taşıyan ile cümle

taşıyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Bấy_giờ , đền tạm đã tháo_dỡ , rồi con_cháu Ghẹt-sôn và con_cháu Mê-ra-ri khiêng đền tạm , bèn ra_đi .
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Cînd a fost desfăcut cortul, au pornit întăi fiii lui Gherşon şi fiii lui Merari, ducînd cortul.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Da derpå Boligen var taget ned, brød Gersoniterne og Merariterne op og bar Boligen.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Da zerlegte man die Wohnung, und zogen die Kinder Gerson und Merari und trugen die Wohnung.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.És elbontatván a hajlék, elindulának Gersonnak és Mérárinak fiai, a hajlék hordozói.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.이에 성막을 걷으매 게르손 자손과 므라리 자손이 성막을 메고 발행하였으며
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.La Dimora fu smontata e i figli di Gherson e i figli di Merari si misero in cammino portando la Dimora
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Lalu Kemah TUHAN dibongkar, dan berangkatlah kaum Gerson dan Merari yang memikul Kemah itu
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Le tabernacle fut démonté; et les fils de Guerschon et les fils de Merari partirent, portant le tabernacle.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Medtem so razdeli prebivališče, in sinovi Gersonovi in Merarijevi so odrinili, noseč prebivališče.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Så blev tabernaklet tatt ned, og Gersons barn og Meraris barn, de som bar tabernaklet, brøt op.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Složen jest také i příbytek, a šli synové Gersonovi a synové Merari nesouce příbytek.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Una vez desarmado el tabernáculo, partieron los hijos de Gersón y los hijos de Merari que lo llevaban
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Zatem złożono przybytek, i ciągnęli synowie Gersonowi, i synowie Merarego, niosąc przybytek.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Και κατεβιβασαν την σκηνην και οι υιοι Γηρσων και οι υιοι Μεραρι εσηκωθησαν, βασταζοντες την σκηνην.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.И снята была скиния, и пошли сыны Гирсоновы и сыны Мерарины, носящие скинию.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.Тогава, като се сне скинията, дигнаха се гирсонците и мерарийците, които носеха скинията.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.והורד המשכן ונסעו בני גרשון ובני מררי נשאי המשכן׃
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.ثم أنزل المسكن فارتحل بنو جرشون وبنو مراري حاملين المسكن.
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.帳 幕 拆 卸 、 革 順 的 子 孫 、 和 米 拉 利 的 子 孫 、 就 抬 著 帳 幕 先 往 前 行
Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğullarıyla Merarioğulları yola koyuldular.帳幕 拆卸 、 革順 的 子孫 、 和 米拉利 的 子孫 、 就 抬 著帳 幕 先 往 前行
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.af Naftali 1.000 Førere, fulgt af 37.000 Mænd med Skjold og Spyd;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.av Naftali ett tusen hövitsmän, och med dem trettiosju tusen, väpnade med sköld och spjut;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.A z pokolenia Neftalimowego książąt tysiąc, a z nimi z tarczami i z kopijami trzydzieści i siedm tysięcy.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.de Naftali, mil chefes, e com eles trinta e sete mil com escudo e lança;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.De Neftalí, 1.000 principales, y con ellos 37.000 con escudo y lanza
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.De Nephthali, mille chefs, et avec eux trente-sept mille, portant le bouclier et la lance.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Din Neftali, o mie de căpetenii, şi cu ei treizeci şi şapte de mii, cari purtau scutul şi suliţa.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.In od Neftalija tisoč poveljnikov, in ž njimi nosečih ščit in sulico sedemintrideset tisoč.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.납달리 중에서 장관 일천명과 방패와 창을 가지고 함께한 자가 삼만 칠천명이요
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Nafthali [nemzetségé]bõl ezer fõember vala; és õ velek paizszsal s kopjával harminczhétezer vala.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.og av Naftaii tusen høvedsmenn og med dem syv og tretti tusen mann med skjold og spyd;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Van de stam van Naftali kwamen duizend officieren en 37.000 manschappen, uitgerust met schilden en speren.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Về Nép-ta-li, có một ngàn quan cai, với ba vạn bảy ngàn người cầm khiên cầm giáo theo mình.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Về_Nép - ta-li , có một_ngàn quan cai , với ba vạn bảy ngàn người cầm khiên cầm giáo theo mình .
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.von Naphthali tausend Hauptleute und mit ihnen, die Schild und Spieß führten, siebenunddreißigtausend;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Z Naftaliho veliteľov tisíc a s nimi ozbrojených veľkým štítom a kopijou tridsaťsedem tisíc.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Z Neftalímova pak pokolení knížat tisíc, a s nimi pavézníků a kopidlníků třidceti a sedm tisíc.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Και εκ του Νεφθαλι, χιλιοι αρχηγοι, και μετ' αυτων θυρεοφοροι και λογχοφοροι τριακοντα επτα χιλιαδες.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.из колена Неффалимова тысяча вождей и с ними тридцать семь тысяч с щитами икопьями;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.от Нефталима, хиляда началници, и с тях тридесет и седем хиляди щитоносци и копиеносци;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.ומנפתלי שרים אלף ועמהם בצנה וחנית שלשים ושבעה אלף׃
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.ومن نفتالي الف رئيس ومعهم سبعة وثلاثون الفا بالاتراس والرماح.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.拿 弗 他 利 支 派 、 有 一 千 軍 長 、 跟 從 他 們 拿 盾 牌 和 槍 的 、 有 三 萬 七 千 人
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.拿弗他利 支派 、 有 一千 軍長 、 跟從 他 們拿 盾牌 和 槍的 、 有 三 萬 七千 人
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Ao que lhe disseram: Ninguém há na tua parentela que se chame por este nome.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.A povedali jej: Veď nie je nikoho z tvojho príbuzenstva, kto by sa volal tým menom!
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Då sade de till henne: »I din släkt finnes ju ingen som har det namnet.»
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Ei i-au zis: ,,Nimeni din rubedeniile tale nu poartă numele acesta.``
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.És mondának néki: Senki sincs a te rokonságodban, a ki ezen a néven neveztetnék.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Họ nói : Trong bà con_ngươi không ai có tên đó .
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Họ nói: Trong bà con ngươi không ai có tên đó.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Ils lui dirent: Il n`y a dans ta parenté personne qui soit appelé de ce nom.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.In reko ji: Saj ni nikogar v sorodstvu tvojem, ki bi mu bilo tako ime.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.I řekli k ní: Však nižádného není v rodu tvém, kterýž by sloul jménem tím.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.I rzekli do niej: Żadnego nie masz w rodzinie twojej, co by go zwano tem imieniem.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.저희가 가로되 네 친족 중에 이 이름으로 이름한 이가 없다 하고
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Le dissero: «Non c'è nessuno della tua parentela che si chiami con questo nome»
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Niin he sanoivat hänelle: "Eihän sinun suvussasi ole ketään, jolla on se nimi".
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Og de sagde til hende: "Der er ingen i din Slægt, som kaldes med dette Navn."

İlgili Sayfalar