taşıyan ile cümle

taşıyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sinek doktoru, çabucak mikrobu taşıyan bir sinek türünü tespit etti.І спеціаліст по мухах дуже швидко встановив, що є один вид мух, який переносить хворобу.
Sinek doktoru, çabucak mikrobu taşıyan bir sinek türünü tespit etti.Специалист по мухам очень быстро выяснил, что заразу переносит только один вид мух.
Sinek doktoru, çabucak mikrobu taşıyan bir sinek türünü tespit etti.והרופא של החרקים אבחן במהירות שישנו חרק אחד שנשא את החיידק.
Sinek doktoru, çabucak mikrobu taşıyan bir sinek türünü tespit etti.هناك ذبابة واحدة قد حملت المرض لقد أعطى مدرسة الأطفال في الحي
Sinek doktoru, çabucak mikrobu taşıyan bir sinek türünü tespit etti.ある種のハエを特定してくれました 彼はそのコミュニティの学童達に
Sonra tapınağın damını taşıyan iki ana sütunun ortasında durup sağ eliyle birini, sol eliyle ötekini kavradı.Daarop greep hij de twee middelste zuilen waarop de tempel rustte.
Sonra tapınağın damını taşıyan iki ana sütunun ortasında durup sağ eliyle birini, sol eliyle ötekini kavradı."집을 버틴 두 가운데 기둥을 하나는 왼손으로, 하나는 오른손으로 껴 의지하고"
Sonra tapınağın damını taşıyan iki ana sütunun ortasında durup sağ eliyle birini, sol eliyle ötekini kavradı.וילפת שמשון את שני עמודי התוך אשר הבית נכון עליהם ויסמך עליהם אחד בימינו ואחד בשמאלו׃
Sonra tapınağın damını taşıyan iki ana sütunun ortasında durup sağ eliyle birini, sol eliyle ötekini kavradı.وقبض شمشون على العمودين المتوسطين اللذين كان البيت قائما عليهما واستند عليهما الواحد بيمينه والآخر بيساره.
Sonra tapınağın damını taşıyan iki ana sütunun ortasında durup sağ eliyle birini, sol eliyle ötekini kavradı.參 孫 就 抱 住 托 房 的 那 兩 根 柱 子 . 左 手 抱 一 根 、 右 手 抱 一 根
Sonra tapınağın damını taşıyan iki ana sütunun ortasında durup sağ eliyle birini, sol eliyle ötekini kavradı.參孫 就 抱住 托 房 的 那 兩 根 柱子 . 左手 抱 一 根 、 右手 抱 一 根
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Además, Salomón tenía 70.000 cargadores y 80.000 canteros en la región montañosa
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Ezenkivül Salamonnak hetvenezer teherhordója, és nyolczvanezer kõvágója volt a hegyen.
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.In Salomon jih je imel sedemdeset tisoč, ki so nosili bremena, in osemdeset tisoč njih, ki so sekali v gorah,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.솔로몬에게 또 담군이 칠만인이요 산에서 돌을 뜨는 자가 팔만인이며
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Měl také Šalomoun sedmdesáte tisíc nosičů, a osmdesáte tisíc těch, kteříž tesali na hoře,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Och Salomo hade sjuttio tusen män som buro bördor, och åttio tusen som höggo sten i bergen,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Salomo hadde sytti tusen bærere og åtti tusen stenhuggere på fjellene,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Salomo havde 70.000 Lastdragere og 80.000 Stenhuggere i Bjergene
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Sa-lô-môn còn có bảy vạn người khiêng gánh , và tám vạn người đẽo đá trong
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Sa-lô-môn còn có bảy vạn người khiêng gánh, và tám vạn người đẽo đá trong
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Tinha também Salomão setenta mil que levavam as cargas, e oitenta mil que talhavam pedras nas montanhas,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Und Salomo hatte siebzigtausend, die Last trugen, und achtzigtausend, die da Steine hieben auf dem Berge,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Και ειχεν ο Σολομων εβδομηκοντα χιλιαδας αχθοφορων και ογδοηκοντα χιλιαδας λιθοτομων εν τω ορει
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Еще у Соломона было семьдесят тысяч носящих тяжести и восемьдесят тысяч каменосеков в горах,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.Соломон имаше и седемдесет хиляди бременосци и осемдесет хиляди каменоделци в планините,
