O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediE lui disse che ne sarebbe stato felice. E io dissi -- e lui disse, "Desidera che indossi il mio collare?"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediHan sa att han gärna skulle komma och frågade "Ja, det hade varit..." (Skratt)
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediHij zei dat hij heel graag wilde komen en ik zei -- en hij zei: "Wil je graag dat ik mijn halsband draag?"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dedi그랬더니 선뜻 허락하시면서, "사제복을 입고 나갈까요?"라고 하시는 거예요.
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediPowiedział, że zrobi to z przyjemnością. Spytał "Czy chce Pan bym założył koloratkę?"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediŘekl, že by ho to potěšilo: "Chtěl byste, abych si vzal svůj kolárek?"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediSi a spus ca ar fi incantat. "Da, asta ar fi... va rog..." (Rasete)
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediUnd er sagte: "Sehr gerne. Wollen Sie dass ich mit dem Priesterkragen komme?"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediY dijo que estaría encantado. Y le dije -- y dijo, "¿Quiere que lleve el alzacuellos?
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediА той каза, че за него ще е удоволствие. Аз казах... той каза: "Искаш ли да нося и свещеническата си якичка?"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediІ він сказав, що зробить це із задоволенням... і він сказав: "Ви б хотіли, щоб я прийшов у рясі?"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediОн сказал "С удовольствием". и добавил "Не хотите ли, чтобы я надел воротничок священника?"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediוהוא אמר אני אשמח. ואז אמרתי -- והוא אמר, "האם אתה רוצה שאלבש קולר הכלבים שלי (צווארון כמורה)?"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dediفقال أنه سيكون سعيدا. وقال و سألني ," هل تحب أن أرتدي زيي الكهنوتى؟"
O da mutlu olacağını söyledi.Bende-- ve dedi ki " Köpek tasmamı da takayım mı? " dedi「司祭服で行きましょうか?」と訊くので 僕は「是非お願いします」と答えた
Oxford'da herhangi bir günde tasmalı köpek mi daha çok görebiliriz yoksa domuz mu?줄에 묶긴 개가 많을까요? 줄에 묶긴 돼지가 많을까요?
Oxford'da herhangi bir günde tasmalı köpek mi daha çok görebiliriz yoksa domuz mu?Myslíte si, že uvidíte viac psov alebo prasiat na obojkoch v nejaký konkrétny deň v Oxforde?
Oxford'da herhangi bir günde tasmalı köpek mi daha çok görebiliriz yoksa domuz mu?Как вы считаете, кого -- собак или поросят на поводке -- можно встретить в отдельно взятый день в Оксфорде.
Oxford'da herhangi bir günde tasmalı köpek mi daha çok görebiliriz yoksa domuz mu?האם יש יותר כלבים עם רצועה או חזירים עם רצועה שמסתובבים ביום מסוים כלשהו באוקספורד?
Oxford'da herhangi bir günde tasmalı köpek mi daha çok görebiliriz yoksa domuz mu?أن هناك كلاب أكثر أم خنازير عليها مقاود لاحظتموها في أي يوم محدد في أوسكفورد.
Oxford'da herhangi bir günde tasmalı köpek mi daha çok görebiliriz yoksa domuz mu?どちらが多く見られると思いますか? もちろん みなさん答えが犬だとご存じですね
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Artinya adalah tali kekang yang harus dipakai Panbanisha ketika dia keluar.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Azt a nyakörvet, amit Panbanishanak viselnie kell, amikor kimegy.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Det indikere halsbåndet Panbanisha skal have på når hun går udenfor.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Es deutet auf das Halsband hin, dass Panbanisha tragen muss, wenn sie hinausgeht.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Het duidt de halsband aan die Panbanisha moet aandoen als ze buitenkomt.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Il indique le collier que Panbanisha doit porter lorsqu'elle sort.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Indica a coleira que Panbanisha tem que usar quando vai lá fora.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Indica el collar que Panbanisha debe llevar cuando sale.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Indica il collare che Panbanisha deve indossare quando esce.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Indică zgarda pe care Panbanisha trebuie să-o poarte când iese afară.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.판바니샤를 야외로 데리고 나갈때마다 반드시 채우는 그 목줄 말이다.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Se viittaa pantaan, jota hänen on pidettävä ulkosalla.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Означава яката, която Панбаниша трябва да носи когато излезе навън.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.Так она указывает на ошейник, который Панбаниша должна надевать, выходя на улицу.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.זה מייצג את הקולר שפנבנישה חייבת לענוד כאשר היא יוצאת החוצה.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.إنه يمثل الطوق الذي يجب أن تلبسه بانبانيشا حين تذهب للخارج.
Panbanisha'nın dışarı çıkmak istediği zaman takmak zorunda olduğu tasmaya işaret ediyor.施設の規則です
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.A következő szimbólum, amit Panbanisha ír, egy nyakörvet jelent.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Das nächste Symbol, das Panbanisha schreibt, repräsentiert ein Halsband.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Det næste symbol Panbanisha skriver repræsentere halsbånd.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.El siguiente símbolo representa collar.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Het volgende symbool van Panbanisha stelt een halsband voor.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Il simbolo successivo che Panbanisha scrive rappresenta un collare.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.다음의 그림은 목줄을 의미한다.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Le symbole suivant dessiné par Panbanisha représente un collier.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.O símbolo a seguir que Panbanisha escreve representa "coleira".
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Panbanishan seuraava symboli tarkoittaa "panta".
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Simbol yang digambar Panbanisha berikutnya mewakili "tali kekang."
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Următorul simbol pe care Panbanisha îl scrie reprezintă zgarda.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Следващият символ, който Панбаниша пише, представлява яка.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.Следующий символ, написанный Панбанишей, обозначает "ошейник".
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.הסמל הבא שפנבנישה כותבת מייצג קולר.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.الرمز الثاني الذي ترسمه بانبانيشا يمثل طوق.
Panbanisha'nın yazdığı bir sonraki sembol de "tasma"yı temsil ediyor.パンバニーシャが外に出る時は 首輪をするのが約束ごとです
Roma pelin taşması ve dilenci keneler, son sıkışmış olan benim tüm meyve için kıyafet.그것은 로마의 고민과 오버런 and 거지 - 진드기, 마지막에 붙어있는이 내 모든 과일 옷.
Roma pelin taşması ve dilenci keneler, son sıkışmış olan benim tüm meyve için kıyafet.Bilo je prekoračitev z Roman pelina in berač, klopi, ki je nazadnje zaljubljen v moji oblačila za vse sadje.
Roma pelin taşması ve dilenci keneler, son sıkışmış olan benim tüm meyve için kıyafet.Det var overskredet med romersk malurt og tigger-flåter, der sidste holdt sig til min tøj til alle frugter.
Roma pelin taşması ve dilenci keneler, son sıkışmış olan benim tüm meyve için kıyafet.Det var översvämmat av romerska malört och tiggare, fästingar, som förra fastnat på min kläder för all frukt.
Roma pelin taşması ve dilenci keneler, son sıkışmış olan benim tüm meyve için kıyafet.Ez volt túllépték a római üröm és a koldus-kullancsok amely utoljára ragadt a ruhát minden gyümölcs.