türler ile cümle

türler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı türlerin uzun (Mitobates stygnoides) bacakları vardır, bazı türlerin bacakları ise çok kısadır.Beina er ganske lange, føttene (tarsene) påfallende lange og tynne.
Bazı türler hermafrodittir ve yumurta ile sperm aynı birey tarafından aynı anda oluşturulur.Dvs at samme individ produserer egg og sperm til samme tid.
Sevginin türlerine ilişkin ilk psikiyatri dalında çalışma Sigmund Freud tarafından yapılmıştır.En av de første teoriene om kjærlighet ble utviklet av Sigmund Freud.
Bazı türleri yerli balıkların neslini tehdit eder.Den kan fortrenge innfødte arter av marihøner.
Devamını punk ve disko türleri getirmiştir..Den kom som en reaksjon på både punk og disco.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.Australia er hjem til flere av jordens giftigste ormer.
(Verilen rakamlar çeşitli türlerin ortalamasıdır.)(Hvis det er et likt antall av tall er medianen middelverdien av de to midterste tallene).
Bazı türler nektarlarla besleniyor olabilir.Noen arter kan drikke svette fra mennesker.
Bazı türleri gösterişli çiçekleri için bahçecilikte yetiştirilir.Arten dyrkes i hager på grunn av den praktfulle blomstringen.
Bazı türlerde bu gözler körelmiştir.Hos noen var vingene sigdformede.
Descartes farklı madde türlerinin arasındaki farkı da belirler.Pattedyras atferd varierer mellom de mange ulike artene.
Nadir türlerdendir.Delvis sjeldne arter.
Özellikle tropik türleri çalılar ya da ağaçlardır.Artene er stort sett tropiske løvtrær, eller busker.
Çoğu türlerin soyu tehdit altındadır.Flere av artene er truet.
Temelde iki kişilik bir oyundur,ama 3 ya da 4 kişilik türleri de vardır.«Jeg har en million bekjente, men bare to eller tre virkelige venner.
Küçük türler en az 12, büyük türler ise en az 3 yumurta bırakırlar.Noen arter legger få men store egg, mens andre legger mange små egg.
Bacakları da yine bu anakara türlerinden daha kısadır.Den har også forholdsvis kortere ben enn andre arter i slekten.
Saponinler çeşitli bitki türlerinde bulunan bir kimyasal bileşik sınıfıdır.Polyfenoler er en gruppe av kjemiske substanser som finnes i planter.
Müzik türleri pop'tan, rock'a geçiş yaptı.Musikalsk spenner bandet fra pop via instrumentale ballader til rock.
Avustralya'daki sıçrayan fare türlerinin yarısı Avrupalıların burada kolonileşmesinden sonra yok olmuştur.Flere av Australias særegne dyrearter har forsvunnet etter kaninene ble innført.
Bu liste, deniz akvaryumu balık türleri listesidir.Grunneierne krever fiskekort for fiske her.
Bütün türler böcekçildir ve uçarak avlanırlar.Alle artene er kjøttetere og er dyktige til å hoppe.
Örnek olarak, Boophilus türleri verilebilir.Beowulf kan ha blitt skrevet.
Türlerinin büyük çoğunluğu Afrika'da bulunur.Flest arter er det i Afrika.
Dünya üzerinde çok nadir bulunan endemik türleri barındırmaktadır.Technetium er derfor ekstremt sjeldent på jorden.
Kavramın Asya ülkelerindeki kullanımı farklı mutfak türlerini kapsayacak biçimde genişlemiştir.Mattradisjonene i Japan skiller seg fra andre asiatiske lands måter å tilberede maten på.
Septik: Erken ürün veren türlerden biridir.Emmer – En tidlig form for hvete.
Fosil ata türleri de bulunmuştur.Det finnes også fossile eksempler.
Bu cinsin bazı türleri Güney Çin'de endemikdir.Artene i denne slekten lever i det sørlige Kina.
Scott farklı türleri birbirine karıştırıp her türü içinde bulunduran bir albüm yaptı.De to skrev all musikken, og knyttet til seg ulike studiomusikere for hvert enkelt album.
Yüzgeçayaklılar üst familyasının en büyük ve en küçük türleri fokgiller familyasına aitdir.De liberale har vært den tredje, og minste, av de ideologiske hovedfamiliene i belgisk politikk.
2006 IUCN Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi.2006 IUCNs Røde liste Verdens naturvernunions nasjonale rødliste over truede arter 2006.
Kedigiller içerisinde en az bilgi bilinen türlerinden biridir.Flathodekatten er blant de minste kattedyrene.
Aynı zamanda yeni bitki türlerinin geliştirilmesine de yol açtı.Prosjektet omfattet også utvikling av nye bygningstyper.
