tırnak ile cümle
tırnak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bibtex Tırnak Stili:Bibtex idézőjel stílusa:
Bibtex Tırnak Stili:Bibtex: in sitaatin tyyli:
Bibtex Tırnak Stili:Bibtex-Zitatstil:
Bibtex Tırnak Stili:Estilo de cita de BibTeX:
Bibtex Tırnak Stili:Estilos das citações BibTeX:
Bibtex Tırnak Stili:Opţiuni generale
Bibtex Tırnak Stili:Stile per le citazioni Bibtex:
Bibtex Tırnak Stili:Styl cytowania BibTeX:
Bibtex Tırnak Stili:Styles des citations BibTeX & #160;:
Bibtex Tırnak Stili:Způsob Bibtex citace:
Bibtex Tırnak Stili:Настройки на полето
Bibtex Tırnak Stili:Стиль цитирования bibtex:
Bibtex Tırnak Stili:Стиль цитування bibtex:
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.A bonobók és az emberek számára egyaránt, az élet nem csak kemény küzdelem.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Baik bagi bonobo dan manusia, hidup tidak hanya berwarna merah pada gigi dan cakar.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Đối với tinh tinh lùn và con người đều như nhau, cuộc sống không chỉ là màu hồng.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.För både bonober och människor, handlar livet inte bara om pur överlevnad.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Für Bonobos und Menschen gleichermaßen besteht das Leben nicht aus Zähnen und Klauen allein.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.보노보와 인간 모두에게 삶은 죽자 살자 싸우는 것이 아닙니다.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Para bonobos y humanos por igual, la vida no es sólo cruel y despiadada.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Pentru oameni și pentru maimuțele bonobo, viața nu este doar vânătoare și violență.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Per i bonobo, e per gli esseri umani, la vita non è fatta solo di zanne e artigli.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Pour les bonobos comme pour les humains, la vie n'est pas que violence prédatrice.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Pro bonoby stejně jako pro lidi život není vždycky jen krutá divočina.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Tanto para os bonobos como para os seres humanos, a vida não é sobrevivência e agressividade.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Zowel voor bonobo's als voor mensen, het leven is niet alleen 'rood in tand en klauw'.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Życie to nie tylko krew na kłach i pazurach.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Για τους μπονόμπο και τους ανθρώπους, η ζωή δεν είναι μόνο κόκκινη στα δόντια και στα νύχια.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Для бонобо, та й для людей життя - не тільки жорстока боротьба.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Как бонобо, так и человеку, жизнь показывает не только зубы и когти.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.Както за бонобо, така и за хората, животът не е само борба със зъби и нокти.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.עבור בונובו ובני אדם כאחד, החיים אינם רק מאבק אלים.
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.سواء كان ذلك ل" قردة البابون " أو للبشر ان الحياة ليست مجرد " جدية مطلقة "
Bonobo ve insanlar için hayat sadece diş ve tırnaktaki kırmızılık değil.人生はただ必死に生きるだけのものではありません 遊ぶのがもっともふさわしくないように思える時こそ
Buji tırnaklarında küçük ya da geniş bir açılma olmuştur, ve o boşluğu kapattığınızda bujiler motoru ateşler.Ela pode ter uma brecha menor, ou maior e você estreita-a para que faça faísca.
Buji tırnaklarında küçük ya da geniş bir açılma olmuştur, ve o boşluğu kapattığınızda bujiler motoru ateşler.Může mít kratší či delší mezeru a vy ji dáte blíž a tak dojde k jiskře.
Buji tırnaklarında küçük ya da geniş bir açılma olmuştur, ve o boşluğu kapattığınızda bujiler motoru ateşler.لأنها قد تكون هناك فجوة اقصر او اكبر ثم تجرب ان تقرب الفجوة و تحصل علي الشرارة
Bu kenarı bir santimetre kadar. Tırnak boyutunda.Размер стороны - около 1 сантиметра, примерно размер ногтя.
Bunlar da tırnaklarım.Este es mi uña.
Bunlar da tırnaklarım.To je můj nehet.
Bunlar da tırnaklarım.Това ми е нокътът.
Bunlar da tırnaklarım.זאת הציפורן שלי.
Bunu da tırnak içerisine alacağım çünkü elektron almak zorunda değilsiniz.Zapiszę to w cudzysłowie, bo nie zawsze będzie to rzeczywiście pozyskiwanie elektronów.
Bunu da tırnak içerisine alacağım çünkü elektron almak zorunda değilsiniz.В лапках тому, що ми не обов'язково отримаємо електрон.
Bunu da tırnak içerisine alacağım çünkü elektron almak zorunda değilsiniz.שמתי זאת במירכאות משום שאתה לא בהכרח
Bunu da tırnak içerisine alacağım çünkü elektron almak zorunda değilsiniz.وأنا وضعت ذلك في علامات اقتباس لأنك ليس بالضرورة
Bunu da tırnak içerisine alacağım.To też zapiszę w cudzysłowie.
Bunu da tırnak içerisine alacağım.Це теж беру в лапки.
Bunu da tırnak içerisine alacağım.לשים בו גם בגרשיים.
Bunu da tırnak içerisine alacağım.وسوف أضع ذلك في عروض الأسعار كذلك.
Bunu tırnak içerisine alıyorum çünkü elektron kaybetmek zorunda değilsiniz.Y pienso que sería justo poner un ejemplo para concretar todo esto.
Bunu tırnak içerisine alıyorum çünkü elektron kaybetmek zorunda değilsiniz."втрата".
Bunu tırnak içerisine alıyorum çünkü elektron kaybetmek zorunda değilsiniz.לאבד-הכנסתי אותו במירכאות משום שאתה לא בהכרח
Bunu tırnak içerisine alıyorum çünkü elektron kaybetmek zorunda değilsiniz.-فقدان وضعه في عروض الأسعار لأنك ليس بالضرورة
Bu yüzden, İngiltere Bankası ' bazı tırnak var:Έτσι, έχουμε μερικά αποσπάσματα από την Τράπεζα της Αγγλίας:
Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren hayvanların tümü.A dnia ósmego obrzezane będzie ciało nieobrzeski jego.
Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren hayvanların tümü.alla de fyrfotadjur som hava klövar och hava dem helkluvna, och som idissla, dem fån I äta.
Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren hayvanların tümü.Alle de firføtte dyr som har klover og har klovene kløvd helt igjennem, og som tygger drøv, dem kan I ete.
Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren hayvanların tümü.Alle Dyr, der har Klove, helt spaltede Klove, og tygger Drøv, må I spise.
Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren hayvanların tümü.Alles, was die Klauen spaltet und wiederkäut unter den Tieren, das sollt ihr essen.
İlgili Sayfalar