taşların ile cümle
taşların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sizin taşlarınız bu şekilde, rakibinizin taşları da şu şekilde olabilir.Wasze pionki mogą wyglądać tak, a pionki Waszego przeciwnika w ten sposób.
Sizin taşlarınız bu şekilde, rakibinizin taşları da şu şekilde olabilir.Τα πούλια σας μπορεί να είναι έτσι και τα πούλια του αντιπάλου μπορεί να είναι έτσι.
Sizin taşlarınız bu şekilde, rakibinizin taşları da şu şekilde olabilir.Ваша позиция может выглядеть вот таким образом, а шашки вашего оппонента могут быть расположены вот так.
Sizin taşlarınız bu şekilde, rakibinizin taşları da şu şekilde olabilir.Вашите пулове изглеждат така, а противниковите - така.
Sizin taşlarınız bu şekilde, rakibinizin taşları da şu şekilde olabilir.Ваші фігури виглядають так, а фігури вашого противника - так.
Sizin taşlarınız bu şekilde, rakibinizin taşları da şu şekilde olabilir.הכלים שלך עשויים להיראות ככה, והכלים של היריב עשויים להיראות ככה.
Sizin taşlarınız bu şekilde, rakibinizin taşları da şu şekilde olabilir.قد تبدوا قطعك هكذا وقطع خصمك قد تبدوا هكذا
Sizin taşlarınız bu şekilde, rakibinizin taşları da şu şekilde olabilir.対戦相手の駒はバツで表しましょう チェッカーのルールには 分かりづらいものがありますがここでは触れません
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.A vezmouce jiné kamení, vyplní jím místo onoho kamení; tolikéž hliny jiné vezmouce, vymaží dům.
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.A vezmú iné kamene a vložia ich na miesto vyňatých kameňov a tiež vezmú inú hlinu a vymažú dom.
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.In druge kamene naj vzamejo in jih denejo namesto onih kamenov, in z drugim ilom naj omažejo hišo.
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.그들은 다른 돌로 그 돌을 대신하며 다른 흙으로 집에 바를지니라
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.Poi si prenderanno altre pietre e si metteranno al posto delle prime e si intonacherà la casa con altra calce
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.rồi lấy đá khác trám vào chỗ đá cũ , và đem hồ mới tô lại khắp nhà .
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.rồi lấy đá khác trám vào chỗ đá cũ, và đem hồ mới tô lại khắp nhà.
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.und andere Steine nehmen und an jener Statt tun und andern Lehm nehmen und das Haus bewerfen.
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.и возьмут другие камни, и вставят вместо тех камней, и возьмут другую обмазку, и обмажут дом.
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.и да вземат други камъни, които да вложат вместо ония камъни, и да вземат друга вар и да измажат къщата.
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.ולקחו אבנים אחרות והביאו אל תחת האבנים ועפר אחר יקח וטח את הבית׃
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.ويأخذون حجارة اخرى ويدخلونها في مكان الحجارة ويأخذ ترابا آخر ويطيّن البيت.
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.又 要 用 別 的 石 頭 、 代 替 那 挖 出 來 的 石 頭 . 要 另 用 灰 泥 墁 房 子
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyup evi yeniden sıvayacaklar.又 要 用別 的 石頭 、 代替 那 挖出 來 的 石頭 . 要 另用 灰泥墁 房子
Sonra sorunun en sevdiğim kısmı geliyor. Bu babanın taşlarına hakaret mi?) (Gülüşmeler)Dies Beleidigung Vaters Steine?) (Lachen)
Sonra sorunun en sevdiğim kısmı geliyor. Bu babanın taşlarına hakaret mi?) (Gülüşmeler)[Este insulto às pedras do pai?] (Risos)
Sonra sorunun en sevdiğim kısmı geliyor. Bu babanın taşlarına hakaret mi?) (Gülüşmeler)Це образа для каменів батька?) (Сміх)
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.A aterizat la fundul apei în nămol şi -- "fâşş" -- a dispărut! -- chiar din faţa ochilor mei.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.Chú hạ xuống ngay đống gạch vụn và "fwoosh!"---biến mất!--- ngay trước mắt tôi.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.E' caduto sul fondo tra i detriti e -- "puf!" -- sparito! -- proprio davanti ai miei occhi.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.Elle atterrit au fond dans les graviers et - " pfuitt " -- elle disparut ! -- juste sous mes yeux.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.Er landete auf dem Grund im Geröll und -- zack -- verschwand! -- vor meinen Augen.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.Hij landde op de bodem op de stenen en -- "fwoesjh" -- verdween! -- vlak voor mijn ogen.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.돌무더기 위에 앉는가 했더니 "아뿔싸" 한순간에 사라져버렸습니다 바로 제 눈앞에서 말이죠
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.Leért a tengerfenékre és -- "huss!" -- eltűnt! a szemem láttára.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.Se metió abajo en los escombros y desapareció ante mis ojos.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.-- " viuh!" -- hävisi sen tien! -- ihan silmieni alla.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.Zsunęła się na kamieniste dno i - puff! - zniknęła! - na moich oczach.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.Приземи се върху чакъла на дъното и - пуф! - изчезна! - право пред очите ми.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.הוא נחת על הקרקעית ואז ---פווווש!--- נעלם! ממש לנגד עיניי.
