taşları ile cümle
taşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.We zagen deze afwisselingen tussen de sedimenten die er zo uitzien - grind, keien en een hoop zand.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.Widzieliśmy zmienność w osadach, która wygląda tak: tu jest żwir i otoczaki i trochę piasku.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.Wir sahen Wechsel zwischen solchen Sedimentschichten hier - mit Kies, Steinen und Sand.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.Υπάρχουν εκεί μέσα χαλίκια και πέτρες και ένας σωρός από άμμο.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.כאן יש סוגים שונים של חצץ והרבה חול.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.هناك الحصى موجودة وكمية من الرمل.
Burda irili ufaklı çakıl taşları ve bir parça kum var.それに砂もありますね これは深海にある物質で
Bu teknik değerli taşların ve metallerin kristale yerleştirilmesine izin veren sıkı korunulan bir sırdır.وتعد هذه التقنية من الأسرار المحمية والتي تتيح الترصيع المحكم والدقيق للأحجار والمعادن
Büyük bir kaya yerine çakıl taşlarını kullanalım bu sefer.커다란 돌을 하나 그리는 대신에
Büyük bir kaya yerine çakıl taşlarını kullanalım bu sefer.Takže použiji kamínky místo jednoho velkého kamene.
Büyük bir kaya yerine çakıl taşlarını kullanalım bu sefer.יש לי גולות, במקום סלע גדול.
Bu yüzden ölmüyorlar. Ölümsüzlükleri Felsefe Taşlarından geliyor.Niiden kuolemattomuus on Viisasten kivien ansiota.
Çakıl taşları pistonumuzu aşağıya çekiyor. -피스톤이 눌린 상태를 유지하고 있습니다
Çakıl taşları pistonumuzu aşağıya çekiyor. -Takže to je můj píst, který je tlačen dolů těmito kamínky.
Çakıl taşları pistonumuzu aşağıya çekiyor. -זאת הבוכנה, והיא מוחזקת על ידי הגולות האלה.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.Cei ce aveau pietre scumpe le-au dat pentru vistieria Casei Domnului în mînile lui Iehiel, Gherşonitul.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.Ci też co mieli drogie kamienie, dawali je do sksarbu domu Pańskiego, do rąk Jehijela Giersończyka.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.Ja jolla oli hallussaan jalokiviä, antoi ne Herran temppelin aarteisiin, geersonilaisen Jehielin huostaan.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.Kdožkoli měli kamení drahé, dávali do pokladu domu Hospodinova do rukou Jechiele Gersunského.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.무릇 보석이 있는 자는 게르손 사람 여히엘의 손에 부쳐 여호와의 전 곳간에 드렸더라
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.og de som eide edelstener, gav dem til skatten i Herrens hus, som gersonitten Jehiel hadde opsyn over.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.og de, som ejede Ædelsten, gav dem til HERRENs Hus's Skat, der stod under Gersoniten Jehiels Tilsyn.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.Phàm ai có đá quí , thì giao cho Giê-hi-ên về dòng Ghẹt-sôn , để dâng vào kho của Ðức_Giê - hô-va .
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.Phàm ai có đá quí, thì giao cho Giê-hi-ên về dòng Ghẹt-sôn, để dâng vào kho của Ðức Giê-hô-va.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.valakinél [drága]kövek találtatának, adák az Úr házának kincséhez, a Gersoniták közül való Jéhiel kezébe.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.И у кого нашлись дорогие камни, те отдавали и их в сокровищницу дома Господня, на руки Иехиилу Герсонитянину.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.והנמצא אתו אבנים נתנו לאוצר בית יהוה על יד יחיאל הגרשני׃
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.ومن وجد عنده حجارة اعطاها لخزينة بيت الرب عن يد يحيئيل الجرشوني.
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.凡 有 寶 石 的 都 交 給 革 順 人 耶 歇 、 送 入 耶 和 華 殿 的 府 庫
Değerli taşları olanlar, Gerşonlu Yehielin denetiminde, bunları RABbin Tapınağının hazinesine verdi.凡有 寶石 的 都 交給 革順人 耶歇 、 送入 耶和華 殿 的 府庫
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.A potrieskal modlárske stĺpy a posekal háje a ich miesto zaplnil ľudskými kosťami.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.A potřískal obrazy, háje posekal, a místa jejich naplnil kostmi lidskými.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.A sfărîmat stîlpii idoleşti şi a dărîmat Astarteele, şi locul lor l -a umplut cu oase omeneşti.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Destrozó las piedras rituales, cortó los árboles rituales de Asera y llenó sus lugares con huesos humanos
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.És összetörte az oszlopokat és kivágatta az Aserákat, és azok helyeit embercsontokkal töltötte meg.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Fece a pezzi le stele e tagliò i pali sacri, riempiendone il posto con ossa umane
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Han lod Stenstøtterne nedbryde og Asjerastøtterne omhugge og Pladsen fylde med Menneskeknogler.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Hän murskasi patsaat ja hakkasi maahan asera-karsikot ja täytti niiden sijan ihmisten luilla.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Han slog sönder stoderna och högg ned Aserorna; och platsen där de hade stått fyllde han med människoben.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Il brisa les statues et abattit les idoles, et il remplit d`ossements d`hommes la place qu`elles occupaient.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.In strl je stebre s podobami in posekal Ašere, njih mesta pa je napolnil s človeškimi kostmi.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.왕이 또 석상들을 깨뜨리며 아세라 목상들을 찍고 사람의 해골로 그곳에 채웠더라
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Người bẻ gãy các trụ thờ , đánh_đổ các hình_tượng Át - tạt-tê , và chất đầy hài_cốt tại_chỗ nó đã đứng .
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Người bẻ gãy các trụ thờ, đánh đổ các hình tượng Át-tạt-tê, và chất đầy hài cốt tại chỗ nó đã đứng.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Semelhantemente quebrou as colunas, e cortou os aserins, e encheu os seus lugares de ossos de homens.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.und zerbrach die Säulen und rottete aus die Ascherabilder und füllte ihre Stätte mit Menschenknochen.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Και συνετριψε τα αγαλματα και κατεκοψε τα αλση και εγεμισε τους τοπους αυτων απο οστα ανθρωπων.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.и изломал статуи, и срубил дубравы, и наполнил место их костями человеческими.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.И сломи изтуканите, съсече ашерите и напълни местата им с човешки кости.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.ושבר את המצבות ויכרת את האשרים וימלא את מקומם עצמות אדם׃
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.وكسّر التماثيل وقطع السواري وملأ مكانها من عظام الناس.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.又 打 碎 柱 像 、 砍 下 木 偶 、 將 人 的 骨 頭 充 滿 了 那 地 方
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.又 打碎 柱 像 、 砍下 木偶 、 將人 的 骨頭充滿 了 那 地方
Dişlerimi çakıl taşlarıyla kırdı, Kül içinde diz çöktürdü bana.Er hat meine Zähne zu kleinen Stücken zerschlagen. Er wälzt mich in der Asche.
Dişlerimi çakıl taşlarıyla kırdı, Kül içinde diz çöktürdü bana.És kova-kõvel tördelte ki fogaimat; porba tiprott engem.
Dişlerimi çakıl taşlarıyla kırdı, Kül içinde diz çöktürdü bana.Han knuste mine tenner, han gav mig småsten å ete, han trykte mig ned i asken.
Dişlerimi çakıl taşlarıyla kırdı, Kül içinde diz çöktürdü bana.Han lät mina tänder bita sönder sig på stenar, han höljde mig med aska.
Dişlerimi çakıl taşlarıyla kırdı, Kül içinde diz çöktürdü bana.Hän on purettanut minulla hampaat rikki soraan, painanut minut alas tomuun.
Dişlerimi çakıl taşlarıyla kırdı, Kül içinde diz çöktürdü bana.Hij liet mij steengruis eten en brak mijn tanden; in de as en het vuil rolde Hij mij.
Dişlerimi çakıl taşlarıyla kırdı, Kül içinde diz çöktürdü bana.Il a brisé mes dents avec des cailloux, Il m`a couvert de cendre.