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.ויהי לשלמה שבעים אלף נשא סבל ושמנים אלף חצב בהר׃
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.وكان لسليمان سبعون الفا يحملون احمالا وثمانون الفا يقطعون في الجبل
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.所 羅 門 用 七 萬 扛 抬 的 、 八 萬 在 山 上 鑿 石 頭 的
Süleymanın yük taşıyan 70 000, dağlarda taş kesen 80 000 adamı vardı.所羅門 用 七 萬 扛 抬的 、 八萬 在 山上 鑿 石頭的
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:A fájlok beszúrásánál használt fájlmaszk:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Archivos con la siguiente & máscara:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Bestanden met de volgende & maskers:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Dateien mit der & folgenden Maske:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Ficheiros com as seguintes & máscaras:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:File con le seguenti & maschere:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Filer med följande & masker:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Indsæt filer med følgende & maske:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Insérer les fichiers correspondants aux & motifs suivants & #160;:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Liitä tämän päätteiset tiedostot:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:다음의 마스크에 파일 삽입하기( M):
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Pliki z określoną & maską:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Vložit soubory s následující & maskou:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Vložiť súbory so touto & maskou:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Vstavi datoteke z naslednjo & masko:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Αρχεία με τα παρακάτω & μοτίβα:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Вмъкване на файлове, отговарящи на следния & шаблон:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Вставити з такими & масками:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Файлы по & маске:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:ملفات مع متابعة:
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:次のマスクに一致するファイル(M):
Tanıdığım en parlak mühendislerden bazıları kendilerinde bir çeşit sanatçı kalitesi taşıyanlardı.Alcuni dei migliori ingegneri che conosco sono quelli che hanno una certa qualità artistica in sé.
Tanıdığım en parlak mühendislerden bazıları kendilerinde bir çeşit sanatçı kalitesi taşıyanlardı.A legjobb mérnökökben, akiket ismerek, ott van ez a fajta művészi hajlam.
Tanıdığım en parlak mühendislerden bazıları kendilerinde bir çeşit sanatçı kalitesi taşıyanlardı.Algunos de los más brillantes ingenieros que conozco son los que tienen cierta cualidad artística en ellos.
Tanıdığım en parlak mühendislerden bazıları kendilerinde bir çeşit sanatçı kalitesi taşıyanlardı.Einige der brillantesten Ingenieure, die ich kenne, sind diejenigen, die künstlerische Fähigkeiten haben.
Tanıdığım en parlak mühendislerden bazıları kendilerinde bir çeşit sanatçı kalitesi taşıyanlardı.제가 아는 가장 천재적인 엔지니어들 중에는 이런 예술적인 기질을 가지고 있는 사람들이 많습니다.
Tanıdığım en parlak mühendislerden bazıları kendilerinde bir çeşit sanatçı kalitesi taşıyanlardı.Một số trong những kỹ sư xuất sắc nhất mà tôi biết là những người mang trong mình tố chất nghệ thuật.
Tanıdığım en parlak mühendislerden bazıları kendilerinde bir çeşit sanatçı kalitesi taşıyanlardı.Někteří z vůbec nejlepších inženýrů, co znám, mají i umělecké nadání.
Tanıdığım en parlak mühendislerden bazıları kendilerinde bir çeşit sanatçı kalitesi taşıyanlardı.Sommige van de meest briljante ingenieurs die ik ken zijn degenen met dat soort artistieke eigenschappen.
Tanıdığım en parlak mühendislerden bazıları kendilerinde bir çeşit sanatçı kalitesi taşıyanlardı.Unii dintre cei mai inteligenţi ingineri pe care îi cunosc sunt aceia care au şi calităţi artistice.

İlgili Sayfalar