Ana içeriğe geç
Sözlük

taş ile cümle

taş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Dan büyük bir taşla yaralı köpeğin üstesinden geldi.Dan finished the wounded dog off with a big rock.
Dan yarım milyon dolar içeren bir çanta taşıyordu.Dan was carrying a bag containing half a million dollars.
Dan boşandıktan sonra Londra'ya taşındı.Dan moved to London after his divorce.
Dan çantayı omuzunda taşıdı.Dan carried the bag on his shoulder.
Tom bir buket çiçek taşıyarak odaya girdi.Tom walked into the room, carrying a bouqet of flowers.
Dan her zaman silah taşıdı.Dan always carried a gun.
Dan pazar günü taşındı.Dan moved in on Sunday.
Dan kolejden ayrılıp Kanada'ya taşınmayı planladı.Dan planned to drop out of college and move to Canada.
Dan, Linda'yı Londra'ya taşınmaya ikna etti.Dan talked Linda into moving to London.
Dan alanının dışına taşındı.Dan moved out of the area.
Onu senin için taşımamı istiyor musun?Do you want me to carry that for you?
Tom gerçekten sana taşlar attı mı?Did Tom really throw rocks at you?
Tom bavullarımı taşımama yardım etti.Tom helped me carry my suitcases.
Tom spor çantasını omuzunda taşıdı.Tom carried his duffel bag on his shoulder.
Eve geri taşınıyor musun?Are you moving back home?
Tom her iki bavulu da kendi başına taşımayı başardı.Tom managed to carry both suitcases by himself.
Ne kadar süre önce buraya taşındın?How long ago did you move here?
Neden bir silah taşıyorsun?Why are you carrying a gun?
Tom başka bir şey mi taşıyordu?Was Tom carrying anything else?
Tom bir milyon dolar içeren bir çanta taşıyor.Tom is carrying a bag containing a million dollars.
Bu masayı taşımama yardım et.Help me move this desk.
Hiç Boston'a geri taşınacağını düşünüyor musun?Do you think you'll ever move back to Boston?
Tom'un Boston'a taşınalı üç hafta oluyor.It's been three weeks since Tom moved to Boston.
Lütfen çantanı taşıyayım.Please let me carry your bag.
Tom Alaska'ya taşınana kadar hiç bir geyik görmemişti.Tom had never seen a moose until he moved to Alaska.
Dan ve Linda sonunda Londra'ya taşındı.Dan and Linda eventually moved to London.
Dan eşyalarını Linda'nın evinden dışarı taşıdı.Dan moved his things out of Linda's house.
Doktor, babamın ağır şeyler taşımasına müsaade etmedi.The doctor didn't allow my father to carry heavy things.
Onun yoluna taş koymak istemedik.We didn't want to get in his way.
Geçenlerde taşındılar.They moved in recently.
Onlar buraya geçenlerde taşındılar.They moved here recently.
Ne kadar korkunç! Onlar ölümüne adam taşladılar.How horrible! They stoned the man to death.
Gelecek ay taşınacağım.Next month, I'm going to move.
Tom, Boston'a taşınmaya karar verdi.Tom has decided to move to Boston.
Tom ve Mary Boston'a taşındılar.Tom and Mary moved to Boston.
Tom ve Mary, Boston'a taşınmayı planlıyor.Tom and Mary are planning to move to Boston.
Sadece Tom ve Mary'nin Boston'a taşındığını duydum.I just heard that Tom and Mary are moving to Boston.
Bunu benim için taşıyabilir misin?Can you carry this for me?
Bu suşi restoranının suşi taşıyan bir konveyör bantı var.This sushi restaurant has a conveyor belt that carries sushi.
Tom üniversiteyi bıraktı ve Boston'a taşındı.Tom dropped out of college and moved to Boston.
Tom kolunun altında kar kaykayını taşıyordu.Tom was carrying his snowboard under his arm.
O tam olarak coşku nedeniyle taşan biri değildi.He wasn't exactly overflowing with enthusiasm.
Tom, yeni dairesine taşınmak için yardım almaya mecbur.Tom's bound to need help to move into his new apartment.
Tom henüz apartmanından taşınmadı.Tom hasn't yet moved out of his apartment.
Ne zaman taşınıyorsun?When are you moving?
Belki Tom kanapeyi taşımana yardım edebilir.Maybe Tom can help you move the sofa.
Taşıma ücreti ne kadar.How much is the handling charge?
Bu kolye yeşim taşından yapılmış.This necklace is made of jade.
O, yeşim taşının tıbbi özellikleri olduğuna inanmaktadır.She believes that jade has medicinal properties.
Benim ayakkabımda bir taş var.There is a stone in my shoe.
Tom gerçekten Boston'a taşındı mı?Did Tom really move to Boston?
Ben bir torba pirinç bir taşıyorum.I carry a bag of rice.
Geçen hafta yeni bir eve taşındım ve dün kütüphanede ders çalıştım.I moved to a new house last week, and I studied in the library yesterday.
Ne zaman taşınacağımıza karar vermemiz gerekiyor.We need to decide when we'll move.
Ne zaman taşınacağımıza karar vermek zorundayız.We're forced to decide when we'll move.
Lütfen sandalyeyi bitişik odaya taşı.Please carry the chair into the adjacent room.
Tom, apartmanı paylaştığım kişi, geçen ay taşındı.Tom, with whom I was sharing the apartment, moved out last month.
Tom, dairemi paylaştığım adam, geçen ay taşındı.Tom, the guy who'd shared my apartment, moved out last month.
Bagajını taşıyayım. Yolculuktan yorgun olmalısın ve o ağır olmalı.Let me carry your baggage. You must be tired from the trip and it must be heavy.
Artık taş devrinde yaşamıyoruz.We are no longer living in the stone age.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod