Kuyruk tüyle kaplıdır.Está bien cubierta de flecos.
Genç sürgünler beyaz tüylerle örtülüdür.Tallos jóvenes cubiertos por pelos blanquecinos.
Damarların birleşme noktası tüylüdür.El sistema de ascenso es mixto.
Tüyleri çok uzayabilir ama tüy dökmez.Estas pueden variar pero el pimiento no debe faltar.
Farklı tüylerinin olması bu ırkın Mathews tarafından Rosina diye ayrı bir cinse konmasına neden olmuştur.Su singular plumaje indujo a Mathews a situarlo en un género aparte, Rosina.
Göz üzerinde çizgi halinde tüysüz bir kısım vardır.Posee una línea pálida alrededor del ojo.
Dalları tüylü, yaprakları ılıman bölgelerde hep yeşil kalır, soğuk yerlerde ise kış geldiğinde dökülür.Son de color verde grisáceo por encima y fieltrado debajo y pueden caer en tiempos de sequía invernal.
Erkek ve dişiler benzer tüylere sahiptir.Los machos y las hembras tienen un plumaje similar.
Meyve kabuğu odunsu ya da derimsi, az ya da çok tüylüdür.Hierba vivaz , peluda, muy baja o baja.
Sanatta değer verdikleri unsurlardan biri de tüy kullanımıydı.El material del cual estaba elaborado era papel simple.
Bol tüylü bir köpektir.Es un perro grande.
Canlı tüyler olarak da adlandırıldıkları veya tanımlandıkları olur.También son conocidas como tejas plombeadas o vitrificadas.
İtalyanca tüysüz parlak demek olan talise kökünden adını almıştır.El protagonista, que se encuentra ya muy cansado, no toma en serio las palabras del italiano.
Yılda 2 kez yoğun olarak tüy değiştirirler.El agua debe ser cambiada por completo cada dos semanas.
Erkek ve dişiler benzer tüylere sahiptir.I maschi e le femmine hanno piumaggi simili.
Tüylerinin kalın olması onu soğuktan korur.La sua morbida pelliccia lo protegge dal freddo.
Sürgünler tüysüz, ışınsal tüysü yapraklar 5'tir.Le pinne pettorali sono prive di raggi, le pinne ventrali ne hanno 5.
Bol tüylü bir köpektir.È un cagnolino molto goloso.
Sürgünleri yeşil, genç sürgünleri ise beyaz tüylü olmakla beraber bunlar daha sonra dökülmektedir.Seppur associate al verde, se ne trovano anche di altri colori (eccetto il bianco).
Uçma tüyleri erkeğinki gibi grimsidir.Il groppone è rossiccio come nel maschio.
Ayrıca yumuşak tüyleri, şirin ve sakin mizacı ile çok sevilen bir hayvandır.È anche un ottimo cane da compagnia dal temperamento dolce e tranquillo.
Tüyler ürpertici acayip sesler duyulmaktadır.Il sound mi suona davvero troppo strano.
Asla tüy dökmez.Non bisogna mai copulare.
Bu on bir fosilin çoğu tüy izleri barındırmaktadır.La maggior parte di questi undici fossili posseggono l'impressione delle piume dell'animale.
Bugünkü Ankara kedileri güçlü, enerji dolu ama nazik, orta uzun ipekimsi tüylü bir kedi olarak tanınır.Il medio gallese è abbastanza comprensibile, sebbene con fatica, per un gallese di oggi.
Şimdi elinde dört tüy vardır.Ha quattro dita per mano.
Oçokoçi'nin bütün vücudu simsiyah tüylerle kaplıdır.L'intero corpo è ricoperto di piastre ossee.
Tüylerinin uçları gümüş renklidir.Sono sensibili all'argento.
Başının üzerinde şahin ya da devekuşu tüyü vardı.Possedeva una piccola cresta o corno sulla testa.
Vücut kuş tüyü çok koyudur.Il sistema respiratorio degli uccelli è estremamente complesso.
Yalnız dikkat edilmesi gereken bir nokta, tüylerin çok sıkı lastik tokalarla tutturulmamasıdır.Si deve fare attenzione a non bruciare la pasta con le tigelle troppo calde.
