türlü ile cümle
türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin yaptığından başka türlü yapardım.I would do it in a different way than you did.
Onlar üzerinde her türlü avantaja sahibiz.We have every advantage over them.
Mary'nin tatmin olmak için her türlü sebebi vardı.Mary had every reason to be satisfied.
Her zaman her türlü kitabı satın alıp okuyabilirsin.You can buy and read any kind of book at any time.
Adı bir türlü aklıma gelmiyordu.I could not remember his name for the life of me.
Atlet her türlü sporda yükseldi.The athlete excelled in all kinds of sports.
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.We must make every effort to do away with all discrimination.
Ben isteğinizi karşılamak için mümkün olan her türlü çabayı yapacağım.I'll make every possible effort to meet your request.
Son birkaç gündür her türlü hava koşulunu yaşadık.We've had all kinds of weather over the past few days.
Modern toplum her türlü bilgi ile dolup taşıyor.Modern society is overflowing with all sorts of information.
Ben başka türlü düşünüyorum.I think otherwise.
Ben onun iyi bir kitap olduğunu düşünmüştüm fakat Jim başka türlü düşündü.I thought it was a good book, but Jim thought otherwise.
Mademki ben bir öğretmenim, başka türlü düşünüyorum.Now that I am a teacher, I think otherwise.
O kadar çok işimiz var ki alabileceğimiz her türlü yardımı kabul ederiz.We are so busy we'd take any help we could get.
Her türlü zamanımız var.We have all kinds of time.
Jiro başka türlü hareket edemedi.Jiro could not act otherwise.
Başka türlü düşünemiyorum.I can't think otherwise.
Öyle yapmak için her türlü nedeni vardı.He had every reason for doing so.
İşini bırakması için her türlü nedeni var.He has every reason to quit his job.
Oğluyla gurur duymak için her türlü nedeni var.He's every reason to be proud of his son.
Bir türlü onunla anlaşamıyorum.I just can't get along with him.
Onun yokluğu her türlü söylentiye yol açtı.His absence gave birth to all sorts of rumors.
Onun yeteneğine her türlü güveniyorum.I have every confidence in his ability.
Başka türlü yapamadım.I couldn't do otherwise.
Her türlü insanla bağlantı kurar.He comes into contact with all kinds of people.
O her türlü insanlarla iletişim halinde.He is in touch with all kinds of people.
Hangi kursu izleyeceğine bir türlü karar veremedi.He couldn't make up his mind which course to follow.
Karısını memnun etmek için her türlü çabayı gösterdi.He bent over backward to please his wife.
O, sınavı geçmek için her türlü çabayı sarfediyor.He is making every possible effort to pass the examination.
Onun geçmişi hakkında her türlü söylenti yükseldi.All sorts of rumors rose about her past.
Bu mağaza her türlü yabancı dil dergilerine sahiptir.This shop has all kinds of foreign-language magazines.
Bir zamanlar, dışarı çıkardık ve her türlü yasa dışı şeyler yapardık.Back in the day, we'd go out and do all kinds of illegal stuff.
Tom hemen hemen her türlü aracı sürebilir.Tom can drive almost any kind of vehicle.
Tom her türlü havada koşmaya gider.Tom goes jogging in every kind of weather.
O klasik ya da folk, her türlü enstrümanı çalabilir.She can play all kinds of instruments, classical or folk.
Her türlü grup etkinlikleri vardı.There were all sorts of group activities.
O her türlü spor sever.She likes all kinds of sports.
O her türlü aracı kullanarak ona yaklaşmaya çalıştı.He tried to approach her using every possible means.
Onun hakkında türlü türlü söylentiler yayılıyordu.All sorts of rumors were floating around about her.
Dükkan her türlü süs eşyası satıyor.The shop sells all sorts of bric-à-brac.
Mağaza her türlü biblo satar.The shop sells all sorts of bric-a-brac.
Ben başka türlü duydum.I heard otherwise.
Her türlü tamir yapıyoruz.We do all kinds of repairs.
Asla başka türlü düşünme.Don't ever think otherwise.
Başka türlü ima etmek istemedim.I didn't mean to imply otherwise.
Her türlü yemeği pişirmeyi severim.I like to cook all kinds of food.
Keşke sana başka türlü söyleyebilsem.I wish I could tell you otherwise.
Tom'u başka türlü ikna etmeye çalıştım.I tried to convince Tom otherwise.
Bunu başka türlü yapmam.I wouldn't do it any other way.
Tom ve Mary turlu yüzüyorlardı.Tom and Mary were swimming laps.
Başka türlü yapamazdım.I could not have done otherwise.
Üç gündür başım ağrıyor. Geçmedi bir türlü.I've had a headache for three days and I can't get rid of it.
Hem yeni hem de eski her türlü kitabı kullanırız.We handle all type of books, both new and old.
Onun cüzdanında her türlü şeyler vardır.There are all kind of things in her wallet.
Sen süpermarkette her türlü yiyeceği satın alabilirsin.You can buy all kinds of groceries at the supermarket.
Öğrenmek için her türlü şey vardır.There are all sorts of things to learn.
Her türlü önlemi almak zorundayız.We have to take every precaution.
Başka türlü de olabilir.An alternative is possible.
Bana kızmak için her türlü nedenin var.You have every reason to be upset with me.
Sana her türlü güveniyorum, Tom.I have every confidence in you, Tom.
İlgili Sayfalar