Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.كان المتجر يتوفر على إحدى تلك الآلات التي يمكنها الطباعة على ألواح من السكر.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.機械がありました それで子どもたちの描いた絵を
Dünya'daki dağılımını değiştiriyor. Yazın yüksek enlemlerde daha fazla güneş ışığı olunca buz tabakaları erir.Als er meer zonlicht is op hoge breedtegraden in de zomer, smelten ijskappen.
Dünya'daki dağılımını değiştiriyor. Yazın yüksek enlemlerde daha fazla güneş ışığı olunca buz tabakaları erir.Cuando hay más luz solar en latitudes altas, en verano, el hielo se derrite.
Dünya'daki dağılımını değiştiriyor. Yazın yüksek enlemlerde daha fazla güneş ışığı olunca buz tabakaları erir.Quando há mais luz solar em latitudes altas no verão, os mantos de gelo derretem.
Dünya'daki dağılımını değiştiriyor. Yazın yüksek enlemlerde daha fazla güneş ışığı olunca buz tabakaları erir.Когато има повече слънчева светлина във високите географски ширини през лятото, ледените шапки се топят.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Chúng tôi không làm phim cho giới thượng lưu và những người sống trong nhà kính.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.엘리트를 위한 영화나 온실 속에서 사는 사람들 위한 영화를 만들지 않아요.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Nie dla elit, czy ludzi mieszkających w szklanych domach.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.No estamos haciendo cine para la élite y las personas en sus casas de cristal.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Non facciamo film per le elite e per quelli che vivono nelle torri d'avorio
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Nu pentru elite sau pentru oameni ce trăiesc în case de sticlă.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.On ne fait pas de films pour l'élite ni pour les gens dans leurs tours d'ivoire.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.We doen dit niet voor de elite en de mensen in hun glazen kooien.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Wir machen sie nicht für die Elite und für die Leute in ihren Glashäusern.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Не правим филми за елита и хората в стъклените им къщи.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.אנחנו לא עושים סרטים לעלית ולא לאנשים שגרים בבתי הזכוכית שלהם.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.نحن لا نصنع أفلام للصفوة و الناس الذين يسكنون المنازل الزجاجية
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.エリートやぼんぼんを相手にしていません 彼らは『ロボコップ』でも何でも 見られますから
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.우리는 착생식물을 제거한 곳에서 벗겨내는 실험을 해왔고 그것들이 다시 자리잡는데 걸리는 재생성율을 관찰했어요
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.Przeprowadziliśmy eksperymenty, zdzierając warstwy epifitów i obserwowaliśmy tempo ponownej kolonizacji.
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.עשינו נסיונות קילוף, הסרנו מרבדי אפיפייטים ובדקנו את קצב האיכלוס מחדש.
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.لقد قمنا بتجارب تجريد، حيث أزلنا حصيرة النباتات الهوائية ونظرال إلى معدلات إعادة الاستعمار.
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.どれくらいの速さで再着生するのか という研究をしました 私達ははじめ、再生速度はとても速く
Fakat bunlarla halk tabakasını baskı altında tutabilirdiniz.이걸로 백성들을 다스릴 수 있었습니다.
Fakat bunlarla halk tabakasını baskı altında tutabilirdiniz.אבל באמצעותם יכולת לשלוט בעם,
Fakat bunlarla halk tabakasını baskı altında tutabilirdiniz.ولكن بهذه الأدوات يمكنك السيطرة على الجماهير،
Fakat bunlarla halk tabakasını baskı altında tutabilirdiniz.封建社会の政治権力の分布は 誰が武力を持つかを反映し
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Chúng tôi định cư ở Footscray, vùng ngoại ô cho dân lao động trong đó dân số là các tầng lớp người nhập cư.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Footscray-ben telepedtünk le, egy munkásnegyedben, amelyben különböző rétegekből való bevándorlók éltek.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Instalamo-nos em Footscray, um surbúdio de trabalhadores cuja demografia é composta por camadas de imigrantes.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.저희는 노동 계층의 이민자들이 다수 거주하는 푸츠크레이라는 교외 지역에 정착했습니다.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Nastanile smo se v Footscrayju, delavskem predmestju, katerega prebivalstvo so plasti priseljencev.