Dolayısıyla Kızıl Ordu'nun 1941-1942 Kış Karşı Taarruzları'nun sonunu teşkil etmektedir.Divisioona osallistui puna-armeijan talvihyökkäyksen torjuntaan 1941-1942.
Kente yönelik Sovyet taarruzu da bu durumu ağırlaştırmıştı.Brittiläisten siirtomaaisäntien politiikka pahensi tilannetta.
Rommel’in karşı taarruzları ise kısmi başarı sağlamıştır.Perääntyessäänkin Rommel saavutti merkittäviä voittoja.
Ancak taarruz kentin merkez kesiminde yavaş gelişti.Pientaloalueet levittäytyivät vähitellen kaupungin reunoilla.
Bu taarruz harekâtı 22 Ekim'e kadar sürdü.Taistelu kukkulasta jatkui 22. huhtikuuta asti.
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.Η επιτυχία της αντεπίθεσης του Μανστάιν ανάγκασε τη Στάβκα να σταματήσει την επίθεση του Ροκοσόφσκι.
Bu sefer Japonya'dan zombiler taarruz ediyor.Αυτή τη φορά οι ΗΠΑ επικράτησαν της Ιαπωνίας.
Üç tugaydan oluşan Britanya birlikleri 15 Ağustos 1915 günü taarruza geçmiştir.Επισήμως οι τρεις μεραρχίες Πάντσερ δημιουργήθηκαν στις 15 Οκτωβρίου 1935.
Ancak sonunda bir Sovyet taarruzu tüm kasabayı ele geçirdi.Εντούτοις, ολόκληρη η χώρα καταλήφθηκε τελικά από τη Σοβιετική Ένωση.
24 Ekim günü, Karabekir kuvvetleri Kars üzerine büyük bir taarruz başlattı.Στις 24 Οκτωβρίου, οι δυνάμεις του Καραμπεκίρ άρχισαν μια νέα μεγαλειώδη επιχείρηση για την κατάληψη του Καρς.
Kızıl Ordu taarruzu Alman savunmasının sağlam bir direnmesiyle karşılaştı.Ο Κόκκινος Στρατός αμύνεται εναντίον της Γερμανικής Βέρμαχτ.
Tugayın taarruzu ise öğle vakti gerçekleştirilecekti.Πράγματι η κοπέλα τα είχε έτοιμα ως το μεσημέρι.
Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi.Ωστόσο αντιμετωπίζει το δυστυχές αυτό γεγονός με τρόπο αξιοθαύμαστο.
İlk taarruz sonrası ÖSO Keklice ve Kıvırcık kasabasını ele geçirdi.Αντ' αυτού, άρχισε να ληστεύει καραβάνια και κοντινά χωριά.
Sonuçta Sivastopol taarruzu başarısız olmuştur.Τελικά η προσπάθεια του Πυρομάγλου απέτυχε.
Arıburnu Cephesi’nde 1 Mayıs taarruzları sabahın erken saatlerinde başlamıştı.Το πρώτο ντύσιμο των τελεστών ξεκινούσε την παραμονή της Κυριακής της Απόκρεω.
Taarruz, planlanandan daha geç olarak saat 11:00 dolaylarında başlatıldı.Ο Δίγκας γυρνώντας από ψώνια περί τις 11π.μ. πλησιάζει στο σημείο.
İskoç ordusunun böyle disiplinli bir taarruz yapabileceğini hiç ummamıştı."Ποτέ ο στρατός δεν ήταν τόσο πειθαρχημένος.
Sonuçta Sovyet taarruzları, kuşatmayı yarmakta başarılı olamadı.Οι περικυκλωμένοι Έλληνες δεν κατόρθωσαν να σπάσουν τον κλοιό.
Alman Tümenlerinin hatlarına taarruz edildi.Αναγνωρίστηκε η πλήρης αυτοτέλεια των Γερμανών ηγεμόνων.
Cephe taarruzu tüm gün sürmüştür.Το καντιρού είναι ενεργό καθ'όλη τη διάρκεια της ημέρας.
Alman taarruzu tam bir sürpriz oldu.Η γερμανική αντίδραση ήταν άμεση.
Nitekim bir süre sonra Osmanlı Ordusu, Avusturya topraklarında taarruzu başlattı.Σύντομα το πεζικό άρχισε να ανταλλάσσει βολές με τους Αυστριακούς.
Dolayısıyla Kızıl Ordu'nun 1941-1942 Kış Karşı Taarruzları'nun sonunu teşkil etmektedir.Επιπρόσθετα, την κατάσταση επιδείνωσε ο ιδιαίτερα ψυχρός πρώτος κατοχικός χειμώνας του 1941-1942.
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.Von Mansteins succesfulde modangreb tvang Stavka til at stoppe Rokossovskijs offensiv.
Alman birlikleri Polonya'yı 3 yönden işgal edecekti: Ana taarruz Polonya'nın batı sınırından yapılacaktı.Tyske enheder skulle invadere Polen fra tre retninger: Et hovedangreb over den vestlige polske grænse.
Esas genel bir taarruz, bir sonraki gün başladı.Den almindelige drift begyndte dagen efter.
"Almanlar, bizim eski sınırı geçip Leningrad yönünde taarruza devam etmemizi istediler.Tyskerne ville have os til at krydse den gamle grænse og fortsætte offensiven ind i Leningrad.
Sovyet taarruzunun iki hedefi vardı.Den sovjetiske offensiv havde to mål.
Ancak bu karşı saldırı 10 Mart'ta Almanların Harkov'a karşı genişleyen taarruzuna yakalandı.Dette modangreb blev imidlertid ramt af udvidelsen af den tyske offensiv mod Kharkov den 10. marts.
