taşların ile cümle

taşların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ekim'le Mart ayları arasında, taşların altında ya da yarıklarda kış uykusuna yatarlar.11월과 3월 사이에 땅 위의 굴 속에서 겨울잠을 자고, 땅 속 굴이나 나무 구멍 속에서 연중 서식한다.
Taşların içinde iki adet sahte okey taşı da vardır.גם על כתפות האפוד שובצו שתי אבני שוהם.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.כך גם לגבי בחירת היהלומים ואבני החן.
Adada bulunan en eski taşların tarihleri ancak 16 milyon yıl öncesine kadar gider.גילן של דוגמאות הסלע העתיקות ביותר שניתן למצוא באיסלנד הוא 16 מיליון שנה.
Vezir , satranç taşlarının en kuvvetlisidir.המלכה היא הכלי החזק ביותר במשחק השחמט.
Ayrıca daha sonraki başka inşaatlarda kullanılmak üzere bu tapınağın taşlarından yararlanılmıştır.בשלב מאוחר שימשו אבני המקדש בשימוש משני למבנים אחרים.
Oyuna başlarken taşların yüzleri yere dönük olarak karıştırılır.כעת, כל האבנים מעורבבות כך שפניהן מכוונות מטה.
Taşların oyunun başındaki dizilişi sağdaki resimde görülmektedir.בתחילת המשחק מסודרים הכדורים בסדר הנראה בתמונה משמאל.
Metin Taşlarının tehlikesini fark ettiklerinde, tüccarlarda silahlandılar.לאחר שהתקפותיהם נהדפו, הטילו הנרווים מצור על המחנה.
Örnek olarak deniz tabanındaki taşların büyük bir kısmı yuvarlak şekillidir.Върху някои от тях, предимно върху вкопаната в земята част, са изрязани рунически знаци.
Doğal seçilim, modern biyolojinin temel taşlarından biridir.В днешно време естественият отбор е един от крайъгълните камъни на модерната биология.
Taşların içine oyulmuştur.Живее под камъните.
Bu mezar taşlarının kime ait olduğu ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.Не е известно какво се е случило с останките в гроба.
Öbürleri ise taşların altında ya da bitki döküntüleri arasında yaşar.Някои видове живеят в калта или между камъните.
Mezar taşlarının hemen hepsi Polonyaca ile yazılmıştır.Така, всички останки в гробовете са приети за прабългарски.
Safra taşlarının %20'sini oluştururlar.С тях се заема 20% от площите.
Gerekirse başka oyun taşlarından bir vezir alınması gerekmektedir.При необходимост се долепват до тях още стаи.
Mezar taşlarının üzerinde ölen kişilerin ismi, nereli oldukları, doğum tarihi ve ölüm yaşları yazmaktadır.Край гроба се поставя надгробна плоча с имената на починалия, неговите дати на раждане и смърт.
Batılı oyuncular sık sık iki tarafların bu taşlarını „fil“ adlandırır.Kako bi ih se razlikovalo, afričkog slona često nazivaju i "stepskim slonom".
Taşların içine oyulmuştur.Još uvijek zatrpan je kamenjem.
Vezir , satranç taşlarının en kuvvetlisidir.Kraljica je najvrijednija figura u šahu.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Isit se postupak primjenjuje i za odabir dijamanata i dragog kamenja.
Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.Nie je známe kade vystúpili.
Şu anlık Kepler-22b'nin hangi yapı taşlarına ait olduğu bilinmemektedir.Nie je jasné, či sa na planéte Kepler-452b nachádza obývateľné prostredie.
Mezar taşlarının yaklaşık 200'ü fresklerle süslenmiştir.Približno 200 nagrobnikov je okrašeno s freskami.
Fakat 1940'ların ortalarına kadar, kaldırım taşlarının betondan üretilmeye başlamadı.Do sredine 1940-ih pa so se tlakovci začeli proizvajati iz betona.
Vezir , satranç taşlarının en kuvvetlisidir.Dama je najmočnejša šahovska figura.
