ta ile cümle
ta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun yerine kimin gönderileceğini tahmin etmek mümkün değil.There is no telling who will be sent in his place.
Tarantula kurbanını çok çabuk yakaladı.The tarantula seized its victim very quickly.
Telefon bozuk, Bay Tamori.The telephone is out of order, Mr Tamori.
Tama bazen kendi başına yürüyüşe çıkar.Tama sometimes goes for a walk by himself.
Bazen kafaya takmamak iyidir.It's okay to take it easy sometimes.
Nereye giderseniz gidin, sizi takip edeceğim.No matter where you go, I'll follow you.
Zevkler ve renkler tartışılmaz.There is no accounting for tastes.
Tatsuya'nın New York'ta yaşayan bazı arkadaşları var.Tatsuya has some friends who live in New York.
Çünkü sen tatlı ve güzel bir kızsın.Because you're a sweet and lovely girl.
Dachshund sosisleri ilk olarak New York'ta popüler oldu, özellikle beyzbol oyunlarında.Dachshund sausages first became popular in New York, especially at baseball games.
Sadece onun yaptığını taklit et.Just imitate what he does.
Bana sadece Taro diyebilirsin.You can just call me Taro.
O, ışığa sadece bir tanık gibi geldi.He came only as a witness to the light.
Takeshi bir soru sormak için elini kaldırdı.Takeshi raised his hand to ask a question.
Takeshi arkadaşlarımdan birine çok benziyordu.Takeshi looked very much like one of my friends.
Takeshi İngilizce öğrenmek için Londra'ya gitmeyi umut ediyor.Takeshi hopes to go to London to study English.
Takeshi İngilizce bir günlük tutar.Takeshi keeps a diary in English.
Takeo matematik problemlerini çözmeye dalmış.Takeo is engrossed in solving mathematical problems.
Takuya hemen başlamamı söyledi.Takuya told me to start at once.
Hiç Hawaii'ye gittin mi, Takuya?Have you ever been to Hawaii, Takuya?
Hiç Hawaii, Takuya'da bulundun mu?Have you ever been to Hawaii, Takuya?
Yürümek taksiye binmekten daha hızlı olacaktır.It'll be quicker to walk than to take a taxi.
Bir taksi ayırtmak daha hızlıdır.It's faster to reserve a taxi.
Taksiye binmede biraz zorlandım.I had a little difficulty in getting a taxi.
Bir taksiye binme sorunum vardı.I had trouble getting a taxi.
Taksi bulmakta zorlandım.I had trouble getting a taxi.
Bir taksi durdurmak için elimi kaldırdım.I held up my hand to stop a taxi.
Taksiden inmeden önce yol parasını öderiz.Before we get out of the taxi, we pay the fare.
Taksiden inelim.Let's get out of the taxi.
Lütfen bana bir taksi çağırır mısın?Could you please get me a taxi?
Lütfen bana bir taksi çağırır mısınız?Will you please call me a taxi?
Size bir taksi çağırmamı ister misiniz?Would you like me to get you a cab?
Size bir taksi çağıracağım.I'll call you a taxi.
Bir taksi çağırmamı ister misiniz?Would you like me to call a taxi?
Taksi iki yolcu aldı.The taxi picked up two passengers.
Bir taksi bile durmadı.No taxi stopped.
Kameranızı takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your camera in the taxi.
Bu kadar çok taksi olmasaydı daha az sayıda trafik kazası olurdu.If there weren't so many taxis, there would be fewer traffic accidents.
Bir taksiye binelim.Let's take a taxi.
Taksiye binelim.Let's take a taxi.
Niçin bir taksiye binmiyoruz?Why don't we take a taxi?
Taksiye binmek benim için bir lüks.Taking a taxi is a luxury for me.
Bir taksiye binelim mi?Shall we take a taxi?
Şemsiyenizi takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your umbrella in the taxi.
Şemsiyemi takside bıraktım.I left my umbrella in the cab.
Hangisi daha hızlı bir taksi mi yoksa metro mu?Which is quicker, a taxi or the subway?
Taksiyle gidelim, olur mu?Let's go by taxi, shall we?
Taksiyle gitmektense yürümeyi tercih ederim.I would rather walk than go by taxi.
Bence taksiyle gitmelisin.I think you should go by taxi.
Taksiye binmek yerine otobüsle gitmek daha ekonomik.It's more economical to go by bus instead of taking a taxi.
Taksi geldi.The taxi has arrived.
Taksi bana yaklaşıp durdu.The taxi drew up to me.
Taksi dışarıda bekliyor.The taxi is waiting outside.
Taksi yoksa yürümek zorunda kalırız.If there are no taxis, we'll have to walk.
Birçok ünlü sanatçılar New York'ta yaşarlar.Many famous artists live in New York.
Birçok kişi reklam tarafından aldatıldı.Many people were deceived by the advertisement.
Bir sürü çocuk tavşanı kovaladı.A lot of boys ran after the rabbit.
Birçok ev sel tarafından sürüklendi.A lot of houses were washed away by the flood.
Tay yemeklerine ne dersin?How about Thai food?
Ben bir elmas yüzük takmıyorum, ama mutluyum.I'm not wearing a diamond ring, but I'm happy.