taşları ile cümle

taşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Межи передвигают, угоняют стада и пасут у себя .
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.גבלות ישיגו עדר גזלו וירעו׃
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.ينقلون التخوم. يغتصبون قطيعا ويرعونه.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.有 人 挪 移 地 界 、 搶 奪 群 畜 而 牧 養
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.有 人 挪移 地界 、 搶奪 群 畜 而 牧養
İsveç’te 2001 Öğretmenlik Eğitimi Reformunun temel yapı taşlarından birisi hayat boyu öğrenmedir.Elaboración de un informe nacionalsobre la educación superior
Ki bunlar da bedende amino asitlerin yapı taşlarıdır.là những khối xây dựng nên những amino Axít trong cơ thể con người.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım. Dünyanın geri kalanı ile bağlayabilmeniz lazım.Bạn cũng cần phải cho tôi biết, bạn có những liên kết quan trọng với thế giới bên ngoài.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım. Dünyanın geri kalanı ile bağlayabilmeniz lazım.Devi anche darmi paragoni col resto del mondo.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.Je moet ze ook laten weten dat er maatstaven zijn.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.시금석이 될만한 것이 있는지도 얘기해야 합니다.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.Sie müssen mir auch erzählen, dass es Prüfsteine gibt.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.También tienen que hacerme saber que hay referentes.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.Trebuie să-mi indicați și că există anumite pietre de încercare.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.Vous devez également m'indiquer quels sont les critères d'étape.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.Вие трябва също да ми покажете, че има допирни точки
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.Надо сослаться на хорошо мне знакомое, ощутимое.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.אתם גם צריך לידע אותי שיש נקודות מגע
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.ويجب أن تعلمني بأن هنالك محكات.
Kilometre taşları olduğunu anlatmanız lazım.他の世界と結びつけて説明するのです
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.da skal han la de stener som flekkene er på, brytes ut og kastes utenfor byen, på et urent sted.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.il sacerdote ordinerà che si rimuovano le pietre intaccate e si gettino in luogo immondo, fuori di città
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.käskeköön hän murtaa pois ne kivet, joissa tarttuma on, ja heittää ne ulos kaupungista saastaiseen paikkaan.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.그는 명하여 색점 있는 돌을 빼어 성 밖 부정한 곳에 버리게 하고
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.rozkáže, aby vyňali kamene, na ktorých je rana, a aby ich vyhodili von za mesto na nečisté miesto.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.Rozkáže vyníti kamení, na němž by rána taková byla, a vyvrci je ven za město na místo nečisté.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.să poruncească să se scoată pietrele atinse de rană, şi să le arunce afară din cetate într'un loc necurat.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.skal Præsten give Ordre til at udtage de angrebne Sten og kaste dem hen på et urent Sted uden for Byen
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.thì phải truyền gỡ mấy cục đá bị vít lây, liệng ra ngoài thành trong một nơi dơ dáy;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.thì_phải truyền gỡ mấy cục đá bị vít lây , liệng ra ngoài thành trong một nơi dơ_dáy ;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.то священник прикажет выломать камни, на которых язва, и бросить их вне города на место нечистое;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.וצוה הכהן וחלצו את האבנים אשר בהן הנגע והשליכו אתהן אל מחוץ לעיר אל מקום טמא׃
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.يأمر الكاهن ان يقلعوا الحجارة التي فيها الضربة ويطرحوها خارج المدينة في مكان نجس.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.就 要 吩 咐 人 把 那 有 災 病 的 石 頭 挖 出 來 、 扔 在 城 外 不 潔 淨 之 處
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.就要 吩咐 人 把 那 有 災病 的 石頭 挖出 來 、 扔在 城外 不 潔淨 之 處
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.(101:15) ибо рабы Твои возлюбили и камни его, и о прахе его жалеют.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.(102:15) Car tes serviteurs en aiment les pierres, Ils en chérissent la poussière.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Căci robii Tăi iubesc pietrele Sionului, şi le e milă de ţărîna lui.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Các tôi tớ Chúa yêu chuộng đá Si-ôn, Và có lòng thương xót bụi đất nó.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Các tôi_tớ Chúa yêu_chuộng đá Si-ôn , Và có lòng thương_xót bụi đất nó .
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Du skall stå upp och förbarma dig över Sion; se, det är tid att du bevisar det nåd; ja, stunden har kommit.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Du vil reise dig, du vil forbarme dig over Sion; for det er tiden til å være det nådig, timen er kommet.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Eens zult U Zich over Jeruzalem komen ontfermen. De tijd is aangebroken om Uw stad genade te geven.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Kajti hlapcem tvojim je drago njega kamenje in smili se jim njega prah.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.주의 종들이 시온의 돌들을 즐거워하며 그 티끌도 연휼히 여기나이다
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Nouse ja armahda Siionia, sillä aika on tehdä sille laupeus ja määrähetki on tullut.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Porque os teus servos têm prazer nas pedras dela, e se compadecem do seu pó.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Te kelj fel, könyörülj a Sionon! Mert ideje, hogy könyörülj rajta, mert eljött a megszabott idõ.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.thi dine Tjenere elsker dets Sten og ynkes over dets Grushobe.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Tu sorgerai, avrai pietà di Sion, perché è tempo di usarle misericordia: l'ora è giunta
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Tus siervos aman sus piedras, y de su polvo tienen compasión
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Ty povstana, smiluješ se nad Sionem, nebo čas jest učiniti milost jemu, a čas uložený přišel.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Ty povstaneš a zľutuješ sa nad Sionom, lebo je čas učiniť mu milosrdenstvo, lebo už prišiel určený čas.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Ty powstawszy zmiłujesz się nad Syonem; boć czas, żebyś się zlitował nad nim, gdyż przyszedł czas naznaczony.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Επειδη οι δουλοι σου αρεσκονται εις τους λιθους αυτης και σπλαγχνιζονται το χωμα αυτης.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Защото слугите Ти копнеят за камъните му, И милеят за пръстта му.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.כי רצו עבדיך את אבניה ואת עפרה יחננו׃
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.‎لان عبيدك قد سرّوا بحجارتها وحنّوا الى ترابها‎.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.你 的 僕 人 原 來 喜 悅 他 的 石 頭 、 可 憐 他 的 塵 土
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.你 的 僕人 原 來喜 悅 他 的 石頭 、 可 憐 他 的 塵土

İlgili Sayfalar