taşları ile cümle

taşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Genellikle kuyumculukta altın, gümüş ve kıymetli taşların ağırlıklarını belirtmekte kullanılır.Diffuso è l'uso di gioielli in argento e perline.
Bazalt öğütme taşlarından 75 adet ele geçmiştir.Vennero costruiti 75 elicotteri di questa versione.
Kapı mil taşlarına dayanılarak yapılara kapılardan girildiği belirtilmektedir.Si può notare che le due pietre che formavano la porta sono ancora in piedi.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Ama i gioielli e gli oggetti preziosi.
Değerli taşları ile kendini süsledi.Она украсила себя драгоценными камнями.
Dün gece onun değerli taşlarını çaldılar.Вчера ночью у неё украли драгоценные камни.
Hamle: Zayıf oyuncu beyaz taşları alır.Первым ходит игрок, ставящий белые камни.
Dolayısıyla asal sayılar, doğal sayıların "temel inşa taşları" olarak düşünülebilir.Таким образом, простые числа являются элементарными «строительными блоками» натуральных чисел.
Bu mezarların taşlarından bazıları torağa gömülü halde iken 1993 yılındaki tadilatta ortaya çıkartılmıştır.Тогда-же были спрятаны колокола церкви, откопанные в 1993 году.
"Osmanlı Mezar Taşları-8-". turizmhaberleri.com.«Могильщик-8» — гоночный грузовик.
Yaz aylarında kıyılara kadar yaklaşıp, yumurtalarını taşların, yosunların arasına bırakırlar.Во второй половине лета и осенью дятел переключается на семена и плоды растений, в том числе орехи и ягоды.
Taşları nerede, başları nerede, elleri avuçları nerede?”Первое время было трудно разобрать, где голова, где руки и ноги.
Taşların içine oyulmuştur.На него насыпались камни.
Filmlerde satranç taşları "Lewis Chessmen" kopyalarından esinlenilerek hazırlanmıştır.В фильмах шахматные фигуры изображены с использованием реплик шахмат с острова Льюис.
14 Şubat 2011’de, W3C HTML5 için açık kilometre taşlarıyla HTML Çalışma Grubu’nu genişletmiştir.14 февраля 2011 года W3C увеличил срок работы для рабочей группы HTML с промежуточными снимками для HTML5.
Önce Altın tüm taşlarını dizer, sonra Gümüş.На золотых погонах вводятся золотые звёздочки, на серебряных — серебряные.
Bazen platform sabit kalır taşların ağırlığı artar.Иногда в основу печи клали большую каменную плиту.
Amerikan Nazi Partisi tarafından mezarların olduğu yere mezar taşları yaptırılmıştır.На братских могилах советских воинов были установлены гранитные надгробия.
Bu lahitler daha sonra antik dönem sanatının köşe taşlarını oluşturacaktır.Потому, что именно здесь — корни авангардного искусства.
Bunu ispatlayan en önemli belge ise mezar taşlarıdır.Всё, что я могу дать им, — это достойная могилка.
Buradaki ilk mezar taşları gösterişten uzaktır.Даже первая загадка в гробнице окажется трудной.
Tabanları, birkaç santimlik yassı dere taşlarıyla döşenmiş, üzerleri sıkıştırılan toprakla örtülmüştür.Листья пружинят, хотя они выкованы из стали и составляют единое целое со стволом.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Каждое правление оставляло следы в камне.
Bu oyunlardaki bütün satranç taşları bilinen sıradan satrançta kullanılan satranç taşlarıdır.Число фигур остаётся таким же, как и в обычных шахматах.
Oyunda amaç rakibin taşlarını bitirmektir.Цель игры — захватить все камни соперника.
Önce Altın tüm taşlarını dizer, sonra Gümüş.كان يُسك أولًا من الذهب، ثم صار فيما بعد من الفضة.
Satranç taşları, satranç oyununda kullanılan simgelerdir.وهو نفس اللوح المستخدم في لعبة الشطرنج.
Doğal seçilim, modern biyolojinin temel taşlarından biridir.الاصطفاء الطبيعي هو حجر أساسي في علم الأحياء الحديث.
Safra taşları çok çeşitli boyda, bir kum taşı kadar küçük, bir pingpong topu kadar büyük olabilirler.حصاة المرارة يمكن ان تختلف في الحجم والشكل من صغيرة مثل حبة الرمل إلى كبيرة مثل كرة الغولف.
Satranç, iki oyuncu arasında satranç tahtası ve taşları ile oynanan bir masa oyunu.طاولة برقعتين للعب الشطرنج ولعبة ميل.
Atın en dikkat çekici özelliği taşların üzerinden atlayabilmesidir.والحصان هو القطعة الوحيدة التي يمكنها القفز فوق القطع الأخرى.
"Manastır taşlarıyla örmüşler Muş'u dört baştan".الدير محاط بسور حجري فيه اربعة ابراج.
Girişin sağ ve solunda somaki kurnalar vardır, ayna taşlarının işçiliği dikkat çeker.وهناك مغتسلات صنعت من رخام السماقي على يمين ويسار المدخل تجذب انتباه الزوار، كما تجذبهم جودة صنع المرايا.
Malzemelerin bazıları taşların arasında gizlidir.وقد انتزع أجزاء من الحجارته.
Bu taşların biri ak, diğeri karadır.كان أحدهما من الذهب والآخر من الصلب.
Tabanları, birkaç santimlik yassı dere taşlarıyla döşenmiş, üzerleri sıkıştırılan toprakla örtülmüştür.كذلك كانت الخيول كثيرًا ما تسرج بسروج من القماش مرسوم عليها شعار النبالة.
Aden'deki Yahudi mezarlıklarında ise 12.yüzyıla ait mezar taşları bulunmaktadır.تم العثور على شواهد القبور أيضا في المقابر اليهودية في عدن التي يرجع تاريخها إلى حوالي القرن الثاني عشر.
Taşları nerede, başları nerede, elleri avuçları nerede?”E disseram: 'Onde estão os caras nas calças justas?
Tapınağın taşlarının çoğu yerinde bırakılmış olup şimdi göl sularının altında yer almaktadır.A maior parte do templo de pedra foi deixada no lugar e agora está submersa sob as águas do Nilo.
İnşaat 1983 yılında başlamış, temel taşları 25 Haziran 1984 tarihinde yerleştirilmiştir.A construção começou em 1983; a pedra angular foi instalada no dia 25 de Junho de 1984.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.O mesmo acontece com a seleção de diamantes e pedras preciosas.
Taşların çoğu nemden korunması için nitrojen içinde saklanmaktadır.A maioria das pedras são guardadas em nitrogênio para mantê-las livres da umidade.
Taş halkalar, erken iki tekerlekli at arabaları, tanrıların insan biçimci dikili taşları.Círculos de pedras, primeiras bigas de duas rodas, estátuas de pedras de deidades antropomórficas.
Adada bulunan en eski taşların tarihleri ancak 16 milyon yıl öncesine kadar gider.Amostras de rochas encontradas na Islândia datam de até há 16 milhões de anos.
Siyasi hürriyet ve insan hakları açık toplum yapısının temel taşlarıdır.Liberdade política e direitos humanos são os princípios fundamentais que regem a sociedade aberta.
Ayrıca daha sonraki başka inşaatlarda kullanılmak üzere bu tapınağın taşlarından yararlanılmıştır.Pelo menos algumas das pedras do templo foram usadas na construção de outros edifícios.
Vezir , satranç taşlarının en kuvvetlisidir.Rainhas são as peças mais poderosas.
Değerli taşların ışıltısına hayran kalmışlar.As portas estavam adornadas com metais preciosos.
Dev taşları, Neretva Nehri'nin sularına gömüldü.Tumbas romanas foram encontrados perto do rio Nala.
Bu yatak da çakıl taşlarıyla doldu.O caminho, porém, é cheio de pedras.
Bitkisel ve hayvansal her organizma, bu temel yapı taşlarından oluşur.Todos os animais e plantas são dotados deste tipo de células.
Köyün muhtelif yerlerinde tarihi kaldırım taşları vardır.Na área em volta existem pedras com pinturas antigas.
Bunların tabanı da küçük çakıl taşlarıyla kaplıdır.Sua fachada é coberta por pequenas pedras.
Hemen her evde öğütme taşları bulunduğu belirtilmektedir.Pode-se afirmar que em todas as casas tem bicicletas.
Günümüzde Büyük Piramidin bu yapılarda kullanılmış söz konusu taşları halen görülebilir durumdadırlar.Ainda hoje se podem ver os ninhos de metralhadoras construídos com pedras encontradas no local.
Bilinen eski Türk bengi taşlarındandır.Ele tem medo das ruínas antigas.
Ancak söz konusu inşa işlerinde kullanılmak üzere birçok antik kalıntının taşları söküldü.Esta substituiu muitos outros tipos de madeira em aplicações de construção por estas razões.
Dolayısıyla asal sayılar, doğal sayıların "temel inşa taşları" olarak düşünülebilir.Priemgetallen kunnen als de "bouwstenen" van de natuurlijke getallen worden beschouwd.
Taş halkalar, erken iki tekerlekli at arabaları, tanrıların insan biçimci dikili taşları.Kenmerkend zijn steencirkels, vroege strijdwagens met twee wielen, en antropomorfe stenen stèles van goden.
Öz olarak taşların dizilişine bakıldığı zaman doğadan dinlendirici bir şekil ortaya çıktığı görülmektedir.Maar doordat de waarnemer meedraait lijkt voor hem dat het slingervlak met de klok mee gaat (rechtsom).

İlgili Sayfalar