tırnağa ile cümle

tırnağa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.온 이스라엘 가운데 압살롬 같이 아름다움으로 크게 칭찬 받는 자가 없었으니 저는 발바닥부터 정수리까지 흠이 없음이라
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.וכאבשלום לא היה איש יפה בכל ישראל להלל מאד מכף רגלו ועד קדקדו לא היה בו מום׃
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.ولم يكن في كل اسرائيل رجل جميل وممدوح جدا كابشالوم من باطن قدمه حتى هامته لم يكن فيه عيب.
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以 色 列 全 地 之 中 、 無 人 像 押 沙 龍 那 樣 俊 美 、 得 人 的 稱 讚 . 從 腳 底 到 頭 頂 、 毫 無 瑕 疵
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以色列 全 地 之中 、 無人像 押 沙龍 那 樣 俊美 、 得 人 的 稱讚 . 從腳 底 到 頭頂 、 毫無 瑕疵
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Da nun der Philister sah und schaute David an, verachtete er ihn; denn er war ein Knabe, bräunlich und schön.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.In ko se Filistejec ozre in ugleda Davida, ga zaničuje; zakaj bil je mladenček in rdečkast, pa lepega obraza.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Keď potom pozrel Filištín a uvidel Dávida, pohŕdol ním, pretože bol iba mládenček, rumenný a krásnej postavy.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.그 블레셋 사람이 둘러보다가 다윗을 보고 업신여기니 이는 그가 젊고 붉고 용모가 아름다움이라
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Người Phi-li-tin xem Ða-vít, thấy người còn trẻ, nước da hồng hồng, mặt đẹp đẽ, thì khinh người.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Người_Phi - li-tin xem Ða - vít , thấy người còn trẻ , nước_da hồng hồng , mặt đẹp_đẽ , thì khinh người .
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Quando o filisteu olhou e viu a Davi, desprezou-o, porquanto era mancebo, ruivo, e de gentil aspecto.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.И когато филистимецът погледна наоколо и видя Давида, презря го, защото беше дете и рус и красив на лице.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.ויבט הפלשתי ויראה את דוד ויבזהו כי היה נער ואדמני עם יפה מראה׃
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.ولما نظر الفلسطيني ورأى داود استحقره لانه كان غلاما واشقر جميل المنظر.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.非 利 士 人 觀 看 、 見 了 大 衛 、 就 藐 視 他 . 因 為 他 年 輕 、 面 色 光 紅 、 容 貌 俊 美
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.非利士人 觀看 、 見 了 大衛 、 就 藐 視他 . 因為 他 年 輕 、 面色 光紅 、 容貌 俊美
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSela"주께서 주의 백성을 구원하시려고, 기름 받은 자를 구원하시려고 나오사 악인의 집머리를 치시며 그 기초를 끝까지 드러내셨나이다 (셀라)"
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSelaיצאת לישע עמך לישע את משיחך מחצת ראש מבית רשע ערות יסוד עד צואר סלה׃
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSelaخرجت لخلاص شعبك لخلاص مسيحك. سحقت راس بيت الشرير معرّيا الاساس حتى العنق. سلاه.