Prosoma koyu kahverengi (erkekleri hemen hemem siyahtır) olup kenarlarına doğru parlak pürüzsüz ve tüysüzdür.Il fusti è sottile, scuro, con spine (purpuree) generalmente punteggiate di nero e spesse.
Siyah tüylüdür.Penna nera.
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.Di notte si possono sentire le sue urla provenienti dal castello.
Yaşlı kuşlarda tüy değişimi asimetrik ve rastgeledir.La distribuzione delle alterazioni inoltre è casuale ed asimmetrica.
Ensesinde ve boynunun arkasında uzun tüyler bulunur.Inoltre il pelo è lungo sul dorso e sul collo.
Kafaları ve boyunları akbabalar gibi tüysüzdür.I suoi baffi e capelli sembrano le ali di un pipistrello.
Üreme döneminde erişkinlerin boynunda uzun tüyler görülür.In estate gli adulti possono presentare lunghe piume sul collo.
Tüyleri sert, kalın, düz ve fazla uzun değildir.Non deve mai essere rozzo, troppo pesante, troppo fine o troppo a punta.
Ayakları tüylerle kaplıdır.I piedi sono ricoperti di peli.
Yavru yavaş gelişir ancak üç ilâ dört yaşına giren kartalların yetişkin tüyleri çıkar.La specie indossa il piumaggio tipico degli adulti solo a partire dal terzo anno di età.
Bazı dişilerin ayak tüyleri tamamen beyazdır.I denti del Mustiolo sono interamente bianchi.
Beyaz fenotipin tüyleri tamamen beyaz renklidir.Il morfismo bianco presenta invece un piumaggio interamente bianco.
Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.Le zampe posteriori erano leggermente più lunghe.
Bazen arada boz ve kızıl kahverengi tüyler görülür.In alcuni casi può essere presente una pigmentazione rossa o marrone.
Tüylü, çok büyük ve pis kokulu olarak betimlenir.Un grassone che sembra essere tanto forte quanto tonto.
Tüyleri genelde siyahtır, boyunlarda kirli beyaz, kırçıllı renk bulunabilir.I capelli di solito sono assenti, o presenti in maniera molto folta e di colore chiaro.
Yıva boyunun ongunu tuygun, yani "yaşlı erkek çakırdoğan"dır.Uso di copule come on, per esempio mies on vanha "l'uomo è vecchio".
Ayakları ve bacakları; kuyruğunun ucuna kadar tüylerle kaplıdır.Le gambe ed i piedi sono coperti di piume fino agli artigli.
Kuyruğu, bacakları, kulak uçları ve burnu tüysüzdür.La barba, le orecchie e la punta del naso sono mancanti.
Farklı tüylerinin olması bu ırkın Mathews tarafından Rosina diye ayrı bir cinse konmasına neden olmuştur.La loro peculiarità è l'avere una sorta di maledizione dovuta al contatto con i Nemesis.
Bu keçeleşme sorunu, nadir de olsa kısa tüylü türlerde de görülebilmektedir.Tale caratteristica sembra essere abbastanza rara nei pipistrelli.
Dişi ve yavrunun kuş tüyleri benzerdir, ama daha soluk ve daha az çizgilidir.I fiori sono bianchi e simili a quelli dei Citrus, ma sono un po' più grandi e leggermente meno profumati.
Dış yüzeyleri hafifçe tüylüdür.Il bordo esterno è liscio.
Genç yapraklar tüylü olur.I piccioli possono essere alati.
Tüylerin geri kalanı gridir.Il resto del muso è grigio.
Onun tüylü bir göğsü var.У него волосатая грудь.
Bu köpek tüylü.Эта собака косматая.
Gövde tüyleri her iki tüy değiştirmede de değişir ama kanat ve kuyruk tüyleri yalnızca ilkbaharda değişir.Грудные перья меняются в обеих линьках, в то время как маховые и хвостовые только весной.
İkinci ya da üçüncü yaşına giren erkekler üreme döneminde mavi ve beyaz lekeli tüylere bürünebilir.У двухлетних и трёхлетних самцов в период размножения может развиться пятнистое бело-синее оперение.