Ana içeriğe geç
Sözlük

taş ile cümle

taş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom üç hafta önce taşındı.Tom moved out three weeks ago.
Tom üç hafta önce buraya taşındı.Tom moved here three months ago.
Sivrisinekler hastalık için taşıyıcıdırlar.Mosquitoes are a vector for disease.
Tom Mary'nin Boston'a taşındığını bilmeyen tek kişiydi.Tom was the only one who didn't know Mary had moved to Boston.
Bu benim için bir anlam taşımıyor.This doesn't make sense to me.
Gerçekten Boston'a taşınacak mısın?Are you really going to move to Boston?
Tom Boston'a taşındığında kaç yaşındaydı?How old was Tom when he moved to Boston?
Buraya yeni taşındım, bu yüzden kimseyi tanımıyorum.I just moved here, so I don't know anyone yet.
14 yaşından itibaren Hollanda'da kimlik taşımak zorunluluğu vardır.From the age of 14 one is obliged to carry ID in Holland.
Biri Tom'a bir taş attı.Someone threw a rock at Tom.
Tom'u taşırken yardıma ihtiyacım var.I need help carrying Tom.
Ebola virüsü taşıdıklarından süphelenilen kişiler için 21 günlük bir karantina vardır.There is a 21-day quarantine for people suspected of having contracted the Ebola virus.
Hücreler yaşamın yapı taşlarıdır.Cells are the building blocks of life.
Artık uğramıyor. Belki farklı bir şehre taşındı.Tom doesn't come around anymore. Maybe he's moved to a different city.
Boston'a taşınmak istiyorum.I want to move to Boston.
Bu hayati önem taşıyan bir konu.It's a matter of vital importance.
Boston'a taşınıyor olacaklar mı?Will they be moving to Boston?
Bavullarımı taşımama yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me carry my suitcases.
Bunu benim için üst kata taşıyabilir misin?Would you carry this upstairs for me?
Boston, taşınacağım şehirdir.Boston is the city I will be moving to.
Boston'a taşınmaya karar verdim.I've decided to move to Boston.
Sadece Boston'a taşınmaya karar verdim.I've just decided to move to Boston.
Tom Boston'a taşındığında onu gerçekten özleyeceğim.I'm really going to miss Tom when he moves to Boston.
Tom'un ve Mary'nin piyanoyu taşımasına yardım etmek zorundayım.I have to help Tom and Mary move a piano.
Tom omuzunda bir spor çantası taşıyor.Tom is carrying a duffel bag on his shoulder.
Tom omuzunda bir spor çanta taşıyor.Tom is carrying a duffel bag over his shoulder.
Tom bir elinde silah ve diğerinde bir bıçak taşıyor.Tom is carrying a gun in one hand and a knife in the other.
Taşı gediğine koymaya çalışıyorum.I'm trying to make a point.
Ben ülke genelinde taşınıyorum.I'm moving across the country.
Tom neden Boston'a taşınmayı planlıyor?Why is Tom planning to move to Boston?
Bunu benim için ikinci kata kadar taşır mısın?Would you carry this up to the second floor for me?
Bunlar, birer devrim niteliği taşıyan adımlardır.These are steps of a revolutionary nature.
Tom kendi başına üç kutuyu taşıyabildi.Tom managed to carry all three boxes by himself.
Kanepeyi taşımama yardımcı ol.Help me move the couch.
Tom üç yıl önce Boston'dan buraya taşındı.Tom moved here from Boston three years ago.
Bir şey kesin; ummadık taş, baş yarabilir.One thing's for sure: you can expect the unexpected.
Cihaz taşınabilir.The device is portable.
Tom kömür madenlerinde çalışmak istemiyordu, bu nedenle kente taşındı.Tom didn't want to work in the coal mines, so he moved to the city.
Orion kapsülü bir gün Mars'a insan taşıyabilir.The Orion capsule may one day carry human beings to Mars.
Atlas, dünya'yı omuzlarında taşıdı.Atlas bore the Earth on his shoulders.
O, yağmur yağdığı için bir şemsiye taşıyor.He's carrying an umbrella because it's raining.
Köpeğe taş atmayın.Don't throw stones at the dog.
Fransa'ya taşınmadan önce, İsveç'te yaşıyordu.Before she moved to France, she lived in Sweden.
Ben bir taşa takıldım ve o beni yakalamasaydı, boğaza düşerdim.I tripped on a stone, and if he hadn't caught me, I would have fallen into the gorge.
Tom bir şemsiye taşıyor.Tom is carrying an umbrella.
Bir böbrek taşım vardı.I had a kidney stone.
Tom bir evrak çantası taşıyor.Tom is carrying a briefcase.
Tom taşınma sürecinde.Tom is in the process of moving.
Ben silah taşımıyorum.I don't wear a gun.
Tom ve John birlikte taşındılar.Tom and John moved in together.
Tom bir bardak su taşıyordu.Tom was carrying a glass of water.
Tom seçeneklerini düşünüp taşınıyor gibi görünüyor.Tom seems to be weighing his options.
Tom taşındığınızı söylüyor.Tom says you're moving out.
Ben taşınmıyorum.I'm not moving out.
Tom'la ne zaman taşınıyorsunuz?When are you moving in with Tom?
Bir silah taşıyor musun?Do you carry a weapon?
Silah taşıyor musun?Do you carry weapons?
Tom genellikle bir çakı taşır.Tom usually carries a pocketknife.
Tom Mary'nin Boston'a taşındığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary had moved to Boston.
Tom Mary'nin Boston'a taşınmak istediğini biliyordu.Tom knew Mary wanted to move to Boston.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod