tabii ile cümle

tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şaka tabii ki de.It's a joke, of course.
Tabii ki.Certainly.
Tabii ki seni hatırlıyorum, biz ilkokula gittiğimizde en iyi arkadaşlardık.Of course I remember you! We used to be best friends when we went to elementary school!
"Berberice biliyor musun?" "Tabii ki.""Do you speak Berber?" "Of course."
"Berberice konuşuyor musun?" "Tabii ki de.""Do you speak Berber?" "Of course."
Kabiliyelilerin ezici çoğunluğu tabii ki Müslüman.Kabyles are of course overwhelmingly Muslim.
Tabii ki balık tutmayı severim.Of course I like fishing.
Şakaydı tabii.It was a joke, of course.
Tabii ki hayal kırıklığıydı.Of course, it was disappointing.
"Gerçekten mi?" "Tabii ki.""Really?" "Yeah right."
Eğer bizimle gelmek istersen, tabiî ki gelebilirsin.If you want to come with us, you can.
"Telefonu kullanabilir miyim?" "Tabii ki.""Can I just use the phone?" "Of course."
Daima doğru amaç için, tabii.Always for the right purpose, for sure.
Sonra onları takib edenler(tâbiun), sonra onları takib edenler(etbâu’t-tâbiin)dir.But all who, after this, choose to deny the truth – it is they, they who are truly iniquitous!"
Tabii ki kimse onun gibi olamaz.Of course nobody can be like her.
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.Sure, that's just what we want.
Tabii ki, bu ona kötü şeyler yaptırıyor." der.Of course, it makes him do bad things."
Artık daha kısık sesle şarkı söylüyorum... tabii ki bir kadına göre," dedi.Now I sing quite low... well, for a female anyway."
Tabii ki bu teorilerin hepsi aynı anda düşünülebilir.Theoretically, all of these could occur simultaneously.
"Tabii ki imzayı attığım için çok mutluyum."Grant: Delighted to sign Ton contract".
Tabii ki idolüm Madonna.(Take note, Madonna).
Tabii yanında gitarını getirmemişti.He took along his guitar.
Tabii d2'deki tavşan d1, c2 ya da d3'e itilemez çünkü bu karelerde taş var.Note that the rabbit on d2 can't be pushed to d1, c2, or d3, because those squares are not empty.
Tabii kariyerinde kendine nasıl bir yol çizdiğine bağlı.Of course it depends on what path you choose in your career.
(Tabii ki yeni nesil artık böyle değil.)(This tradition is no longer common).
Tabii yüzde yüz amatörce.100% Fanáticos.
En çok olası ölüm tarihi 1337 olarak verilir ve ölümü tabii nedenlerle olmuştur.The most likely year of his death was 763, although other dates also appear in sources.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.There is only one way.
Bunda, yörenin tabii su kaynakları bakımından çok yetersiz olması da etkendir.Water is strong against fire, but will be weak against earth.
Bu pek tabii idi.Well, of course it was.
Tabii oyuncular blöf de yapıyor olabilirler.Players could also be blackmarked.
Hızlı UDMA5 ve UDMA6 modları tabii ki 80 iletken kabloya ihtiyaç duyarlar.The faster UDMA5 and UDMA6 modes also require 80-conductor cables.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.And no one knows what has happened to him.
Tabii bu doğru değildi."That just wasn't true."
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.So I am very happy where I am now.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.They were unsuccessful in their mission.
Böyle bir şey yok tabii.Böyle bir şey yok.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.To be Ruler of the World.
Meğerse bir kısmının içi yanıyormuş, Tabii yapalım oldu.Then we both gasped out, Of course we must have it.
Tabii ki bunu üst düzey subaylar içinde büyük çapta bir değişiklik izledi.But at the head-station a change came over all this.
Tabii ki yağmur eksik olmaksızın sürekli vardır.The rain never let up.
Eğer iki genç de beklerse, tabii ki buluşamayacaklardır.If they both choose to wait, they will never meet.
Tabii Taker bu adamları birer birer dövdü.Sundeep punches one of those men.
Tabii ki Max ve Gwen de oradadır.Maggie and Glenn are worried, too.
Tabii bu da savas gemilerinin yapımını mecbur kılmıştır.That is what led to the creation of water boards.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor."Ayta Sözeri: Filmden sonra evlenme teklifleri arttı".
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.This pleased her immensely.
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)For example: He broke the window. → The window broke.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Šajkaška: istorija.
Dukak, Rıdvan'ın tabiiyetini tanımak zorunda kaldı.He had to accept Rıdvan’s supremacy.
Tâbiîn (Arapça: تَابِعُونْ ‎; tâbiûn / tâbi olanlar), bir İslâm dinî terimi.Adel Iskander; Hakem Rustom (2010).
Mağaranın tabii kemerli bir girişi vardır.The cave has a wide entrance.
Ancak tabii ki modemin tüm işlevlerini yerine getiremez.CNC machining does not do all of the work however.
Landis ve setin diğer üyeleri soruşturmaya tabii tutuldu.Landis and four other crew members were charged with involuntary manslaughter.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz."Tijana, anđele, počivaj u miru: Sotono, gorećeš u paklu!" .
İslâm dininde tabiin, sahabeleri gören kişilere verilen addır.In The Last Guardian, she is controlled by the beserkers.
Tabii olarak Hindistan'da yetişir.She grew up in India.
Tabii ki bu durum Vedik zamanında farklıydı; çünkü o zamanki yaşam koşulları farklıydı.In part these differences in emphases occurred because their times at the University were different.
Tabii ki bu biraz pahalıya patlayacaktı bu nedenden ötürü.This would be a clear gain, for the following reason.
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir."'Where is God?' he cried; 'I will tell you.

İlgili Sayfalar