türlü ile cümle
türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.in ga je napolnil z duhom Božjim, ki se kaže v modrosti, razumnosti in znanosti in v vsakršni spretnosti,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.하나님의 신을 그에게 충만케 하여 지혜와 총명과 지식으로 여러가지 일을 하게 하시되
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.L -a umplut cu Duhul lui Dumnezeu, duh de înţelepciune, pricepere, şi ştiinţă, pentru tot felul de lucrări.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.og fyldt ham med Guds Ånd, med Kunstsnilde, Kløgt og Indsigt i alskens Arbejde
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.und hat ihn erfüllt mit dem Geist Gottes, daß er weise, verständig, geschickt sei zu allerlei Werk,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.y lo ha llenado del Espíritu de Dios, con sabiduría, entendimiento, conocimiento y toda habilidad de artesano
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.και ενεπλησεν αυτον πνευματος θειου, σοφιας συνεσεως και επιστημης και πασης καλλιτεχνιας
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.и го изпълни с Божия дух в мъдрост разум, знание и всякакво изкусно работене,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.и исполнил его Духом Божиим, мудростью, разумением, ведением и всяким искусством,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.וימלא אתו רוח אלהים בחכמה בתבונה ובדעת ובכל מלאכה׃
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.وملأه من روح الله بالحكمة والفهم والمعرفة وكل صنعة
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.又 以 神 的 靈 充 滿 了 他 、 使 他 有 智 慧 、 聰 明 、 知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.又 以 神 的 靈充滿 了 他 、 使 他 有 智慧 、 聰明 、 知識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.A naplnil jsem ho duchem Božím, moudrostí a rozumností, i uměním všelijakého řemesla,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.A naplnil som ho duchom Božím, múdrosťou, rozumnosťou a umením, a to vo všelijakom diele,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.e o enchi do espírito de Deus, no tocante � sabedoria, ao entendimento, � ciência e a todo ofício,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.És betöltöttem õt Istennek lelkével, bölcsességgel, értelemmel és tudománynyal minden mesterséghez.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.I napełniłem go Duchem Bożym, mądrością, i rozumem, i umiejętnością we wszelakiem rzemiośle.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.in sem ga napolnil z duhom Božjim, ki se kaže v modrosti in razumnosti in znanosti in v vsakršni spretnosti,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.Je l`ai rempli de l`Esprit de Dieu, de sagesse, d`intelligence, et de savoir pour toutes sortes d`ouvrages,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.하나님의 신을 그에게 충만하게 하여 지혜와 총명과 지식과 여러가지 재주로
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.L'ho riempito dello spirito di Dio, perché abbia saggezza, intelligenza e scienza in ogni genere di lavoro
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.og fyldt ham med Guds Ånd, med Kunstsnilde, Kløgt og Indsigt i alskens Arbejde
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.y lo he llenado del Espíritu de Dios, con sabiduría, entendimiento, conocimiento y toda habilidad de artesano
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.και ενεπλησα αυτον πνευματος θειου, σοφιας και συνεσεως και επιστημης και πασης καλλιτεχνιας,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.и изпълних го с Божия дух в мъдрост, в разум, в знание, и във всякакво изкуство;
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.и Я исполнил его Духом Божиим, мудростью, разумением, ведением и всяким искусством,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.ואמלא אתו רוח אלהים בחכמה ובתבונה ובדעת ובכל מלאכה׃
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.وملأته من روح الله بالحكمة والفهم والمعرفة وكل صنعة
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.我 也 以 我 的 靈 充 滿 了 他 、 使 他 有 智 慧 、 有 聰 明 、 有 知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.我 也 以 我 的 靈充滿 了 他 、 使 他 有 智慧 、 有 聰明 、 有知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Belki bu 30 yıldır, her türlü fedakarlıklar pahasına neden sahte evrak yapmaya devam ettiğini açıklar.이런 것들이 왜, 아버지가 30년 동안, 모든 희생을 감수 하면서 위조서류제작에 몰두 하셨는지 설명해 줄 것입니다.
Belki bu 30 yıldır, her türlü fedakarlıklar pahasına neden sahte evrak yapmaya devam ettiğini açıklar.I może to wyjaśnia dlaczego, przez 30 lat, nadal wyrabiał fałszywe dokumenty kosztem różnych wyrzeczeń.
