tütün ile cümle
tütün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.Bueno, en los gases los átomos se pasan tan rápido unos a otros que no pueden engancharse. En los sólidos
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.Dalam benda padat, atom saling menempel dan tidak dapat bergerak.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.Dans les solides, les atomes sont collés ensemble, ils ne peuvent pas se déplacer.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.Hos faste former, er atomer bundet sammen, de kan ikke flytte sig.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.I fasta ämnen sitter atomerna ihop så de kan inte flytta sig.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.In Feststoffen, stecken Atome fest, sie können sich nicht bewegen.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.În solide, atomii sunt blocați rigid, nu se pot mișca.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.In vaste stoffen zitten atomen zo vast aan elkaar, dat ze niet kunnen bewegen.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.Kiinteissä aineissa, atomit juuttuvat yhteen, ne eivät pysty liikkumaan.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.고체의 경우 원자가 서로 딱 달라붙어서 움직이지 않습니다.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.Nei solidi, gli atomi sono attaccati l'uno con l'altro, quindi non possono muoversi.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.Nos sólidos, os átomos estão colados, não se conseguem mover.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.Trong các chất rắn , các nguyên tử mắc kẹt với nhau, chúng không thể chuyển động được.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.V pevných látkách jsou atomy pevně uchyceny, nemohou se hýbat.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.V pevných látkach sú atómy zakliesnené jeden do druhého a nemôžu sa hýbať.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.W ciałach stałych atomy blokują się wzajemnie, nie mogą się poruszać.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.Στα στερεά, τα άτομα έχουν δεσμούς μεταξύ τους, δεν μπορούν να κινηθούν.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.В твёрдых телах атомы крепко соединены, они не могут двигаться.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.В твърдите тела, атомите са залепени, те не могат да се движат.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.במוצקים, האטומים דבוקים ביחד, לכן הם לא יכולים לנוע.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.في الأجسام الصّلبة، الذّرات ملتصقةٌ ببعضها البعض فلا تستطيع الحركة.
Katılarda, atomlar birbirine çok tutunurlar, hareket edemezler.原子がくっつき合って 動けません 液体では
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Accroché aux pierres, et s'en nourrissant. Transformant la terre désolée.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Aferrándose a las rocas, y comiéndoselas también. Transformaron la tierra yerma.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Agățându-se și depinzând de roci. Transformau pământul golaș.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Aggrappandosi alle rocce, e mangiandole anche. Trasformarono la terra sterile.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Csüngenek a sziklákon és fel is őrlik azt... átalakítva a meddő talajt.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Czepiając się skał i jedząc je. Zmieniając jałowy ląd.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Fungos casados com algas... agarrados às rochas, comendo-as também... transformando a terra árida.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Huby sa dali dokopy s riasami... zavesili sa na skaly, pojedali ich... čím menili jalovú pôdu.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.바위에 꼭 들러붙어 그것을 먹기 또한 합니다. 척박한 땅이 변하기 시작했습니다.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Melekat pada batu, dan juga memakannya. Mengubah dataran tandus.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Nấm và rong biển kết hợp với nhau... bám lấy những hòn đá, và ăn chúng... thay đổi những miền đất cằn cỗi.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Sie umarmten Fels, fraßen sich in Stein. Sie verwandelten unfruchtbares Land.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Ze klampten zich aan rots vast en aten het ook. Ze vormden het onvruchtbare land om.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Они цепляются к скалам, вгрызаясь в камень, преображая бесплодную землю.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Прилепнали към скалата, ядяли я. Преобразявали яловата земя.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.נצמדו לסלעים ואף אכלו אותם. שינו את הנוף הצחיח.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.التعلق بالصخور، و أكلها أيضاً. تحويل الأراضى القاحلة.
Kayalar geliyor! Tutun!- Kijk uit, rotsblokken.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.As coisas entram pela sua própria fricção.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Chúng đều dính vào do lực ma sát.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Diely držia vlastným trením.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Ele se asambleaza numai prin frictiune.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Elles s'assemblent par leur propre friction.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Ellos entran por su propia fricción.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Het gaat erin met de eigen frictie.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.재료 자체에서 생기는 마찰을 사용해
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Sie sind da durch ihre eigene Spannung.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Si incastrano da soli.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Trzymają się dzięki swojemu własnemu tarciu.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Все встает на место за счёт собственного трения.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.Те се държат от собственото си триене.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.הם נכנסים בעזרת החיכוך שלהם.
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.فإنها تنغرز بفضل إحتكاكها
Kendi sürtünmeleriyle tutunuyorlar.ここでも 摩擦を利用している
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Brat Trzymaj twoje rozpaczliwe strony:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:Călugăr Ţineţi mâna ta disperată:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:CAPUCIN Tenir ta main désespérée:
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:FRADE Mantenha tua mão desesperada: