ta ile cümle
ta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Arı sürüsü tarafından saldırıya uğradık.We were attacked by swarms of bees.
Onun örneğini takip etmeliyiz.We should follow his example.
Biz onların taleplerine boyun eğmemeliyiz.We must not give way to their demands.
Biz onun yeteneğini taktir ediyoruz.We appreciate his talent.
Niçin geç kaldığını bize açıklamasını talep ettik.We demanded that he explain to us why he was late.
Biz hevesli Hanshin Tigers taraftarlarıyız.We are enthusiastic Hanshin Tigers fans.
Tatilimizi kırsal Fransa'yı keşfederek geçirdik.We spent our holiday exploring rural France.
Uzun süredir birbirimizi tanımıyorduk.We haven't known each other long.
Biz politika tartıştık.We argued politics.
Dünya nüfusu sorunu üzerinde tartıştık.We debated on the question of world population.
Biz gelecekle ilgili planımızı tartıştık.We discussed our future plan.
Biz bu yıl bazı güçlü takımlarla eşleştik.We've been matched up with some strong teams this year.
Tahminlerimizde hata payı bıraktık.We left a margin for error in our estimates.
Teröristlerin taleplerine asla boyun eğmeyeceğiz.We will never give in to terrorist demands.
Biz çevremiz tarafından etkileniyoruz.We are influenced by our environment.
Hepimiz ne olduğunu düşünüp taşındık.We all pondered over what had taken place.
Giysiler giydiğimizden beri birbirimizi tanımıyoruz.Ever since we've been wearing clothes, we haven't known one another.
Biz tamamen galiptik.We were completely victorious.
Robin Hood efsanesi bize tanıdık.We are familiar with the legend of Robin Hood.
Hepimiz tatilimiz için sabırsızız.We are all impatient for our holiday.
Hepimiz tatil için sabırsızlanıyoruz.We are all impatient for our holiday.
Kara gün için tasarruf etmek zorundayız.We have to save for a rainy day.
Biz New York'ta onlara rastladık.We came upon them in New York.
Onlarla sorunu tartışacağız.We will discuss the problem with them.
Biz sorunu tartıştık.We debated the problem.
Biz sorunu birkaç kez tartıştık ama boşuna.We have discussed the problem several times but to no avail.
Sorunu tartıştık.We discussed the problem.
Biz konuyu tartıştık.We discussed the matter.
Uzun tartışmadan sonra, tatilimizi İspanya'da geçirmeye karar verdik.After much debate, we decided to spend our holidays in Spain.
Avustralya'dayken tüm harcamalarımızı takip ettik.We kept track of all our expenses while we were in Australia.
Enerji talebini azaltmalıyız.We must reduce energy demand.
İki saatlik tartışmadan sonra bir anlaşmaya vardık.We arrived at an agreement after two hours' discussion.
Uçağımız tam saat altıda kalktı.Our plane took off exactly on time at six.
Bizim sınıfımız 50 tane oğlandan oluşur.Our class consists of fifty boys.
Yaşamlarımız çevremiz tarafından belirlenir.Our lives are determined by our environment.
Fabrikalarımız tam kapasite çalışıyor.Our factories are working at full capacity.
Tatil planlarımız hâlâ kararlaştırılmadı.Our holiday plans are still in the air.
Bütün bagajımızı tasnif etmek uzun bir süre aldı.It took quite a while to sort out all our luggage.
Takımımız kazanıyor.Our team is winning.
Bizim takım oyunu kazandı.Our team won the game.
Bizim takımımız beş puan ilerdedir.Our team is five points ahead.
İlk oyunda takımımız takımınızı kolayca yenebilir.Our team can easily beat your team in the first game.
Bizim takım ilerliyor.Our team is gaining ground.
Takımımız iki puan öndedir.Our team is two points ahead.
Futbol takımımız kasabadaki diğer takımların tümünü yendi.Our soccer team beat all the other teams in the town.
Şimdi tek ihtiyacımız olan eylem, tartışma değil.All we need now is action, not discussion.
Zengin bir tarihsel mirasımız var.We have a rich historical heritage.
Biz Almanlar, dünyada Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayız.We Germans fear God, but nothing else in the world.
Hayal kırıklığına uğradık, takımımız maçı kaybetti.To our disappointment, our team lost the game.
Biz milenyum hatası için tamamen hazırlıklıyız.We're thoroughly prepared for the millennium bug.
Takımımız yurda zaferle döndü.Our team came home in triumph.
Bizim takım bütün oyunları kaybettiOur team lost all its games.
Takımımız ilk oyunu kaybetti.Our team lost the first game.
Bizim takımda olman konusunda heyecanlıyız.We are excited about having you on our team.
Tom bizim takımda kurtarma vuruşu yapar.Tom bats cleanup on our team.
Takımımızın neden kaybettiğini açıklayabilir miyiz?Can you account for why our team lost?
Bir sivrisinek sürüsü onu takip etti.A swarm of mosquitoes followed him.
Doktor aşırı egzersiz olduğu için koşuyu terk etmemi tavsiye etti.The doctor advised me to leave off jogging because it was excessive exercise.
Bagajımı yukarı taşır mısın?Would you carry my luggage upstairs?
Bagajını taşımak zorunda değilsin.You don't have to carry your baggage.