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSela你 出 來 要 拯 救 你 的 百 姓 、 拯 救 你 的 受 膏 者 、 打 破 惡 人 家 長 的 頭 、 露 出 他 的 腳 、 〔 腳 原 文 作 根 基 〕 直 到 頸 項 。 〔 細 拉
Kendi halkını, seçtiğin ulusu kurtarmaya geldin. Kötü soyun başını ezdin, Soydun onu tepeden tırnağa. _iSela你 出來 要 拯救 你 的 百姓 、 拯救 你 的 受 膏者 、 打破 惡人家 長 的 頭 、 露出 他 的 腳 、 〔 腳 原文 作 根基 〕 直 到 頸項 。 〔 細拉
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Bagaimanapun juga, orang itu. Aku tidak menyukai apapun tentangnya dari kepala sampai kaki.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Comunque, quel ragazzo. Non mi piace niente di lui dalla testa ai piedi.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.En tout cas, ce mec, je le déteste des pieds à la tête.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Irgendwie, dieser Kerl, <br />ich mag nichts an ihm von Kopf bis Fuß.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Oricum, nu imi place nimic la tipul ala, din cap pana in picioare.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Tak czy inaczej, nie lubie nic w tym facecie od stóp do głow.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Τέλος πάντων, αυτός ο τύπος, δεν συμπαθώ τίποτα πάνω του, από την κορυφή ως τα νύχια.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Что бы там ни было, это парень. Ненавижу его.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.على كل, هذا الشاب , انا لا احب اي شيء به من الراس الى القدم
Norveçli kemancı Alexander Rybak'ı tepeden tırnağa yeniledik.Wir möbeln den kompletten norwegischen Geiger Alexander Rybak auf.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.De HERE zal u van top tot teen bedekken met zweren, die ongeneeslijk zijn.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.GOSPOD te udari s hudimi grčami na kolenih in na mečih, da ti ne bode ozdravljenja od podplatov do temena.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.Herren skal slå dig med onde bylder på knær og legger, så du ikke skal kunne læges, fra fotsåle til isse.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.HERREN skal slå dig på knæ og Læg med onde Svulster, der ikke kan læges, ja fra Fodsål til Isse.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.여호와께서 네 무릎과 다리를 쳐서 고치지 못할 심한 종기로 발하게 하여 발바닥으로 정수리까지 이르게 하시리라
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.יככה יהוה בשחין רע על הברכים ועל השקים אשר לא תוכל להרפא מכף רגלך ועד קדקדך׃
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.يضربك الرب بقرح خبيث على الركبتين وعلى الساقين حتى لا تستطيع الشفاء من اسفل قدمك الى قمة راسك.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.耶 和 華 必 攻 擊 你 、 使 你 膝 上 、 腿 上 、 從 腳 掌 到 頭 頂 、 長 毒 瘡 無 法 醫 治
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.耶和華 必 攻擊 你 、 使 你 膝上 、 腿上 、 從腳 掌 到 頭頂 、 長毒瘡 無法 醫治
Raseef22 bunu "Kadın tepeden tırnağa örtülmelidir" diye çevirmiştir.Raseef 22 ha tradotto il messaggio come '“Le donne devono essere coperte da capo a piedi”.
Raseef22 bunu "Kadın tepeden tırnağa örtülmelidir" diye çevirmiştir.Raseef22 lo tradujo como “la mujer debe estar cubierta hasta las uñas”.
Raseef22 bunu "Kadın tepeden tırnağa örtülmelidir" diye çevirmiştir.Raseef22 traduziu como “Mulheres devem ser totalmente cobertas”.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Alt er fagert ved dig, min venninne, og det er intet lyte på dig.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Celá si krásna moja priateľko, a nie je na tebe vady.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Du är skön alltigenom, min älskade, på dig finnes ingen fläck. ----
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Du bist allerdinge schön, meine Freundin, und ist kein Flecken an dir.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Du er fuldendt fager, min Veninde og uden Lyde.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Engkau cantik sekali, manisku, tiada cacat padamu
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Eres toda bella, oh amada mía, y en ti no hay defecto
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Eşti frumoasă de tot, iubito, şi n'ai nici un cusur.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Hỡi bạn ta , mình vốn xinh_đẹp mọi bề , Nơi mình chẳng có tì vít gì cả .
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Hỡi bạn ta, mình vốn xinh đẹp mọi bề, Nơi mình chẳng có tì vít gì cả.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Kaikin olet kaunis, armaani, ei ole sinussa ainoatakaan virheä."
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.나의 사랑 너는 순전히 어여뻐서 아무 흠이 없구나
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Mijn allerliefste, alles aan jou is zo mooi. Er is geen gebrek of onregelmatigheid aan jou te vinden.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Mindenestõl szép vagy, én mátkám, és semmi szeplõ nincs benned!
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Tu és toda formosa, amada minha, e em ti não há mancha.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.Tu es toute belle, mon amie, Et il n`y a point en toi de défaut.

İlgili Sayfalar