taşların ile cümle
taşların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu lahitler daha sonra antik dönem sanatının köşe taşlarını oluşturacaktır.Потому, что именно здесь — корни авангардного искусства.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Каждое правление оставляло следы в камне.
Oyunda amaç rakibin taşlarını bitirmektir.Цель игры — захватить все камни соперника.
Önce Altın tüm taşlarını dizer, sonra Gümüş.كان يُسك أولًا من الذهب، ثم صار فيما بعد من الفضة.
Doğal seçilim, modern biyolojinin temel taşlarından biridir.الاصطفاء الطبيعي هو حجر أساسي في علم الأحياء الحديث.
Atın en dikkat çekici özelliği taşların üzerinden atlayabilmesidir.والحصان هو القطعة الوحيدة التي يمكنها القفز فوق القطع الأخرى.
Girişin sağ ve solunda somaki kurnalar vardır, ayna taşlarının işçiliği dikkat çeker.وهناك مغتسلات صنعت من رخام السماقي على يمين ويسار المدخل تجذب انتباه الزوار، كما تجذبهم جودة صنع المرايا.
Malzemelerin bazıları taşların arasında gizlidir.وقد انتزع أجزاء من الحجارته.
Bu taşların biri ak, diğeri karadır.كان أحدهما من الذهب والآخر من الصلب.
Tapınağın taşlarının çoğu yerinde bırakılmış olup şimdi göl sularının altında yer almaktadır.A maior parte do templo de pedra foi deixada no lugar e agora está submersa sob as águas do Nilo.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.O mesmo acontece com a seleção de diamantes e pedras preciosas.
Taşların çoğu nemden korunması için nitrojen içinde saklanmaktadır.A maioria das pedras são guardadas em nitrogênio para mantê-las livres da umidade.
Adada bulunan en eski taşların tarihleri ancak 16 milyon yıl öncesine kadar gider.Amostras de rochas encontradas na Islândia datam de até há 16 milhões de anos.
Ayrıca daha sonraki başka inşaatlarda kullanılmak üzere bu tapınağın taşlarından yararlanılmıştır.Pelo menos algumas das pedras do templo foram usadas na construção de outros edifícios.
Vezir , satranç taşlarının en kuvvetlisidir.Rainhas são as peças mais poderosas.
Değerli taşların ışıltısına hayran kalmışlar.As portas estavam adornadas com metais preciosos.
Bitkisel ve hayvansal her organizma, bu temel yapı taşlarından oluşur.Todos os animais e plantas são dotados deste tipo de células.
Bilinen eski Türk bengi taşlarındandır.Ele tem medo das ruínas antigas.
Öz olarak taşların dizilişine bakıldığı zaman doğadan dinlendirici bir şekil ortaya çıktığı görülmektedir.Maar doordat de waarnemer meedraait lijkt voor hem dat het slingervlak met de klok mee gaat (rechtsom).
Bunlar, diğer taşların önünde bir duvar oluştururlar.Hieronder volgt een overzicht van de staande stenen.
Başlarına tas, tasların üstüne tülbent takarlardı.Zij droegen hun onderscheiding aan een lint om de hals.
Taşların içinde iki adet sahte okey taşı da vardır.In de molen bevinden zich twee koppels stenen.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Onder beide voeten bevindt zich een steen.
Vezir , satranç taşlarının en kuvvetlisidir.De dame is verreweg het sterkste schaakstuk.
Michelin kardeşler ayrıca kilometre taşlarının konulmasında da öncülük etmiştir.Zilver was er ook in het wielrennen, dankzij Michel Vaarten op de tijdrit over 1 kilometer.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Dat geldt eveneens voor het selecteren van de diamanten en edelstenen.
Mezar taşlarının yaklaşık 200'ü fresklerle süslenmiştir.Około 200 nagrobków jest udekorowana freskami.
Roma kültüründe, mezar taşlarında buna benzer birçok tasvire rastlanır.W grobach tej kultury dość często spotykamy ślady rabunku.
Geçmişten günümüze gelebilen eski taşların çoğunluğu 19. yüzyıla aittir.Istniejące przy nich obecnie kamienice w większości pochodzą z XIX wieku.
Bazen platform sabit kalır taşların ağırlığı artar.Niekiedy, by zwiększyć cierpienie, ciało obciążano kamieniami.
Yaz aylarında kıyılara kadar yaklaşıp, yumurtalarını taşların, yosunların arasına bırakırlar.Gojenie się owrzodzeń trwa miesiące i może prowadzić do przykurczy stawowych i powstawania bliznowców.
