ta ile cümle

ta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mary'nin tatmin olmak için her türlü sebebi vardı.Mary had every reason to be satisfied.
Mary nereye giderse gitsin, koyunlar onu takip eder.Wherever Mary goes, the sheep follows her.
Herkes onun hikayesi tarafından çok heyecanlandı.Everybody was thrilled by his story.
Onların hepsi onun şarkısı tarafından büyülendi.They were all charmed by her song.
Herkes aklını başına devşirdi, tamam.Everybody pulled their socks up, yeah.
Herkes onun tarafından yapılan resimlere hayrandır.Everyone admires the pictures painted by him.
Süt taştı.The milk boiled over.
Bay Mitchel geri kalan parayı hafta sonuna kadar ödememi talep etti.Mr Mitchel demanded that I pay the rest of the money by the end of the week.
Tom ile esrar kullanımı ile ilgili bir tartışma vardı.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Tom'la esrar kullanımı hakkında tartıştım.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Sıtma sivrisinekler tarafından taşınır.Malaria is carried by mosquitoes.
Sıtma, sivrisineklerin taşıdığı bir hastalıktır.Malaria is a disease that mosquitoes carry.
Mayuko okuyor ve Meg tablo yapıyordu.Mayuko was reading and Meg was painting.
Mayuko kendisi için bir elbise tasarladı.Mayuko designed a dress for herself.
Mayuko taslağın adil bir kopyasını yaptı.Mayuko made a fair copy of the draft.
Mayuko tabloyu bir bezle sildi.Mayuko wiped a table with a cloth.
Mayuko'yu sana tanıtmama izin ver.Allow me to introduce Mayuko to you.
Size Mayuko'yu tanıtmama izin verin.Allow me to introduce Mayuko to you.
Yeni Yıl tatilini sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the New Year holidays.
Madonna Japonya'da her lise öğrencisi tarafından bilinmektedir.Madonna is known to every high school student in Japan.
İki tane alırsam fiyatı indirir misin?Could you knock down the price if I buy two?
Toplanalım ve onu tartışalım.Let's get together and talk it over.
Ben tamamen katılıyorum.I agree completely.
Tamamen haklısın.You are quite right.
Tamamen şans eseri, havaalanında benim eski arkadaşımla karşılaştım.Quite by chance, I met my old friend at the airport.
O tam bir fiyaskoydu.It was a complete failure.
Mac benim süpürgeyi taşımama yardımcı oldu.Mac helped me carry the vacuum cleaner.
Mac herkes tarafından sevilir.Mac is loved by everyone.
Umutlarım tazelendi.My hopes revived.
Geçen gün için sana hâlâ teşekkür etmedim. Bunu gerçekten takdir ediyorum.I still haven't thanked you for the other day. I really appreciate it.
Önce, her iki tarafı dinlemeliyim.First, I should hear both sides.
Öncelikle, kendinizi tanımalısınız.To begin with, you must know yourself.
Öncelikle,devlet tahvilleri bir bakkal dükkânı çalıştırmak için yeterli değiller.To begin with, the funds are not sufficient for running a grocery store.
Kendimi tanıtarak başlayacağım.I'll begin by introducing myself.
Kötü bir gün için tasarruf yapın.Save for a rainy day.
Kara gün için tasarruf edin.Save for a rainy day.
Acil bir durumda tasarruflarınıza baş vurabilirsiniz.In an emergency you can fall back on your savings.
McDonalds'ta çalışıyorum.I'm working for McDonald's.
Meyer ve arkadaşları tarafından yapılan çalışma olağandışıydı.The study by Meyer and his colleagues was unusual.
Michael tabakları kırdı.Michael broke the dishes.
Mike'tan başka herkes partide mevcuttu.All but Mike were present at the party.
Mike'tan başka herkes partide hazır bulundu.All but Mike were present at the party.
Mike öfkeli bir görüntü takındı.Mike wore an indignant look.
Mike takımımızın kaptanıdır.Mike is captain of our team.
Mike voleybol takımının bir üyesi değildir.Mike is not a member of the volleyball team.
Mike kendisi bavulu taşıyabildi.Mike managed to carry the suitcase by himself.
Mike çok nazikti. Arabamı bedava tamir ettirdi.Mike was very kind. He got my car repaired for free.
Mike takımın yıldızı olduğu için kızlar arasında popüler.Mike is popular among the girls because he is the star of the team.
Mike günlüklerinden kaba bir tablo yaptı.Mike made a rude table from the logs.
Sağ ol, Mike. Tavuk sevmem.Thanks, Mike. I don't like chicken.
Margeret, geçen cumartesi babası ile tanıştın, çok iyi bir tenis oyuncusu.Margaret, whose father you met last Sunday, is a very good tennis player.
Tanrım, ne kirli bir müşteri!Gosh, what a dirty customer!
Oh, Tanrım!Oh, my God!
Onu tam birkaç gün önce gördüm.I saw her just the other day.
Bay White, Springfield'taki bir otelin müdürüydü.Mr White was the manager of a hotel in Springfield.
Bay White ve ben, sadece tanıdığız, arkadaş değiliz.Mr White and I are not friends, only acquaintances.
Beyaz Saray'ı kim tasarladı?Who designed the White House?
Bayan White herkes tarafından sevilir.Miss White is liked by everyone.
İşte Jane geliyor. Onu tanıyor musun?Here comes Jane. Do you know her?
Bob amcam saatimi tamir etti. Şimdi iyi çalışıyor.Uncle Bob fixed my clock. It keeps good time now.

İlgili Sayfalar