Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.쉬는 시간에 아이들은 주사기로 물총 놀이를 합니다. 서로 물총을 쏘아대죠. 사랑스럽고 순수한 모습입니다.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Og i pauserne bruger de dem som vandpistoler. De sprøjter på hinanden. Hvilket er dejligt og uskyldigt.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Și le foloseau, în pauze, ca pistoale cu apă. Se stropeau unii pe alții, ceea ce este drăguț și inocent.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Usavam-nas, nos intervalos, como pistolas de água.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Y las utilizan, en los recesos, como pistolas de agua. Algo muy tierno e inocente. y se divierten mucho
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.А дети используют их на переменах как водяные пистолеты. Они обрызгивают друг друга. Что мило и безобидно.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Використовують їх на перервах, як водні пістолети. Вони пшикають один на одного, що є мило і безневинно.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Използват ги в междучасията като водни пистолети. Пръскат с тях едни срещу други. Което е прекрасно и невинно.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.והם משתמשים בהם, בהפסקות, בתור אקדחי מים. הם משפריצים אחד על השני. שזה נחמד ותמים.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.ويقومون بإستخدامها، في فترات الراحة، كمسدسات ماء. يقومون برش بعضهم البعض. الشئ الجميل والبرئ.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.水鉄砲として使い 無邪気に 水をかけあって 楽しんでいます
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Baiklah," kata pria dengan janggut hitam, dan membungkuk, pistol siap, menarik mereka sendiri.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Dobre," povedal muž s čiernym bradou a sklonil, revolver pripravený, nakreslili sám.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Dobře," řekl muž s černým plnovousem a sklonil, revolver připravený, nakreslili sám.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Foarte bine", a spus omul cu barbă neagră şi aplecat în jos, gata revolver, a atras el însuşi.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Heel goed," zei de man met de zwarte baard, en nederbukkende, revolver klaar, trok ze zelf.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Hyvä", sanoi mies, musta parta, ja kumara alas, revolveri valmis, piirsi niitä itse.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Molto bene", disse l'uomo con la barba nera, e chinatosi, revolver pronto, ha egli stesso.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Muito bem", disse o homem com a barba preta, e abaixando-se, revólver pronto, Atraí-os ele próprio.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Muy bien", dijo el hombre con la barba de negro, y al agacharse, un revólver listo, llamó a sí mismo.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Mycket bra", sa mannen med svart skägg, och lutade sig revolver redo, drog dem själv.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Nagyon jó", mondta a férfi a fekete szakállas, és lehajolt, revolver kész, felhívta őket magának.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Rất tốt," người đàn ông với bộ râu đen, và cúi xuống, súng lục ổ quay đã sẵn sàng, đã thu hút chúng mình.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Sehr gut", sagte der Mann mit dem schwarzen Bart, und bückte sich, Revolver bereit, zog sie sich.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."아주 잘"라고 검은 수염과 사람, 아래로 stooping, 준비는 리볼버했다
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Très bien", dit l'homme à la barbe noire, et se baissant, revolver prêt, a lui-même.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Zelo dobro," je rekel mož s črno brado, in Pognut navzdol, revolver pripravljen, potegnil jih sam.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Дуже добре", сказав чоловік з чорною бородою, і, нахилившись, револьвер готовий, звернув їх сам.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Много добре", казва мъж с черна брада, и се наклонил надолу, револвер готов, привлече тях себе си.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."Очень хорошо", сказал человек с черной бородой, и, наклонившись, револьвер готов, обратил их сам.
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti."جيد جدا" ، قال الرجل ذو اللحية السوداء ، وتنحدر إلى أسفل ، مسدس جاهز ،
"Çok iyi," dedi siyah sakallı bir adam, ve aşağı eğilerek, hazır tabanca, bunları kendisi çekti.それらは彼自身描きました。バーテン、御者、そして約直面する警官。
Diğer adam kendisini vurması için ona bir tabanca verir.אז האיש הזה נתן לו אקדח כדי שיירה בעצמו.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Das Schicksal der Menschheit wird Deppen anvertraut, denen ich nicht mal 'ne Wasserpistole gäbe!
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Ik zou die kerels nog geen proppenschieter geven.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem. - Jürinin kararı ne?La sorte del pianeta č in mano ad un gruppo di defiicienti.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem. - Jürinin kararı ne?Vårt öde avgörs av några idioter som jag inte litar ett dugg på.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem. - Jürinin kararı ne?Στηρίζουμε το μέλλον μας σε ένα μάτσο καθυστερημένων.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Le sort de la planète est entre les mains d'une bande d'attardés.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Nasib planet ada di tangan ... ...sekumpulan orang yang tewas dan aku tidak percaya dengan senapang kentang.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.O destino do planeta está nas mãos de um grupo de atrasados.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Usoda planeta je v rokah tepcev, ki jim ne bi zaupal niti otroške puške.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Разчитаме на олигофрени, на които не бих поверил пушка с капси.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.بعض المعاقين لن أثق ببندقية بطاطة
Emin ol, oyuncak tabancalarından daha iyidir.Acreditem, é melhor que suas espingardinhas de chumbo.
Emin ol, oyuncak tabancalarından daha iyidir.Nie ruszaj się.
Emin ol, oyuncak tabancalarından daha iyidir.Повярвайте ми,това е по-добро от техните пистолетчета.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.예전에는 칼과 총 정도였는데
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.No passado, era uma faca e uma pistola.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.Dans le temps, c'était un couteau et un pistolet.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.En los viejos tiempos, había cuchillos y pistolas.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.Früher waren es ein Messer und eine Pistole.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.In passato usavano un coltello e una pistola.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.Kiedyś był tylko nóż i pistolet.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.Odinioară, existau cuțitul și pușca.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.Régen csak kés volt és pisztoly.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.Thời đó, nó sẽ là một con dao và một cây súng.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.V minulosti jste mohli použít nůž a pistoli.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.V minulosti to bol nôž a zbraň.
Eski günlerde bıçak ve tabanca vardı.Vroeger ging het met een mes en een pistool.