Daha seyrek rastlanan türleri de vardır.Det finnes imidlertid typer som kan veie noe mer.
Çanak yaprak sayısı öteki türlerden ayrı olarak 5 değil 3 dür.For eksempel er tallet 5 ikke i seg selv større enn tallet 3.
En çok kullanılan sıralama türleri, sayı büyüklüğüne göre sıralama ve alfabetik sıralamadır.De vanligste rekkefølgene er numerisk rekkefølge og alfabetisk rekkefølge.
Festivallerde tanrılara müzik, şiir, drama türlerinde hediyeler sunulurdu.Der ble guder æret gjennom konkurranser, innen musikk, drama og poesi.
Müziğinde hip hop, drum and bass ya da reggae gibi farklı türlerin etkileri bulunur.Musikalsk er hun også påvirket av blant annet marokkansk musikk, drum and bass og reggae.
Cinse ait türlerin tamamı Afrika'da bulunur.Unntak finnes fortsatt, blant annet i Afrika.
Ekstrem metal tanımına death metal, black metal, avangart metal gibi türler girer.Bandet assosieres med undersjangre som black metal, death metal og avantgarde metal.
Bazı türler nektar veya leş de yerler.Noen arter vil også ete frukt eller egg.
İnsan türünün orataya çıkmasından sonra, türlerin yok olma hızı, insanların etkinliği oranında artmıştır.Men siden skapningen unnslapp, er det lett å overdrive størrelsen på den når folk gjenforteller historien.
Bazı türlerinde tüp ayakların ucu yuvarlaktır ve emeçleri yoktur.Hos noen av de vanligste artene er dekkvingene tvert avkuttet vak og dekker ikke de bakerste bakkroppsleddene.
Bazı türleri Yeni dünya'da bulunur.De finnes bare i den nye verden.
Kaplan türleri içinde Sibirya Kaplanları dünya üzerindeki en büyük ve en ağır kedilerdir.Blant molosserne finner man noen av verdens aller største og tyngste hunder.
İri türleri çöllerde görülür.Arten lever i ørkenområder.
Ancak bazı türler Avustralya'nın güneyi gibi daha soğuk iklimlere uyum sağlamıştır.Namun ada pula sebagian kecil jenis yang beradaptasi dengan lingkungan dingin di Australia selatan.
Yaklaşık 10.000 yıl önce, jubatus hariç, çitaların tüm türleri yok olmuştur.Sekitar 10.000 tahun yang lalu, hampir semua terkeculai spesies jubatus cheetah mati.
Japon ve bayağı bıldırcın gibi bazı türler göçmendir ve uzun mesafelere uçarlar.Beberapa spesies seperti puyuh jepang adalah migratori dan mampu terbang untuk jarak yang jauh.
Ekonomik planlama prosedürleri ve form planlamasının yapabileceği çeşitli türleri bulunmaktadır.Ada berbagai jenis prosedur dan bentuk-bentuk perencanaan yang dapat digunakan.
Türlerin çoğu Amazon Havzasında ve Guyana'nın yüksek rakımlarında bulunur.Sebagian besar spesies dapat ditemukan di Lembah Amazon dan dataran tinggi Guyana.
Familyanın çoğu cinsleri ve türlerinin soyu tükenmiştir.Kebanyakan genus dan spesies dari keluarga ini sudah punah.
Bu tür filmler genellikle mutlu bir sonla (kara mizah türleri istisna olmak üzere) biterler.Film dalam gaya tradisional ini memiliki akhir yang bahagia (komedi hitam yang pengecualian).
Mammutidae familyası mastodon gibi yeni türlere evrimleşmiştir.Mammutidae terus berevolusi menjadi spesies baru, seperti mastodon amerika.
Miyosen'in başlarında Deinotheriidae ve Mammutidae türleri ile birlikte ikinci evrimsel yayılma görüldü.Pada awal periode Miosen terjadi diversifikasi kedua dengan munculnya Deinotheriidae dan Mammutidae.
Önemli deneysel teknikler, spektroskopinin çeşitli türleridir.Teknik terpenting dari bidang ini adalah berbagai jenis spektroskopi.
1859 - Charles Darwin, The Origin of Species (Türlerin Kökeni) adlı eserini yayınladı.1859 - Charles Darwin mempublikasikan karya ilmiah berjudul The Origin of Species.
Hayvan fizyolojisi, insan fizyolojisinin method ve araçlarını insan olmayan türlere taşır.Bidang fisiologi hewan menggunakan alat, dan metode dalam fisiologi manusia untuk spesies non-manusia.
Bu cins içinde yer alan türlerin boyunları kısa, gagaları kısa ve kalındır.Patung-patung yang (dulu) ada di dalamnya dan membangun bagi mereka tempat beribadat.

İlgili Sayfalar