Murmansk'a karşı da 28 Haziran 1941 tarihinde bir dizi taarruz başlattılar.De igangsatte også en række angreb mod Murmansk fra den 28. juni.
Arkadan yapılan bir sarma taarruzu Almanların nihayet bu bölgede bir tutunma noktası elde etmesini sağladı.Et omgående angreb bagfra gav til sidst tyskerne et ståsted i denne del af byen.
Japon ordusu yeniden gruplaştırıldı ve 24 Ağustos'ta yapılacak Sovyetlere karşı üçüncü taarruzu planlandı.Japanerne omgrupperede sig og planlagde et tredje storoffensiv mod sovjetstyrkerne til den 24. august.
Arne Beurling liderliğindeki İsveçli cryptanaistler de taarruz tarihine ulaştılar.De svenske kryptoanalytikere under ledelse af Arne Beurling kendte også datoen på forhånd.
Bu taarruz harekâtı 22 Ekim'e kadar sürdü.Angrebsdatoen blev sat til den 22. oktober.
Bütün olarak Alman taarruzu yavaşlatılamamıştı.Den tyske fremgang blev som helhed ikke forsinket.
22 tank ve 450'nin üzeride aracın imha edilmesi üzerine Sovyet taarruzu bozguna dönüştü.Luftwaffe ødelagde 22 kampvogne og over 450 køretøjer, og dermed blev det sovjetiske angreb slået på flugt.
Mihver taarruzu hemen ertesi sabah başlatıldı.Den venstre bred blev indtaget morgenen efter.
Maraton Muharebesi yenilgisi Yunanistan'a yönelik ilk Pers genel taarruzunun sonunu işaret etmektedir.Nederlaget ved Marathon markerede afslutningen på den første persiske invasion af Grækenland.
Leningrad'a son taarruz için 4. Panzer Ordusu, Merkez Ordular Grubu'ndan tanklarla takviye edildi.Til det endelige angreb mod Leningrad blev Panzergruppe 4 forstærket med kampvogne fra Heeresgruppe Mitte.
6. Muhafız Ordusu, Riga'yı örttü ve taarruzun kanadını kuzey yönünde genişletti.6. gardearmé dækkede Riga og gennembruddets nordflanke.
24 Ekim 1942 sabahı Alman karargahı, bir hava taarruzuna uğramıştır.Om morgenen lørdag den 24. oktober blev det tyske hovedkvarter ramt af en katastrofe.
Sonuç olarak taarruz kuvvetleri, bombardımanın sonlanmasından 7 dakika sonra taarruza kalkmışlardır.Alle maskiner kom sikkert tilbage efter at have været 7 timer i luften.
Ayrıca Alman topçusunun baraj ateşi de taarruza ağır kayıplar verdirdi.Ved overgangen over grænsefloden førte direkte beskydning fra tysk artilleri til betydelige tab.
Vistül-Oder Taarruzu Sovyet birlikleri açısından parlak bir zafer oldu.Wisła-Oder offensiven var en stor succes for den sovjetiske hær.
Casus Richard Sorge, Alman taarruzunun kesin tarihini Stalin'e iletti.Spionen dr. Richard Sorge gav Stalin den præcise dato for angrebets start.
Sonra Ardenler Taarruzu'nda general Hasso von Manteuffel'in altında hizmet etti.Senere gjorde han tjeneste under General Hasso von Manteuffel i Ardenneroffensiven.
Termopylae, iyi tertiplenmiş bir Grek kuvvetine karşı cephe taarruzunun sonuçsuz kalacağını göstermişti.Thermopylæ havde vist, at et frontalangreb mod en velbefæstet græsk stilling var omsonst.
Moskova taarruzunun başlayabilmesinden önce Kiev Harekâtı'nın sonuçlanması gerekmektedir.Inden angrebet på Moskva kunne starte, måtte operationerne ved Kijev være afsluttet.
Sonuçta ikmal malzemeleri yetersizliği nedeniyle Alman karşı taarruzu başarısız oldu.Tyskland forsinkede, af indlysende årsager, levering af materiel.
Yaz aylarının devamı, köprübaşlarına yönelen bir dizi Alman karşı taarruzuna karşı yapılan savunmayla geçti.Resten af sommeren blev brugt på defensive tiltag mod en række tyske modangreb på brohovederne.
Britanyalı 8. Ordusu’nun taarruzu durmuştur.Det lykkedes både for den britiske 8.
Avcı ya da taarruz hava unsurları bulunmamaktadır.Hverken flykaprere eller gidsler kommer noget til.
Bu taarruzlarda kanatlardaki savunmanın durumu ve kuvvetler hakkında bilgi edinildi.Under mødet fortalte officererne om tilstanden for forsvaret af fæstningen.
Bu taarruz altında 349.Tør end nogen ihukomme 349.
15 Mart - Müttefik kuvvetler Monta Cassino Manastırı’na taarruza başladı.15. marts – Andet forsøg på at tage Monte Cassino begynder.
Bu tarz bir taarruz, düşman hatlarının dağıtılmasına yöneliktir.Indhyllet i krudtrøg gennembrød de fjendens linjer.
Alay’ın 3. Taburu hatlarına taarruz etmiştir.De lejer sig ind på 3s netværk.
Ancak taarruz kentin merkez kesiminde yavaş gelişti.Byen voksede langsomt højere op på bakkeskråningerne.
Alman taarruzu tam bir sürpriz oldu.Det græske felttog endte med en fuldstændig tysk sejr.