Belki bu 30 yıldır, her türlü fedakarlıklar pahasına neden sahte evrak yapmaya devam ettiğini açıklar.Poate așa se explică de ce, timp de 30 de ani, a continuat să falsifice acte făcând mari sacrificii.
Belki bu 30 yıldır, her türlü fedakarlıklar pahasına neden sahte evrak yapmaya devam ettiğini açıklar.Và điều này có thể giải thích vì sao, trong 30 năm, ông tiếp tục làm giấy tờ giả mạo trả giá bằng sự hi sinh.
Belki bu 30 yıldır, her türlü fedakarlıklar pahasına neden sahte evrak yapmaya devam ettiğini açıklar.וזה מה שאולי מסביר מדוע, במשך 30 שנה, הוא המשיך להכין מסמכים מזויפים למרות הקרבנות השונים שנאלץ להקריב.
Belki bu 30 yıldır, her türlü fedakarlıklar pahasına neden sahte evrak yapmaya devam ettiğini açıklar.وهذا يفسر السبب الذي جعله يستمر بالتزوير لمدة 30 عاماً لاحقة مغامراً بكل شيء
Belki bu 30 yıldır, her türlü fedakarlıklar pahasına neden sahte evrak yapmaya devam ettiğini açıklar.あらゆるものを犠牲にして 証明書の偽造を続けてきた理由でしょう それには多くの
Bencil olarak, aramakta olduğun ve bir türlü bulamadığın fedakarlığı bulacaksın,Indem du selbstsüchtig bist wirst du all die Nächstenliebe finden die du immer gesucht und nicht gefunden hast
Bencil olarak, aramakta olduğun ve bir türlü bulamadığın fedakarlığı bulacaksın,Nell'essere egoisti troverete tutto l'altruismo che avete cercato e ricercato e mai trovato.
Bencil olarak, aramakta olduğun ve bir türlü bulamadığın fedakarlığı bulacaksın,Trong sự ích kỷ Bạn sẽ tìm thấy tất cả lòng vị tha mà bạn đã được tìm kiếm và tìm kiếm và không tìm thấy
Bencil olarak, aramakta olduğun ve bir türlü bulamadığın fedakarlığı bulacaksın,ان تكون انانياً انت ستجد كل اللا- انانية
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır. Başka türlü yapamam.Não posso evitar.
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler) -- benim bakış açım Amerikan tarzıdır. Başka türlü yapamam.Můj pohled je hodně ("Diplomacie lichotek:
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Évidemment, il y a eu un autre type de sacrifice, d'ordre familial, que j'ai compris plus tard.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Evidentemente, houve outro tipo de sacrifício, de ordem familiar, que compreendi mais tarde.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.물론, 또 다른 희생도 있었습니다. 제가 먼 훗날 알게 된 가족의 희생도 포함 되있죠.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Natuurlijk was er nog een ander soort opoffering van familiale aard die ik pas veel later begreep.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Oczywiście był inny rodzaj poświęcenia związany z jego rodziną, który zrozumiałam dużo później.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Ovviamente c'è stato un altro tipo di sacrificio, d'ordine familiare, che ho capito più tardi.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Pak existoval ještě jeden typ oběti v rovině rodinné, který jsme pochopila až později.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Por supuesto, hubo otro tipo de sacrificio, de tipo familiar, que comprendí mucho más tarde.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Selbstverständlich gab es eine andere Art von Opfer, in der Familienordnung, das habe ich später verstanden.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Sigur că a existat un alt tip de sacrificiu, de ordin familial. Asta am înțeles-o mai târziu.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Sudah pasti, ada pengorbanan lainnya yang melibatkan keluarganya yang saya pahami kemudian.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Tất nhiên, còn có một sự hi sinh khác nữa liên quan tới gia đình mà về sau tôi mới hiểu nhiều hơn.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Žrtvoval je še nekaj: družino, kar sem izvedela kasneje.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Φυσικά, υπήρξε ακόμα ένα είδος θυσίας που αφορούσε την οικογένειά του και το οποίο κατάλαβα αργότερα.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Звісно, був також інший вид жертв, який мав відношення до його родини, що я зрозуміла згодом.
Benim daha sonra anladığım ailesini de içeren başka türlü fedakarlıklar da oldu tabiki.Конечно, были жертвы и другого рода, касавшиеся семьи, которые я поняла намного позже.
İlgili Sayfalar