tütün ile cümle

tütün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Искам - искате - тютюн", промърмори той.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Я хочу - хочу - табак", пробормотал он.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Я хочу - хочу - тютюн", пробурмотів він.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Dafür musste Folgendes passieren. Ein Virus krallte sich an einem Bakterium fest und injizierte ihm seine DNA.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Det här är vad som behövda hända. Ett virus sätter sig fast på en bakterie och för in sitt DNA i det.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.이제 어떤 일이 벌어졌었는지 봅시다. 바이러스가 박테리아 위에 올라타서는 자신의 DNA를 슬쩍 집어 넣죠.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Ecco cosa dev'essere successo. Un virus si è attaccato a un batterio e ci ha introdotto il suo DNA.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Esto es lo que tuvo que suceder. Un virus se aferró a una bacteria y metió su ADN en ella.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Hogy pontosan milyen munkáról van szó? Egy vírus rácuppan egy baktériumra, majd belé csempészi a DNS-ét.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Iată ce a trebuit să se întâmple. Un virus s-a agățat de o bacterie și și-a injectat ADN-ul în ea.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Muselo se stát následující. Vir se přichytil na bakterii a nenápadně do ní vpravil svoji DNA.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Namelijk dit: een virus hechtte zich aan een bacterie en spoot zijn DNA naar binnen.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Olha o que teve que acontecer: Um vírus agarrou-se a uma bactéria e colocou nela o seu ADN.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Stalo sa to takto. Vírus sa zachytil na baktérii a vpašoval do nej svoje DNA.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.To musiało wyglądać tak: Wirus przyczepił się do bakterii i przemycił jej do środka swoje DNA.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Voilà ce qui s'est passé. Un virus grimpe sur une bactérie et introduit son ADN dedans.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Zgodilo se je naslednje. Virus se je pripel na bakterijo in vanjo spustil svoj DNK.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Ιδού τι έπρεπε να συμβεί. Ένας ιός συνδέθηκε επάνω σε ένα βακτήριο και εισήγαγε κρυφά το DNA του μέσα σε αυτό.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Вот что должно было произойти. Вирус проник в бактерию и незаметно поместил туда свою ДНК.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Ось що мало статись. Вірус пробрався всередину бактерії і підсунув їй свою ДНК.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.Случва се ето така. Вирусът грабва бактерията и пуска ДНК-то си в нея.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.זה מה שקרה: נגיף התלבש על חיידק והגניב לתוכו את הדנ"א שלו.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.و هذا ما حدث. قامت واحدة من الفيروسات بالقاء القبض على بكتريا وقامت بغرس الحمض النووي الخاص بها في البكتريا.
İşte olanlar şöyle ; bir virüs bir bakterinin üzerine tutundu ve DNA'sını onun içine doğru kaydırdı.ウィルスはバクテリアにくっつき 自分のDNAを忍び込ませます 次にウィルスDNAは
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Aku ingin - ingin - tembakau," gumamnya.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Azt akarom - akarjuk - dohány," motyogta.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı. Ben son derece batmaz oldu."내가 원하는 - 원하는 - 담배"라고 중얼 거 렸 잖아. 나는 매우 탄력되었다.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı. Ben son derece batmaz oldu."אני רוצה - רוצה - טבק," הוא מלמל. הפכתי להיות קליל ביותר.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı. Ben son derece batmaz oldu.واضاف "اريد -- تريد -- التبغ" ، تمتم. أصبحت مزدهرة للغاية.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı. Ben son derece batmaz oldu."ちょっと待って。"
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Chcę - chcę - Tytoń," mruknął.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Chcem - chcem - tabak," zamumlal.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Chci - chci - tabák," zamumlal.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Eu quero - quero - Tabaco", ele murmurou.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Haluan - halua - tupakka", hän mutisi.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Ich will - will - Tabak", murmelte er.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Ik wil - wil - tabak," mompelde hij.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Io voglio - voglio - tabacco," mormorò.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Jag vill - vill - tobak", muttrade han.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Jeg vil - vil - tobak," mumlede han.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Je veux - veux - tabac", murmurait-il.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Quiero - quiero - tabaco", murmuró.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Tôi muốn muốn - thuốc lá," ông lẩm bẩm.
"Istiyorum istiyorum - tütün," diye mırıldandı."Vreau - vreau - tutun", murmură el.
İyi misin, ahbap? Sakın telaşlanma. Sıkı tutun.Blijf hangen.
İyi misin, ahbap? Sakın telaşlanma. Sıkı tutun.Dostanu tě ven.
İyi misin, ahbap? Sakın telaşlanma. Sıkı tutun.Добре ли си, приятелю?
İyi misin, ahbap? Sakın telaşlanma. Sıkı tutun.هل أنت بخير يا رفيقى؟ لا تقلق تماسك
İyi tutun. Geçmeliyiz.Halt dich fest, wir müssen durchbrechen!
İyi tutun. Geçmeliyiz. Para makinesi.Attention, on doit passer au travers !
İyi tutun. Geçmeliyiz. Para makinesi.Figyelem, el kell jutni!
İyi tutun.Hold fast.
İyi tutun.Trzymaj się.
İyi tutun.Κρατήσου!
İyi tutun.Дръж се.
Jack: Onu buradan çıkarın! Motordan uzak tutun!잭 : 이 사람 데리고 가요! 엔진에서 떨어뜨려요! 빨리 옮겨요!
Jack: Onu buradan çıkarın! Motordan uzak tutun!ג'ק: תוציאו אותו משם! תרחיקו אותו מהמנוע! תוציאו אותו משם!
Jack: Onu buradan çıkarın! Motordan uzak tutun!جاك : ابعده عن هنا! ابعده عن المحرك! إخرجه من هنا!
Jack: Onu buradan çıkarın! Motordan uzak tutun!陣痛がするの!
Joystick'lerinize tutunun millet.Accrochez vous à vos joysticks, zoners!

İlgili Sayfalar