1827'de kuşların soluk borusunun yapısı ve sülünlerdeki tüy değişimleri üzerine yazdı.He wrote in 1827 on the structure of the tracheae of birds and on plumage changes in pheasants.
Dişi çiçekler ince tüylerden veya pullardan oluşan bir çiçek örtüsüne sahiptir.The female flowers have a perianth of fine hairs or scales.
Rufus adında bir tüysüz köstebeği vardır, onu genellikle pantolonunun cebinde taşır.Sein Haustier Rufus, ein Nacktmull, sitzt üblicherweise in einer seiner Taschen, meist in der Hosentasche.
Erkek üreme döneminde beyaz omuz (skapüler) tüyleri dışında parlak kara tüylere sahiptir.Die darin zu sehenden Menschen haben schwarze Schatten statt Gesichter.
Uzun ve kalın tüyleri özellikle sırtında yün yumak halindedir.Das Fell ist dick und lang, insbesondere am Rücken.
Tüylerin geri kalanı gridir.Die übrigen Flossen sind rauchgrau.
Eğer kalp tüyden daha hafifse kalbin sahibi cennete kabul edilecektir.Arme sollten aufgrund ihres Leides im Diesseits schneller in den Himmel kommen.
Ense tüyleri omuz tüylerinden daha kısadır.Die Schultern sind schmaler als die Hüften.
Şimdi elinde dört tüy vardır.Sie hat derzeit vier Chöre.
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.Insbesondere in der Nacht kann man ihre durchdringenden Rufe vernehmen.
Tüysüz boğaz derileri yoktur ve burun delikleri normaldir.Sie haben keine Kehllappen und die Nasenlöcher sind unbefiedert.
Tamamen siyah tüylerle kaplıdır.Sie ist mit schwarzem Schiefer gedeckt.
Yavrular gözleri kapalı ve tüysüz doğarlar.Die Jungtiere werden haarlos und mit geschlossenen Augen geboren.
Sırt tüyleri gri renklidir.Der Rücken ist grün.
Tüykuyruklu kuskus ise Yeni Gine'de yaşar.Dieser Fleischfresser lebt in Neuguinea.
Dağlık bölgelerde çok tüylü şekilleri de vardır.In den Bergen gibt es viele heiße Quellen.
Hepsi tüp şeklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır.Wenn die Blüten eingeschlechtig sind, dann sind die Pflanzen einhäusig getrenntgeschlechtig (monözisch).
Rubaide işlenen konular tuyuğda da işlenir.In Schneverdingen geht es JOBwärts.
Dişi ve erişkin olmayanların tüyleri erkeklerin daha mat renklisidir.Die Kehle der Weibchen und nichtlaichenden Männchen ist eher weißlich.
Mevsime göre uzunluğu değişen tüyleri vardır.Wie schon erwähnt besitzt der Hahn verlängerte Armschwingen.
Bu ev hayvanını alma nedeni, babasının hayvan tüylerine karşı alerjisi olmasıdır.Er hat sich für einen Nacktmull als Haustier entschieden, weil sein Vater an einer Tierhaarallergie leidet.
Orta derecede tüy dökücü sınıfına girer.Insgesamt ist er der guten Mittelklasse zuzuordnen.
İri, yuvarlak kulakları tüysüzdür.Die großen, hängenden Ohren sind gefranst.
Asla tüy dökmez.Es wächst nie in Sümpfen.
Eşkol ve Be’er Tuyiya’daki evler atılan roketlerden dolayı zarar gördü.In Aschkelon und Netiwot wurden Häuser durch den Raketenbeschuss zerstört.
Yavrular 30 günde tüylenirler.Mit 30 Tagen werden die Jungvögel flügge.
Tüysüz yüzü, koyu pembe renktedir.Ihr haarloses Gesicht ist dunkelrosa.
Cuon alpinus javanicus, Yava-kızıl köpeği; Yava ve Panataya; kısa, açık kızıl tüylü.Cuon alpinus javanicus, Java-Rothund; Java und Panataia; kurzes hellrotes Fell.
Tüyleri genellikle çok renklidir.Die Flossen sind meist deutlich farbig gemustert.
