taşlama ile cümle
taşlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.I być może najbardziej oczywistym tego przykładem jest kamienowanie cudzołożników.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.In najbolj nazoren primer bi bilo kamenjanje prešuštnikov.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.간통을 범한 자에게 돌을 던지라는 것이 가장 확연한 예가 되겠죠.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Och kanske det tydligaste exemplet är det att stena äktenskapsförbrytare.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Și poate că cel mai clar exemplu este să dai cu pietre în adulteri.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Talán a legjobb példa erre a házasságtörők megkövezése.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Talvez que o exemplo mais claro seja o apedrejamento de adúlteras.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Tím nejlepším příkladem je kamenování cizoložníků.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Und das wahrscheinlich deutlichste Beispiel ist das Steinigen von Ehebrechern.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Và có lẽ ví dụ rõ ràng nhất của vấn đề này là ném đá vào kẻ ngoại tình.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Y quizá el ejemplo más claro era la lapidación de adúlteros.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Με πιο καθαρό παράδειγμα το λιθοβολισμό των μοιχών.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Може би най-ясният пример за това е замерянето на прелюбодейци с камъни.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Показательным примером будет предписание забивать камнями прелюбодеев.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.ואולי הדוגמה הברורה ביותר היא לסקול נואפים.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.وربما اوضح مثال عن ذلك هو رجم الزناة.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.可能最清晰嘅例子喺是向通姦嘅人丟石頭。
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.(笑)
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.Det var min upplevelse av stening. Det gör att jag kan prata mer allvarligt om de här stora frågorna.
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.Đó là thử nghiệm ném đá của tôi và nó đồng ý với tôi nói về những vấn đề lớn đó theo cách nghiêm túc hơn.
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.Esa fue mi experiencia con la lapidación, que me permitió tratar de forma más seria estos grandes asuntos.
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.Hát ez volt az én kövezési élményem, és ezáltal még komolyabban beszélhetek ezekről a nagyszabású témákról.
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.그게 저의 돌 던지기 경험담입니다. 그리고 이런 경험은 좀 더 큰 이슈들을 여러분께 진지하게 이야기할 기회를 제공한 거죠.
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.Αυτός ήταν ο λιθοβολισμός, και μου επέτρεψε να μιλάω πιο σοβαρά γι' αυτά τα μεγάλα θέματα.
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.זה היה הנסיון שלי בסקילה, והנסיון אפשר לי לדבר בדרכים יותר רציניות על הנושאים הגדולים האלה.
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.كانت هذه تجربتي مع الرجم و قد اتاحت لي التحدث بجدية عن هذه القضايا الكبرى
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.まじめに皆さんにお伝えする機会を与えてくれました 聖書はなぜある部分は野蛮で
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.所以,這是我投石的經驗,這容許我 去用較嚴肅的方法去談及這些重要的課題,
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Allora raccolsero pietre per scagliarle contro di lui; ma Gesù si nascose e uscì dal tempio
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Bấy giờ chúng lấy đá đặng quăng vào Ngài; nhưng Ðức Chúa Jêsus đi lén trong chúng, ra khỏi đền thờ.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Bấy_giờ chúng lấy đá đặng quăng vào Ngài ; nhưng Ðức_Chúa_Jêsus đi lén trong chúng , ra khỏi đền thờ .
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Da hoben sie Steine auf, daß sie auf ihn würfen. Aber Jesus verbarg sich und ging zum Tempel hinaus. {}
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Då togo de upp stenar för att kasta på honom. Men Jesus gömde sig undan och gick sedan ut ur helgedomen.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Da tok de stener op for å kaste på ham; men Jesus skjulte sig og gikk ut av templet.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Então pegaram em pedras para lhe atirarem; mas Jesus ocultou-se, e saiu do templo.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Entonces tomaron piedras para arrojárselas, pero Jesús se ocultó y salió del templo
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.저희가 돌을 들어 치려하거늘 예수께서 숨어 성전에서 나가시니라
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Là-dessus, ils prirent des pierres pour les jeter contre lui; mais Jésus se cacha, et il sortit du temple.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Så toge de Sten for at kaste på ham; men Jesus skjulte sig og gik ud af Helligdommen.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Silloin he poimivat kiviä heittääksensä häntä niillä; mutta Jeesus lymysi ja lähti pyhäköstä.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Tedaj pograbijo za kamenje, da bi ga lučali vanj. Ali Jezus se skrije in odide iz templja.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.На следния ден едно голямо множество, което бе дошло на празника, като чуха, че Исус идел в Ерусалим,
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.אז ירימו אבנים לרגם אתו וישוע התעלם ויצא מן המקדש ויעבר בתוכם עבור וחלוף׃
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.فرفعوا حجارة ليرجموه. اما يسوع فاختفى وخرج من الهيكل مجتازا في وسطهم ومضى هكذا
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.於 是 他 們 拿 石 頭 要 打 他 . 耶 穌 卻 躲 藏 、 從 殿 裡 出 去 了
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.於是 他 們拿 石頭 要 打他.耶穌卻 躲藏 、 從殿裡 出去 了
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.Ich versuche hier nicht, jemandem die Schuld zuzuschieben.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.Ik wil hier geen stenen werpen.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.저는 여기서 누군가에게 돌을 던지려고 하는 건 아닙니다.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.Maintenant, je n'essaye pas de lancer des pierres.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.Most nem akarok köveket hajígálni.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.Na nikoho nechcem ukazovať prstom.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.No estoy intentando lanzar piedras.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.Non voglio lapidare nessuno.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.Nu incerc sa arunc cu pietre.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.С това не се опитвам да хвърлям камъни.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.Я не пытаюсь бросать в кого-то камни.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.עכשיו, אני לא מנסה לזרוק כאן אבנים.
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.أنا لا أحاول ان أنتقد أحدا هنا
Simdi burada taslama yapmaya calismiyorum.私もれっきとしたその聖職者たちの一員で