Ayrıca daha sonraki başka inşaatlarda kullanılmak üzere bu tapınağın taşlarından yararlanılmıştır.Vsaj nekateri kamni iz templja so bili uporabljeni pri gradnji drugih stavb.
Doğal seçilim, modern biyolojinin temel taşlarından biridir.Naravno odbiranje je eden ključnih konceptov v sodobni biologiji.
(Çin taşların sağ tarafında batılaştırıkmış üstyazısı.)(Nekatere interpretacije Zlatega trikotnika vključujejo tudi del kitajske province Yunan.)
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Belki de hiçbir müzik türüne yakışmayan almanca dili, Rammstein'ın müziğinin adeta temel taşlarından biri.Ne bi zgrešili, če bi rekli, da je Gibonni ena redkih pravih »mainstream« glasbenih zvezd na Hrvaškem.
Şu anlık Kepler-22b'nin hangi yapı taşlarına ait olduğu bilinmemektedir.Apie Kepler-22b orbitos formą neturima jokios informacijos.
Kale kendi taşları veya rakip taşlarının üzerinden atlayamaz.Ikrelius neršia ant akmenų arba augalų lapų.
Bazen taşların üzerine kum da dökülür.Mõnikord poeb kärnkonn päevaks ka kivi alla.
Gerekirse başka oyun taşlarından bir vezir alınması gerekmektedir.Vajadusel annab žürii välja eriauhindu.
Burada 200-300 yıllık mezar taşlarına rastlamak mümkündür.Eestis hinnatakse pesitsusajal must-kärbsenäpi arvukust 200 000–300 000 haudepaarile.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Kivi jalamile on kuhjatud väiksemaid kive.
(Çin taşların sağ tarafında batılaştırıkmış üstyazısı.)(Puskari rollist setude kultuuris.)
Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.Pole teada, kuhu nad sealt edasi viidi.
Geçmişten günümüze gelebilen eski taşların çoğunluğu 19. yüzyıla aittir.Suurem osa mõisakompleksi praeguseks säilinud ehitistest pärineb aga XIX sajandist.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.Acum, personajul negativ, Rughal, nu vrea ca pietrele să se actualizeze.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.Der größte Bösewicht, Rughal, möchte nicht, dass diese Steine sich updaten.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.De slechte hoofdpersoon, Rughal, wil niet dat deze stenen zichzelf bijwerken.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.El personaje principal malo, Rughal, no quiere que las piedras se actualicen.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.Główny czarny charakter, Rughal, nie chce, by te kamienie się aktualizowały.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.악당으로 나올 루갈이라는 캐릭터는 돌들이 발전되는걸 원치 않습니다.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.Maintenant, le principal méchant, Rughal, ne veut pas que ces pierres se mettent à jour.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.O principal vilão, Rughal, não quer que estas pedras se actualizem.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.Però il cattivo principale, Rughal, non vuole che le pietre si aggiornino.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.Sekarang penjahat utamanya, Rughal, tak mau batu tersebut memperbaharui diri.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.Ο κύριος κακός χαρακτήρας, ο Ρουγκάλ, δε θέλει να ανανεώνονται αυτές οι πέτρες.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.Сега, главният лош герой, Ругал, не желае тези камъни да се обновяват.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.הבחור הרע הראשי, רגאל, לא רוצה שהאבנים יתעדכנו.
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.الان الشخصية الرئيسية السيئة في هذه القصة هو " راجال " لا يريد لهذه الاحجار أن تحدث نفسها
Ana kötü karakter, Rughal, bu taşların kendilerini güncellemesini istemiyor.アップデートしてほしくないので アップデートを妨げようとします
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Amikor az alkotmányt fogalmazták, földet szórtak a kinti macskakövekre, hogy koncentrálni tudjanak.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Când au scris Constituția, au tasat pământ peste caldarâmul din fața Primăriei ca să se poată concentra.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Když psali Ústavu, pokryli blátem dlažební kostky před halou, aby se mohli soustředit.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Ked písali našu Ústavu, tak dali hlinu cez všetky dlažobné kocky vonku pred halou tak, aby sa mohli sústrediť.

İlgili Sayfalar