他に泰家など。
Bu pek tabii idi.それは間違いない。
Teoride %75.6 fazla verim alınabilecekti, ancak tabii ki bu değere ulaşılamadı.輸出金額に占めるアルミニウムの割合は53.7%にも達するが、その利権の全てがタジク国内にあるわけではない。
Tabii ki yetiştirmiştir.} を生み出す。
Tabii ki, kaplıcaya girmeyi sakıncalı kılacak durumlar da var.障害物に穴を開けて通り抜けるという説もある。
Oyun sistemimiz, tabii ki elde mevcut imkanlara göre belirlenecek.履修証明制度の創設はこれら既存の資格に適用する上でも期待されよう。
Tabii ki yağmur eksik olmaksızın sürekli vardır.降雨はしばしばあるが激しいものではない。
Tabii ki Devlerin kraliçesi Thork (kılık değiştirmiş Loki) hariç.あくま女王(あくまじょおう) ドキンちゃんの変装姿。
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.^ 山本高広も参加。
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.<問>我らは何故服従するのか? <答>我らの信念ゆえに。
Dukak, Rıdvan'ın tabiiyetini tanımak zorunda kaldı.その頃、貴広は涼子の身体の異変に気付いていた。
Tâbiîn (Arapça: تَابِعُونْ ; tâbiûn / tâbi olanlar), bir İslâm dinî terimi.浅山 瑠依(あさやま るい) 本作の主人公。
Tabii ki buna Sasuke de dahildir.後述のSASUKEもこの系統といえる。
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.殿様気質で、悪気は無いが、主人であるタクヤたちに対して「主よ、苦しゅうない」と偉そうに指示を請う。
Ötanazinin farklı tipleri farklı yasal uygulamalara tabiidir.コンデンサは異なる法則に従う。
"Tabii ki imzayı attığım için çok mutluyum.俺も契約にサインするのを楽しみにしているよ。
Fatih Terim tabii ki çok büyük bir isim.「浦和泉」は架空の地名。
Tabii ki, doğrudan doğruya bu olguyu gözlemlemenin imkanı bulunmamaktadır.そのため原理的にそれらは観測することができないはずである。
“Yılanlardan hoşlanır mısın?” “Tabii ki hayır.”「君はヘビが好きですか」「もちろん好きではありません」
Tabii ki ne kadar bekletilmiş olursa o kadar pahalı olacaktır.良久则去,其轻贵如此。
Tabii ki yetiştirmiştir.此則成胎。
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.事实上,这正是他们所想要的。
Tabii ki idolüm Madonna.華,匣母。
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.MoCaW: 登榜历史。
1964 yılında tabii senatörlükten istifa etti.1940年,辭任議員。
Dawn tabii bunu fark edip kitaba bakar.后来卡森说他看到了这本书。
Buna göre hadisler şu gruplara ayrılırlar: Tabiin hakkındaki hadislerdir.这等人,确是忠贞的;这等人,确是敬畏的。
Tabii ki yine yeşil gözleri vardır.大部份都有綠色的複眼。
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)--谁打碎了花瓶? Me. 我。
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.在这种情况下,工厂对象就派上用场了。
Tabii onun boğazını sıkmak için!.遂斬其首。
Tufan Türenç (Hürriyet): “Tabiî ki bu bir muhtıradır.”又指空館曰:「將以此賜仁肇。
Bana "Hangi fırka kazanıyor?" diye sormuş; "Tabii bizim fırka Paşam" cevabını vermiştim.有人问他卖的是什么麵,他脱口而出,说是“热乾麵”。
Tabii, tanım gereği T2½ uzay Hausdorff'tur.T2½空間必然也是豪斯多夫空間。
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.楚王問鼎小大輕重,對曰:「在德不在鼎。
Tabii iyi bir nedeni var.這些都是很好的理由。
Tabii ki topla oynayacak en büyük meziyeti o ama gerekli yerde."动作场面才是最大的看点,这是动作场面的涵义”。
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.“坦白说,我们认为他们疯了。
Tabii Austin buna adeta inanamadı.所以檀君并不可信。