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.حل على كومة من الحصى وثم "فوووووششش" واختفى على مرأى من عيني
Tabandaki taşların üzerine indi ve -- "hoooop!" -- yok oldu! -- gözlerimin önünde.バシュッと一瞬で消えたのです 私の目の前でです そこで私は6歳にして決めました
Taşların 33'ü그 도중 33개의 돌들은
Taşların 33'ü Nina, Pinto ve Santa Maria'ya kaçırılıyor ve Yeni Dünya'da yayılıyor.Also werden 33 Steine auf die Nina, Pinta und Santa Maria geschmuggelt und in der Neuen Welt verstreut.
Taşların 33'ü Nina, Pinto ve Santa Maria'ya kaçırılıyor ve Yeni Dünya'da yayılıyor.Aşa că 33 dintre pietre sunt trimise pe vasele Nina, Pinta şi Santa Maria şi sunt împrăştiate în Lumea Nouă.
Taşların 33'ü Nina, Pinto ve Santa Maria'ya kaçırılıyor ve Yeni Dünya'da yayılıyor.Assim, 33 das pedras são levadas ocultamente na Nina, Pinta e Santa Maria e espalhadas pelo Novo Mundo.
Taşların 33'ü Nina, Pinto ve Santa Maria'ya kaçırılıyor ve Yeni Dünya'da yayılıyor.Jadi 33 batu tadi diselundupkan ke Nina, Pinta, dan Santa Maria dan disebarkan di Dunia Baru.
Taşların 33'ü Nina, Pinto ve Santa Maria'ya kaçırılıyor ve Yeni Dünya'da yayılıyor.Szóval 33 követ felcsempésznek a Ninára, a Pintára és a Santa Mariára és szétterítik őket az Újvilágban.
Taşların 33'ü Nina, Pinto ve Santa Maria'ya kaçırılıyor ve Yeni Dünya'da yayılıyor.Więc 33 z kamieni zostają przeszmuglowane na Ninę, Pintę i Santa Marię i rozchodzą się po Nowym Świecie.
Taşların 33'ü Nina, Pinto ve Santa Maria'ya kaçırılıyor ve Yeni Dünya'da yayılıyor.И така, 33 от камъните са изнесени на Ниня, Пинта и Санта Мария, и се разпръснали по Новия свят.
Taşların 33'üVậy nên 33 viên đá được lén đưa
Taşların 33'üאם כך, 33 מהאבנים הוברחו
Taşların 33'üلذا تم تهريب الاحجار على ثلاث دفعات ال 33 حجر الاولى
Taşların 33'üニーニャ号、ピンタ号 サンタ・マリア号(コロンブスの船)に
Taşların çok sert olmaması da ilginç bir sorun.Een interessant probleem is dat de steen niet erg hard is.
Taşların çok sert olmaması da ilginç bir sorun.Ein interessantes Problem ist, dass der Stein nicht sehr hart ist.
Taşların çok sert olmaması da ilginç bir sorun.Jeden interesujący problem polega na tym, że te kamienie nie są bardzo twarde.
Taşların çok sert olmaması da ilginç bir sorun.한가지 흥미로운 점은 이 돌이 그리 단단하지 않다는 거예요.
Taşların çok sert olmaması da ilginç bir sorun.O problemă interesantă, e piatra nu e foarte grea.
Taşların çok sert olmaması da ilginç bir sorun.Un problema interesante es que la piedra no es muy dura.
Taşların çok sert olmaması da ilginç bir sorun.Un problema interessante, è che la pietra non è molto dura.
Taşların çok sert olmaması da ilginç bir sorun.Un problème intéressant, est que la pierre n'est pas très dure.