Ana içeriğe geç
Sözlük

tıkamak ile cümle

tıkamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
36
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu deliği tıkamak için bir şey bulmalıyız.We must find something to plug up this hole.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.So, in science, two false approaches blight progress.
Erdoğan da Sezer'i kamu dairelerine hükümet atamalarının önünü tıkamakla eleştirdi.In turn, Erdogan has criticised Sezer for blocking government appointments to public office.
Atmosferik çekim gücü teknolojisi, vakum borularını tıkamak için deri kapaklara ihtiyaç duyuyordu.הטכנולוגיה הייתה זקוקה לדשים מעור על מנת לאטום את צינורות הוואקום.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.관상 동맥 안에서 풍선을 부풀려 잠시 동맥을 막아보았습니다. 동맥 폐쇄를 유도하기 위해서였는데, 그게 바로 심장 마비인거죠.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Napełnialiśmy balon, żeby zablokować tętnicę i wywołać blokadę - na tym polega atak serca.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Wir ließen den Ballon voll, um damit eine Blockierung zu simulieren, was ja ein Herzanfall ist.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Е, държахме балона надут, за да запушим артерията, за да симулираме блокаж, което е сърдечният пристъп.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Он вводил шар в артерию, эмитируя блокаду, т.е. сердечный приступ.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.ובכן, הוא שמר את הבלון מלא כדי לחסום את העורק, כדי לחכות חסימה, שזה בעצם התקף לב.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.فأبقى البالون ممتلئ لسد الشريان، لمحاكاة انسداد، وهذا ما يُعتبر أزمة قلبية
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.心臓発作で実際に起こる閉塞を シミュレーションしました 左上の最初の写真で
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Astfel, în ştiinţă, două abordări greşite erodează progresul.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Donc, en science, deux approches erronées défigurent le progrès.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Entonces, en la ciencia, dos falsos enfoques frustran el progreso.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.In der Wissenschaft vereiteln also zwei falsche Herangehensweisen den Fortschritt.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.In de wetenschap staan dus twee valse benaderingen vooruitgang in de weg.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.과학의 발전을 망치는 방법은 두가지가 있지요.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Nella scienza ci sono due falsi approcci che impediscono il progresso.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Så, i videnskab er der to fejlagtige tilgange, som hæmmer fremskridt.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Takže ve vědě existují dva chybné přístupy bránící pokroku.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Takže vo vede sú dva chybné prístupy, ktoré sú pohromou pokroku.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Vậy, trong khoa học, có 2 phương pháp sai làm hỏng sự tiến bộ.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Zatem w języku nauki dwa sprzeczne podejścia niszczą postęp.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.Έτσι, στην επιστήμη, δύο λανθασμένες τακτικές καταστρέφουν την πρόοδο.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.В науката два фалшиви подхода вредят все повече.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.В науке два ложных подхода останавливают прогресс.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.במדע יש שתי גישות שגויות שמסכלות התקדמות.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.إذاً، في العلم، خطآن ينهجان تقدم مخرب
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.一つは、よく知られていますが、検証不可能な理論です。
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Phản ứng của bạn khi nghe thấy một âm thanh khó chịu khi bạn còn bé Đó là bịt tai lại.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Reacția unui bebe la sunete neplăcute e că-și pune degetele în urechi.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Reakcją małego dziecka na nieprzyjemny dźwięk jest zatykanie uszu palcami.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Se sentite un suono sgradevole, la reazione da bambini è di tapparsi le orecchie,
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Si escucharon un sonido desagradable cuando eran bebés, la reacción fue la de poner los dedos en sus oídos.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.התגובה לרעש לא-נעים כתינוקות, היא להכניס אצבעות לאוזניים,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod