ta ile cümle

ta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O kötü bir tavşandı.That was an evil bunny.
Ben gerçek bir balık değilim, ben sadece tamamen bir peluşum.I'm not a real fish, I'm just a mere plushy.
Kaç tane yakın arkadaşın var?How many close friends do you have?
Belki bu onun için tam olarak aynı olacaktır.Maybe it will be exactly the same for him.
Sizinle yaşamamın yaşam tarzınızı etkilediğini düşünüyorum.I think my living with you has influenced your way of living.
Eğer şarkı sözlerine bakarsan, çok anlam taşımıyor.If you look at the lyrics, they don't really mean much.
Eğer beni bu şekilde tanımıyor idiysen, kısaca beni tanımamışsın demektir.If you didn't know me that way then you simply didn't know me.
Yine de büyük olasılıkla ne olacağını tahmin edebilirsin.You can probably guess what happens though.
Herkes seninle tanışmak istiyor.Sen ünlüsün!Everyone wants to meet you. You're famous!
Resmi yazıyı tamamen küçümsüyorum.I utterly despise formal writing!
"Yuvarlanan taş yosun tutmaz" bir atasözüdür."A rolling stone gathers no moss" is a proverb.
"Ne zaman geri döneceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı.""When will you be back?" "It all depends on the weather."
"Ne oldu?" küçük beyaz tavşan sordu."What's the matter?" asked the little white rabbit.
Çavdara yoksulluk tahılı denirdi.Rye was called the grain of poverty.
Pasaportundaki fotoğrafa benzemeye başladığında bir tatile gitmelisin.When you're beginning to look like the photo in your passport, you should go on a holiday.
Sırça köşkte oturanlar başkalarına taş atmamalılar.Those who live in glass houses should not throw stones.
Onu hiç tahmin etmedim.I would never have guessed that.
Sevgisiz hayat tamamen anlamsızdır.Life without love is just totally pointless.
Ailem aptal şeyler hakkında tartışmayı sürdürüyor. Bu çok can sıkıcı!My parents keep arguing about stupid things. It's so annoying!
Bu tam bir karmaşa ve benim sinirime dokunuyor.It's a complete mess, and it's getting on my nerves.
"Bitirdin mi?" "Tam tersine, henüz başlamadım bile.""Have you finished?" "On the contrary, I have not even begun yet."
Hesap yapmak herkesin önünde tatmin olmanın kabul edilebilir tek sosyal yoludur.Doing math is the only socially acceptable way to masturbate in public.
Şimdi tatil bitti.The vacation is over now.
Tatil bitti artık.The vacation is over now.
Hayat ölümcül,cinsel,taşınan bir hastalıktır.Life is a fatal sexually transmitted disease.
Yapacak bir şeyiniz yoksa, odanızın tavanına bakın.If you don't have anything to do, look at the ceiling of your room.
Kaç tane sandviç kaldı?How many sandwiches are there left?
Dışarısı tamamen karanlık.It's all dark outside.
Siyah bir şapka takıyordu.She was wearing a black hat.
Bir tavşanın uzun kulakları ve kısa bir kuyruğu var.A rabbit has long ears and a short tail.
Tatile gitmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to go on a vacation.
İyi geceler. Tatlı rüyalarGood night. Sweet dreams.
Tavsiyene ihtiyacım var.I need your advice.
Bunun plastik olduğunu biliyordum ama ahşap gibi tadı vardı.I knew it was plastic but it tasted like wood.
Onu tanımıyorum.I don't know him.
Seve seve gelirdi fakat o tatildeydi.She would willingly come but she was on vacation.
Onlar tartıştılar.They quarreled.
Onu tanıyanlar onu seviyorlar.Those who know him like him.
Nasıl oluyor da Japon tarihi hakkında o kadar çok şey biliyorsun?How come you know so much about Japanese history?
Bir gün pilot olma fikrinin hayatımda tam olarak ne zaman oluştuğunu söyleyemem.I couldn't say when exactly in my life it occurred to me that I would be a pilot someday.
Sizin cesur ruhunuz sizi içinden taşıyacak.Your undaunted spirit will carry you through.
Onun tavsiyesi üzerine hareket etmeliydin.You should have acted on her advice.
Onun tarafından aldatıldın.You were taken in by her.
Onun tavsiyesine kulak vermelisin.You must pay attention to his advice.
Sen onun tavsiyesini kabul etmeliydin.You should have accepted his advice.
Onun tavsiyesini takip edebilirsin.You may as well follow his advice.
Yapman gereken tek şey onun tavsiyesini takip etmek.All you have to do is follow his advice.
Yapacağın tek şey onun tavsiyesini dinlemek.All that you have to do is to follow his advice.
Ondan tavsiye istemelisin.You ought to ask him for advice.
Benim tarafımda olduğuna kesin gözüyle baktım.I took it for granted that you were on my side.
Öğretmeninin tavsiyesini dinlemelisin.You should follow your teacher's advice.
Tabloyu temizlemelisin.You must clear the table.
Arabanı tamir ettirmelisin.You should get your car fixed.
Kendini tanıtmalıydın.You should have introduced yourself.
Tanıtım sırasında bir sonraki kişisin.You are the next in line for promotion.
Talimatlara uymayı öğrenmelisin.You must learn to obey instructions.
Dersi not alırken dikkatli olmanızı tavsiye ederim.I advise you to be careful in making notes for the lecture.
Tatilini nerede geçireceksin?Where are you going to spend the vacation?
Senin tatile ihtiyacın var.You are in need of a holiday.
Alt tarafı bir öğrencisin.You are nothing but a student.

İlgili Sayfalar