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Nos establecimos en Footscray, un suburbio de clase obrera cuya población está compuesta de inmigrantes.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Osiadłyśmy w Footscray, na robotniczym przedmieściu, zamieszkanym przez imigrantów.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Siamo andate a stare a Footscray, un sobborgo modesto abitato da immigrati giunti in tempi diversi.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Usadili jsme se ve Footscray, dělnickém předměstí jehož složením byly vrstvy imigrantů.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Usídlili sme sa vo Footscray, na robotníckom predmestí, kde bývali výlučne cudzinci.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.We vestigden ons in Footscray, een arbeiders-buitenwijk die demografisch bestaat uit lagen van immigranten.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Εγκατασταθήκαμε στο Φούτσκρεϊ ένα προάστιο της εργατικής τάξης, που ο πληθυσμός του είναι στρώματα μεταναστών.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Ми оселилися у Футскреї, робітничому передмісті, де проживали іммігранти.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Мы поселились в Футскрее, окраине рабочего класса и большого количества иммигрантов.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.Установихме се във Футскрей, предградие за работническата класа, населено основно от имигранти.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.השתקענו בפוטסקריי, פרבר של מעמד הפועלים שהרכבו הדמוגרפי היה רבדים של מהגרים.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.استقرينا في "فوت سكاري" ضاحية الطبقة العاملة والتي تتكون ديموغرافيتها من طبقات من المُهاجرين.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.労働者の住むような郊外の町に 移民が多く集まっていました その存在すら知らなかった
Gece etraftakı bütün kızılötesi ışınları topluyor, ve iki küçük tabaka arasında elektronlara çeviriyor.E cattura tutti gli infrarossi a disposizione di notte,
Gece etraftakı bütün kızılötesi ışınları topluyor, ve iki küçük tabaka arasında elektronlara çeviriyor.그리고 그것은 밤에 이용할 수 있는 적외선을 소요해서 두개의 작은 필름 공간에서 그것을 일렉트론으로 변조시킵니다
Gece etraftakı bütün kızılötesi ışınları topluyor, ve iki küçük tabaka arasında elektronlara çeviriyor.Preia toate undele infraroșii disponibile noaptea,
Gece etraftakı bütün kızılötesi ışınları topluyor, ve iki küçük tabaka arasında elektronlara çeviriyor.Y captura todo el infrarrojo de la noche,
Gece etraftakı bütün kızılötesi ışınları topluyor, ve iki küçük tabaka arasında elektronlara çeviriyor.וזה לוקח את כל האור האינפרא-אדום הזמין בלילה, הופך אותו לאקלטרון ברווח שבין שני סרטים קטנים,
Gece etraftakı bütün kızılötesi ışınları topluyor, ve iki küçük tabaka arasında elektronlara çeviriyor.ويأخذ كل الأشعة فوق الحمراء المتوفرة ليلا، ويحولها إلى إلكترون في فضاء فيلمين صغيرين،
Gece etraftakı bütün kızılötesi ışınları topluyor, ve iki küçük tabaka arasında elektronlara çeviriyor.二つの小さなフィルムの間で 電子に変換し 透かして見える画像を
Genelde derimizdeki tozu fark etmeyiz, çünkü deri rengimizin üzerindeki ince toz tabakasını göremeyiz.De obicei nu observăm praful de pe piele deoarece nu distingem un strat subțire de praf pe culoarea pielii.
Genelde derimizdeki tozu fark etmeyiz, çünkü deri rengimizin üzerindeki ince toz tabakasını göremeyiz.우리는 보통 피부 위의 얇은 먼지 층을 볼 수 없기 때문에 거기에 쌓인 먼지들을 알아채지 못합니다.
Genelde derimizdeki tozu fark etmeyiz, çünkü deri rengimizin üzerindeki ince toz tabakasını göremeyiz.Ponavadi ga na koži ne opazimo, ker se tanka plast prahu na koži ne vidi.
Genelde derimizdeki tozu fark etmeyiz, çünkü deri rengimizin üzerindeki ince toz tabakasını göremeyiz.Zvyčajne si prach na koži nevšimneme, pretože tenkú vrstvu prachu na povrchu kože nevidíme.
Genelde derimizdeki tozu fark etmeyiz, çünkü deri rengimizin üzerindeki ince toz tabakasını göremeyiz.Зазвичай, ми не помічаємо його на собі, тому що не бачимо тонкого прошарку пилу через забарвлення шкіри.
Genelde derimizdeki tozu fark etmeyiz, çünkü deri rengimizin üzerindeki ince toz tabakasını göremeyiz.אנחנו בדרך כלל לא מבחינים באבק על העור מפני שאנחנו לא יכולים לראות שכבה דקה של אבק על צבע העור שלנו.
Genelde derimizdeki tozu fark etmeyiz, çünkü deri rengimizin üzerindeki ince toz tabakasını göremeyiz.لا نرى الغبار على بشرتنا في العادة لعجزنا عن رؤية طبقة الغبار الرقيقة التي تتكون على سطح البشرة.