Ana içeriğe geç
Sözlük

tüy ile cümle

tüy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'Och sensmoralen i den som är - "Birds of a feather flock tillsammans." "
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'Og den morale, der er - "fugle af en fjer flok sammen." '
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'Şi morală a, care este - "cine se aseamănă se adună." "
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'Und die Moral davon ist - "Birds of a Feather Herde zusammen." '
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'Và đạo đức đó là - "Chim của lông một đàn chiên với nhau."
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'Y la moraleja de que es - "Los pájaros del mismo plumaje vuelan juntos". "
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'Και η ηθική του που είναι - "Τα πουλιά ενός φτερού κοπάδι μαζί." "
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'И мораль, что это - "Рыбак рыбака видит издалека". "
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'И поуката от това е - "Птиците на перо стадото заедно."
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'І мораль, що це - "Рибак рибака бачить здалеку". "
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'ואת הלקח הוא - "ציפורים של נוצה הצאן יחד."
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." 'والمعنوية لذلك هو -- "الطيور على أشكالها قطيع معا". "
Ve bunun ahlaki "bir tüy Kuşlar birlikte akın ediyor." '"オンリーマスタードisn'taの鳥は、"アリスは述べた。
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.A představte si, kdyby mu z prostřed nosu rašily chlupy, to by vypadal ještě podivněji.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.A wyobraźcie sobie, że włosy wyrastałyby mu z nosa, wyglądałby jeszcze dziwaczniej.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.E immaginate se le sopracciglia partissero dal naso, sembrerebbe ancora più strano.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Et imaginez si des poils sortaient du milieu de son nez, il semblerait encore plus étrange.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Imaginați-vă că i-ar ieși păr din mijlocul nasului, ar arăta și mai ciudat.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Imaginem se tivesse pelos a sair do meio do nariz, pareceria mais estranho ainda.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Imaginen si le brotara pelo desde la mitad de la nariz se vería más extraño aún.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.코 중간에서 털이 자란다고 상상해 보세요. 더 이상하게 보일 것입니다.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Stel je voor dat uit het midden van zijn neus haren kwamen, dan zou hij er nog eigenaardiger uitzien.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Stellen Sie sich vor, da wüchse Haar auf seiner Nase; er würde damit noch seltsamer aussehen.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Tänk er om han hade haft hår som kom ut från mitten av näsan, det skulle se ännu märkligare ut.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Và thử tưởng tượng ra lông mọc giữa mũi của thằng bé, nhìn còn dị hợm hơn.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.А представете си го, ако имаше коса по средата на носа, тогава щеше да изглежда още по-странно.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Представьте, что у него из носа начнут прорастать волосы, тогда он будет смотреться ещё более странно.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.Тепер уявіть, що волосся проростало б з його носа, це виглядало б ще незвичніше.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.ודמיינו לו היו צומחות לו שיערות מאמצע האף, הוא היה נראה אפילו יותר מוזר.
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.وتخيل لو كان شعرا ينبت من منتصف أنفه، لكان يبدو أغرب
Ve hayal edin eğer burnunun ortasından filizlenen tüyler olsaydı, daha da tuhaf görünürdü.違和感は増すでしょう 醜形恐怖症とは
Ve sonra yavaş bir şekilde onları uzak tu- tuyoruz.A potom je to pomalu odnaučujeme. Teď...
Ve sonra yavaş bir şekilde onları uzak tu- tuyoruz.Depois, lentamente, tira-mo-los desse estado comatoso. Mas...
Ve sonra yavaş bir şekilde onları uzak tu- tuyoruz.En daarna beginnen we langzaam minder zuurstof toe te dienen. Nu ...
Ve sonra yavaş bir şekilde onları uzak tu- tuyoruz.Y después dejan de depender de ello. Ahora...
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.A Ján bol odiaty veľblúďou srsťou a okolo svojich bedier mal kožený opasok a jedol kobylky a poľný med.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Byl pak Jan odín srstmi velbloudovými, a pás kožený na bedrách jeho, a jídal kobylky a med lesní.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Giăng mặc áo lông lạc đà, buộc dây lưng da ngang hông; ăn những châu chấu và mật ong rừng.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Giăng mặc áo lông lạc_đà , buộc dây_lưng da ngang hông ; ăn những châu_chấu và mật_ong rừng .
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.János pedig teveszõrruhát és dereka körül bõrövet viselt vala, és sáskát és erdei mézet eszik vala.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Johannes droeg kleren van kameelhaar en had een leren riem om. Hij at sprinkhanen en honing van wilde bijen.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.요한은 약대털을 입고 허리에 가죽띠를 띠고 메뚜기와 석청을 먹더라
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Og Johannes hadde klædning av kamelhår, og lærbelte om sin lend, og hans mat var gresshopper og vill honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Og Johannes var klædt i Kamelhår og havde et Læderbælte om sin Lænd og spiste Græshopper og vild Honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Yohanes memakai pakaian dari bulu unta. Ikat pinggangnya dari kulit, dan makanannya belalang dan madu hutan
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Був же Йоан одягнений у верблюжий волос і в пояс шкуряний на поясницї своїй, а їв сарану та дикий мед;
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Иоанн же носил одежду из верблюжьего волоса и пояс кожаный на чреслах своих, и ел акриды и дикий мед.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.ויוחנן לבוש שער גמלים ואזור עור במתניו ואכל חגבים ודבש היער׃
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.وكان يوحنا يلبس وبر الابل ومنطقة من جلد على حقويه ويأكل جرادا وعسلا بريا.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.約 翰 穿 駱 駝 毛 的 衣 服 、 腰 束 皮 帶 、 喫 的 是 蝗 蟲 野 蜜
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.約翰 穿 駱駝 毛 的 衣服 、 腰束 皮帶 、 喫 的 是 蝗蟲 野蜜
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Johannes droeg kleren van kameelhaar en had een leren riem om. Hij at sprinkhanen en honing van wilde bijen.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.이 요한은 약대 털옷을 입고 허리에 가죽띠를 띠고 음식은 메뚜기와 석청이었더라
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Měl pak Jan roucho z srstí velbloudových a pás kožený okolo bedr svých, a pokrm jeho byl kobylky a med lesní.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Men Johannes hadde klædebon av kamelhår og lærbelte om sin lend, og hans mat var gresshopper og vill honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Vả Giăng mặc áo bằng lông lạc đà, buộc dây lưng bằng da; ăn, thì ăn những châu chấu và mật ong rừng.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Vả_Giăng mặc áo bằng lông lạc_đà , buộc dây_lưng bằng da ; ăn , thì ăn những châu_chấu và mật_ong rừng .
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Yohanes memakai pakaian dari bulu unta. Ikat pinggangnya dari kulit, dan makanannya belalang dan madu hutan
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.А тоя Йоан носеше облекло от камилска козина и кожен пояс около кръста си; а храната му беше акриди и див мед.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.והוא יוחנן לבושו שער גמלים ואזור עור במתניו ומאכלו חגבים ודבש היער׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod