tıraş ile cümle

tıraş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.През последните 50 години ние ограбваме моретата така, както разчистваме горите.
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.ב-50 השנים האחרונות אנו דגים בימות במידה דומה לחיסול יערות.
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.لمدة 50 عام المنصرمة كنا نصطاد من البحار كما إزالة الاشجار من الغابات
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.人は海を荒らし続けた 森林を皆伐するように 破壊の規模は計り知れない
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Dia tidak sempat bercukur -- berpenampilan mirip Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.El n-a putut să se bărbierească -- o figură cam ca și Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Er konnte sich nicht rasieren -- eine Art Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Han har inte kunnat raka sig -- en figur lite lik Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Hij kon zich niet scheren - een soort van Billy Connolly figuur.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Il n'avait pas pu se raser -- une silhouette à la Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.면도도 못했고...마치 빌리 코놀리(코메디언)같은 모습이었죠.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Não tem podido barbear-se -- uma espécie de figura à Billy Connoly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Nemohl se holit - tak trochu postava jak Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Nemohol sa holiť - postavička typu Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Nem tudott ugyanis ott borotválkozni -- olyan Billy Connolly-féle figura.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Nie mógł się ogolić - przypomina Billy'ego Connolly'ego.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Non aveva la possibilità di radersi -- sembrava un pò Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.No podía afeitarse; se parecía a Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Ông ấy không thể cạo râu -- một hình mẫu của Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Δεν έχει μπορέσει να ξυριστεί -- μια μορφή σαν τον Billy Connolly.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Він не мав можливості голитися -- такий собі Біллі Конноллі.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.Не е имал възможност да се обръсне -- малко наподобява Били Конъли.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.У него не было возможности побриться - похож на Билли Конолли.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.הוא לא יכול היה להתגלח - מזכיר את בילי קונולי.
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.لانه لم يكن يستطيع أن يشذبهم - يبدو كأحد ابطال الكاتب بيلي كونولي
Tıraş olamıyordu- bir nevi Billy Connolly figürü.コクランは熱弁をふるいます
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Adu-mi lucruri de ras." O rază de speranţă a strălucit în ochii lui chappie, amestecat cu îndoială.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Breng mijn scheergerei." Een sprankje hoop straalde in het oog van de Chappie's, vermengd met twijfel.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Bring mein Rasierzeug Dinge." Ein Hoffnungsschimmer leuchtete in der chappie Auge, gemischt mit Zweifel.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Bring mit barbergrej." Et glimt af håb lyste i chappie øje, blandet med tvivl.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Bring moje britje stvari." A lesk upanja sijala v oko chappie je, mešati z dvoma.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Hozd a borotválás dolog." A csillant a remény ragyogott a fickó szeme, kevert kétség.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."내 면도기 물건을 가져와."희망의 빛은 놈의 눈에 비치고, 의심과 혼합.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Mang theo những điều cạo râu của tôi." Một tia hy vọng tỏa sáng trong mắt của một kẻ, trộn với nghi ngờ.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Przynieś moje rzeczy do golenia." Błysk nadziei zajaśniała w chappie oka, miesza się z wątpliwości.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Ta min raka saker." En glimt av hopp lyste i KILLE öga, blandat med tvivel.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Tuo minun parranajo asioita." Pilkahdus toivoa loisti chappie silmään, sekoittaa epäilystäkään.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Vezměte mé Holící." Záblesk naděje zářil v chlapík oku, ve směsi s pochybností.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Vezmite moje Holiaci." Záblesk nádeje žiaril v chlapík oku, v zmesi s pochybností.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Донеси ми бръснене неща." Проблясък на надежда блесна в очите на момък, смесени със съмнение.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Принесите мой бритвенный". Проблеск надежды в глазах светилась парнишка, в смешивается с сомнением.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Принесіть мій бритвений". Блищіть надії в очах світилася хлопчина, в змішується з сумнівом.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."أحضر أغراضي الحلاقة." بصيص أمل أشرق في العين chappie و مختلطة مع الشك.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır.疑いと混合。 "あなたは?、先生を意味する"そして、私の口ひげを剃り落とす。"
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.A vážne sa mu nechcelo ísť ku kaderníkovi.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.E non sente davvero alcun bisogno di tagliarsi i capelli.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.E realmente não sentiu a necessidade de um corte de cabelo.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.És nem gondolta, hogy szüksége lenne egy hajvágásra.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.Et vraiment ne sentait pas la nécessité de se couper les cheveux.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.I wyraźnie nie miał potrzeby się strzyc.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.이발의 필요성을 정말 느끼지 못했나 봅니다.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.Opravdu necítil potřebu si stříhat vlasy.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.Và nó không cảm thấy nó cần phải đi cắt tóc.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.Y no sentía la necesidad de cortarse el pelo.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.Και πραγματικά,δεν αισθανόταν την ανάγκη για ένα κούρεμα.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.И ей явно не казалось нужным стричься
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.И определено не намира за нужно да се подстриже.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.Й навіть не думав йти до перукаря.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.ולא הרגיש שהוא זקוק לתספורת.
Ve gerçekten de tıraş olma ihtiyacı hissetmemiş.ولم يظن فعلا انه يحتاج الي قص شعره

İlgili Sayfalar