tırnak ile cümle
tırnak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Alle felter bliver citeret i uddata.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Alle velden worden in de uitvoer aangehaald.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Kaikki kentät on eroteltu sitaatein tulosteessa.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.출력 파일의 모든 필드에 인용 부호를 추가합니다.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Todos los campos se entrecomillan en la salida.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Todos os campos estão entre aspas no resultado.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Tous les champs sont entre guillemets dans la sortie.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Tutti i campi sono tra virgolette nel risultato.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Vsa polja so na izhodu citirana.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Všechna pole jsou ve výstupu v uvozovkách.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Všetky polia budú vo výstupe s úvodzovkami.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Wszystkie pola w pliku wyjściowym są ujęte w cudzysłowy.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Όλα τα πεδία είναι με εισαγωγικά στην έξοδο.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Все поля указываются в кавычках.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Всі поля у виводі вказуються в лапках.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.Заграждане на полетата с избраните кавички.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.כל השדות מצוטטים בפלט
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.الكل بوصة مخرجات.
Çıkıştaki tüm alanlar tırnak içindedir.すべてのフィールドはこの引用符でくくられます。
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Det ena krafsade på ena änden av pinnen, det andra barnet lyssnade på andra änden.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Det ene kradsede på pindens ende, et andet barn lyttede i den anden ende.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Een krabde aan het eind van de stok, het ander luisterde aan de andere kant.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Egyikük a bot végét babrálta, a másik a bot túlsó végén hallgatózott.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Eins kratzte am einen Ende des Stocks, das andere lauschte am anderen Ende.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Jedno drapało koniec kijka, a drugie dziecko słuchało na drugim końcu.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Jedno škrábalo na konec tyčky a to druhé poslouchalo na druhém konci.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.한 아이가 막대의 끝을 긁고 있었고 다른 아이는 반대편에서 듣고 있었습니다
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.L'un grattait le bout du bâton, un autre enfant écoutait à l'autre bout.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Một em cào một đầu của cái gậy, và em kia lắng nghe ở đầu bên kia.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Uma estava a raspar numa das pontas do pau, e a outra criança ouvia na outra ponta.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Uno di loro percuoteva un'estremità del bastone, e l'altro poggiava all'orecchio l'altra estremità.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Uno raspaba un extremo del palo mientras el otro niño escuchaba en el otro extremo.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Unul zgâria la un capăt al băţului celălalt copil asculta la celălalt capăt al băţului.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Yang satu menggores ujung tongkat itu dan anak lain mendengar pada ujung satunya.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Το ένα παιδί ΄γρατζούνιζε' το ένα άκρο, το άλλο άκουγε από την άλλη άκρη.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Едното дращело по края на една пръчка, а другото слушало с другия край на пръчката.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Один скрёб конец палки, а второй приложил ухо к другому ее концу.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.אחד גירד את קצה המקל והאחר האזין בקצה השני.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.وكان واحداً منهما يخدش نهاية العصا والآخر يستمع بالطرف الآخر.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.もう一人が別の端っこで音を聞いていました ラエンネックは思いつきました
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Als je namelijk door je nagels kijkt kun je bloedvaten zien.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.왜냐하면 당신의 손톱을 들여다보면 알 수 있듯이 혈관을 볼 수 있기 때문입니다.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Mivel valójában, amikor átnézel a körmödön, láthatóak a vérerek.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Parce que, si vous regardez à travers vos ongles, vous pouvez voir des vaisseaux sanguins.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Perchè se si guarda attraverso le unghie, si vedono vasi saguigni
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Ponieważ patrząc przez paznokcie można spostrzec naczynia krwionośne.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Porque, se observarmos atentamente as unhas, podemos ver os vasos sanguíneos.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Vì, khi nhìn qua móng tay, bạn có thể thấy các mạch máu.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Ya que, cuando miras a través de las uñas, puedes ver los vasos sanguíneos.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Защото наблюдавайки ноктите си може да видите кръвните съдове.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.בגלל, שאתה יכול למעשה להסתכל מבעד לציפורניים שלך, אתה יכול לראות כלי דם.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.لأنك لو نظرت خلال أظافرك يمكنك رؤية الأوعية الدموية.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.血管が見えれば マラリアも見ることができるはずです
Deriniz pul pul ayrılıyor, saçlarınız, tırnaklarınız uzuyor, bu tarz şeyler.A bőr lehámlik, a haj nő, a körmök, ilyesmik.
Deriniz pul pul ayrılıyor, saçlarınız, tırnaklarınız uzuyor, bu tarz şeyler.A pele descama-se, o cabelo cresce, as unhas, esse género de coisas.
Deriniz pul pul ayrılıyor, saçlarınız, tırnaklarınız uzuyor, bu tarz şeyler.Haut blättert ab, Haare wachsen, Nägel, all das Zeug.
Deriniz pul pul ayrılıyor, saçlarınız, tırnaklarınız uzuyor, bu tarz şeyler.Huid schilfert af, haren groeien, nagels, dat soort dingen.
Deriniz pul pul ayrılıyor, saçlarınız, tırnaklarınız uzuyor, bu tarz şeyler.피부 껍질이 떨어져 나가고, 머리가 자라고, 손톱 등
Deriniz pul pul ayrılıyor, saçlarınız, tırnaklarınız uzuyor, bu tarz şeyler.Koža se lušči, lasje rastejo, nohti, te stvari.
Deriniz pul pul ayrılıyor, saçlarınız, tırnaklarınız uzuyor, bu tarz şeyler.La peau pèle, les cheveux poussent, les ongles, tout ça.
İlgili Sayfalar