Burada 200-300 yıllık mezar taşlarına rastlamak mümkündür.Zachowało się tam szacunkowo od 100 do 200 kamieni nagrobnych.
Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.Dzisiaj nie wiadomo, gdzie one się znajdują.
Malzemelerin bazıları taşların arasında gizlidir.Niektóre z nich pokryte są kamieniami.
Toprak içinde veya taşların altında yaşarlar.Żyją zwykle pod ziemią lub pod kamieniami.
Kilometre taşlarının pek çoğu iyi durumda günümüze ulaşmıştır.Wiele zabytkowych budynków dotrwało do naszych czasów w dobrym stanie.
Bazı kaya mezarlarının cephelerinde adak taşlarının konduğu yuvalar görülmektedir.Krążą plotki, że wśród leżących tam kamieni można odnaleźć również elementy żydowskich nagrobków.
Bütün taşların amacı en ileri sıradaki kareye ulaşıp "dama" olmaktır.Pionek, który dojdzie do ostatniego rzędu planszy, staje się królówką (damką).
Taşların içinde iki adet sahte okey taşı da vardır.Po obu jego bokach znajdują się dwie kamienne ławy.
Bu mezar taşlarının kime ait olduğu ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.Det är inte säkert att stenen har något samband med dessa gravfält.
Mezar taşlarının üzerinde ölen kişilerin ismi, nereli oldukları, doğum tarihi ve ölüm yaşları yazmaktadır.På stenarna står den avlidnes hebreiska namn med datum för födelse och död.
Go oyununda taşların yerleştirilmesi ve hareket ettirilmesini kısıtlayıcı kurallar vardır.Att sätta spelregler och flytta gränser.
Sıradan satrançta olduğu gibi At diğer taşların üzerinden atlayabilir.Як і в класичних шахах, кінь може перестрибувати через інші фігури.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Є сліди двох людей на камені.
Doğal seçilim, modern biyolojinin temel taşlarından biridir.Природний добір — одна з найважливіших концепцій сучасної біології.
Elmas ve diğer değerli taşların kütlelerinin ölçümünde kullanılır.Аналогічно здійснюється відбір алмазів і дорогоцінних каменів.
Taşlarını ilk bitiren oyuncu, oyunu kazanır.Гравець, що зробив це першим, виграє.
Kuru otlaklarda, bazen de taşların altında rastlanır.Веде підземний спосіб життя, іноді перебуває під камінням.
Şeker Ahmet Paşa, çağdaş Türk resim sanatı’nın temel taşlarından biri olarak değerlendirilmektedir.Екер Ахмет-паша вважається одним із наріжних каменів сучасного турецького живопису.
Müzdelife, Şeytan taşlamak için taşların toplandığı yer.Zde sbírají poutníci kameny pro kamenování satana.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Stejně je tomu, i pokud jde o výběr diamantů a drahých kamenů.
Sanduka mezarlar ise mezar çukurları içine büyük, yassı taşların yerleştirilmesiyle yapılmıştır.Kámen byl vyhrazen pouze pro náboženské stavby, k nimž patří i hrobky.
Tahta üzerinde bulunan kareler satranç taşlarının hareket ettikleri "yolları" oluştururlar.Na těchto polích jsou položeny šachové kameny („figurky“).
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Na kamenech jsou patrné stopy po vodě z příkopu.
Ayrıca daha sonraki başka inşaatlarda kullanılmak üzere bu tapınağın taşlarından yararlanılmıştır.Někteří stavitelé v pozdější době využívali kameny z chrámu pro své vlastní stavby.
At, satranç oyununda hareketi sırasında diğer taşların üzerinden atlayabilen tek taştır.Jezdec je jedinou šachovou figurou, která se může pohybovat i přes ostatní šachové kameny.
Geçmişten günümüze gelebilen eski taşların çoğunluğu 19. yüzyıla aittir.Většina do současnosti dochovaných fresek pochází z 19. století.
Bazıları kesme taşların üst üste dizilmesi ile imal edilmişlerdir.Čas je zobrazován otáčením nejvyšších kamenných dílů.
Örnek olarak deniz tabanındaki taşların büyük bir kısmı yuvarlak şekillidir.Pohled ze Stupného na zasněženou Bukovinu Jedna z mnohých částí obce Stupné – Potoky.
Bazen taşların altında ya da kaya çatlakları arasında da bulunurlar.Obvykle se skrývá pod kameny nebo kořeny.