Uçma tüyleri erkeğinki gibi grimsidir.Das Weibchen ist stumpfer gefärbt als das Männchen.
Genç sürgünler önceleri tüylü, sonra çıplaktır.Die Axillen sind zuerst wollig und später nackt.
Genç sürgünler sarımsı-esmer, başlangıçta kaba tüylüdür.Die Rinde junger Zweige ist anfangs flaumig behaart.
Tamamen koyun tüyü olan yapağıdan, el ile iğrilerek yapılır.Der Hühnerhund wird nur durch Gestik mit der Hand gelenkt.
Meyvelerin üzeri tüylü olup, sarımsı-turuncu renkte eriksidir.Die verkehrt birnenförmigen Früchte sind scharlachrot.
Üzerinde, havada uçuşan birkaç tüy görülür.Über ihm sind noch einige fliegende Federn zu erkennen.
Saldırganlığını ulukurdu Tüylüköpek'le paylaşır.Er verglich ihre Kampffertigkeiten mit Moorhühnern.
Erişkinlerin kuyruklarının ortasında iki uzun tüy bulunur.In den Seitenfeldern sind zwei Längsfurchen vorhanden.
Siyah tüylüdür.Schwarze Halsbinde.
Kafası ve gövdesinin üst kısmı koyu kahverengi ya da siyah tüylerle kaplıdır.Der größte Teil des Körpers ist von einem dunkelbraunen oder schwarzen Fell bedeckt.
Alt yüzeyi soluk renkli olan yapraklar sık tüylüdür.Die Stielspitze unterhalb der Lamellen ist oft weißlich.
İkinci aşama ise tüylenmenin önüne geçmektir.Die Stufe wird von der zweiten Stufe vor dem Aussetzen ausgerichtet.
Bir kedinin kuyruğunda kaç tane tüy vardır?Combien de poils y a-t-il sur une queue de chat ?
Makaroni penguenleri, varolan bütün tüylerini değiştirecek şekilde yılda bir defa tüy döker.Les gorfous dorés muent une fois par an pour remplacer leurs vieilles plumes.
Kanat tüyleri ise gri ve uçları siyahtır.Les ailes associent le gris et le noir.
Tüylerin geri kalanı gridir.Le reste du plumage est gris.
Bir gün Nakaya laboratuvarındaki tavşan kürkünden bir montun üzerindeki bir tüyde bir buz kar kristali buldu.Un jour, Nakaya trouve un cristal sur la pointe d'un poil de lapin du laboratoire.
Sürgünler gençken tüylüdür.Les rameaux sont velus lorsqu'ils sont jeunes.
Bu ırkın, günlük en az yarım saat süren bir tüy bakımına ihtiyacı vardır.C'est un chien très actif qui demande au moins une heure d'activité par jour.
Erkek ve dişiler benzer tüylere sahiptir.Mâles et femelles ont un plumage similaire.
Uzun ve kalın tüyleri özellikle sırtında yün yumak halindedir.Les poils sont longs et arqués, notamment sur le dos.
Kısa bacakları, beyaz tüylerle kaplıdır.Les pattes sont couvertes de petites plumes blanches.
Kontrast yapan bu beyaz renkli tüyler özellikle uçarken ve yerde yapılan gösterilerde belirgin olarak görülür.Ces plumes blanches contrastantes sont particulièrement mises en valeur en vol ou au sol, lors de la parade.
Aquila cinsinin aksine bacaklar tüysüzdür.Contrairement à celles des aigles du genre Aquila, les pattes ne sont pas couvertes de plumes.
Bu süreci tüy çıkışı izler.Ce projet tourne court.
Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.Soudain, le couple entend un bruit étrange.
Kafaları ve boyunları akbabalar gibi tüysüzdür.La tête et le cou sont déplumés comme ceux des vautours.
Tamamen siyah tüylerle kaplıdır.Il est recouvert de plumes noires.
Kuş türlerinin pek çoğunda kuyruk uzun tüylerle biter.La plupart des bêtes terminent couvertes de morsures,,.
Çıplak veya tüylüdür.Poil frisé ou soyeux.
Tüyleri genel olarak yeşildir.Son plumage est généralement vert.