Ana içeriğe geç
Sözlük

türedi ile cümle

türedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün demiryolu boyunca kasabalar türedi.Towns sprang up all along the railroad.
Bütün köpekgillerin bu cinsten türediği kabul edilir.All the dogs there are up for adoption.
Ayrıca Farsça kaar (çalışmak) ve bolo (daha yüksek) kelimelerinden türediğine inananlar da vardır. ^Those who believed it recited and retained it.
Oxford İngilizce Sözlük'te ise bu kelimenin caedere'den türediğine dair bir bilgi yoktur.According to the Oxford English Dictionary, the origin of this nickname remains obscure.
DNA araştırmasına göre kutup ayısı yaklaşık 200 bin yıl önce boz ayıdan türedi.According to research, the cerebrum first developed about 200 million years ago.
Diğer bir teori, ismin liman şehri Pisco’dan türediğidir.The word as applied to the alcoholic beverage comes from the Peruvian port of Pisco.
De ki: "Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem.Say: "I am not a new Messenger to come, nor do I know what is to be done to me or you.
De ki: "Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum.Say: "I am not a new Messenger to come, nor do I know what is to be done to me or you.
Hepiniz de birsiniz, birbirinizden türediniz.They are women (seeking) wedlock, and not lechery, nor secretly looking for paramours.
De ki "Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne olacağını da bilmem.Say: "I am not a new Messenger to come, nor do I know what is to be done to me or you.
De ki: "Ben türedi bir elçi değilim.Say, "I am not the first Messenger.
De ki: "Ben, resuller içinden bir türedi değilim!Say, "I am not the first Messenger.
De ki "Ben türedi bir elçi değilim.Say, "I am not the first Messenger.
Dilbilimcilerin ortak görüşü, Ulah ve Rumen dillerinin aynı Latince temelli dilden türediği yönünde.Historians call them Macedo-Romanians, and they themselves use the name Aromanians.
En yaygın açıklama, kelimenin Aymara dilinden türediğidir.Die verbreitetste Erklärung ist, dass sich das Wort aus der Sprache der Aymara herleitet.
İsmi, "gaubti"den ya da St.Agatha'dan (Rusça:Gafiya) türediği düşünülmektedir.Ihr Name ist von gaubti (= bedecken, beschützen) oder von der heiligen Agatha (russisch: Gafiya) abgeleitet.
1815’te kimyacı William Prout, diğer bütün atomların hidrojen atomundan türediğini düşünüyordu.William Prout vermutete 1815, dass die Atome aller Materie aus Wasserstoffatomen aufgebaut seien.
Adını, finansal yatırımcıların ihtiyaçlarından türedikleri için almışlardır.Seine Politik richtete sich nach den Bedürfnissen der Investoren.
Ayrıca bir başka teori ise Kır-gezmek sözcüğünden türediğidir.Eine andere Deutung geht von niederdt.
İsmi, "gaubti"den ya da St.Agatha'dan (Rusça:Gafiya) türediği düşünülmektedir.Son nom viendrait soit de gaubti (couvrir, protéger) soit de Sainte Agathe (Gafiya en russe).
Onomastikçiler arasında, dilin tüm sözcüklerinin özel isimlerden türediğini iddia edenler dahi vardır.Comme on le voit ci-dessous, tous les épisodes ont des noms anglais.
Ayrıca bir başka teori ise Kır-gezmek sözcüğünden türediğidir.De plus on remarque une habitude consistant à raccourcir certains mots.
Ancak bu kelimeden türediğine karşı çıkanlar da bulunmaktadır.Cependant, d’autres émettent des réserves quant à ce terme.
Göktürk alfabesinin Soğdcadan (Soğd yazısından?) türediği de öne sürülmüştür.Torment (en) est un album de Zoogz Rift (en).
Bütün köpekgillerin bu cinsten türediği kabul edilir.En la mayoría de los países es aceptado cualquier tipo de perro.
Kelime chabacano -ki adı Chavacano - İspanyolca "az tatlı", "adi", "lezzetsiz", "kaba" isimlerinden türedi.Chabacano es una palabra de origen español que significa "vulgar", "común", "de baja calidad".
Bütün köpekgillerin bu cinsten türediği kabul edilir.Si accettano tutti i cani, a condizione che siano in buona salute.
Göktürk alfabesinin Soğdcadan (Soğd yazısından?) türediği de öne sürülmüştür.Sulla sua tomba è incisa la scritta Aproximavit sidera (Avvicinò gli astri).
Dilbilimciler Allah kelimesinin Al-ilahtan türediğini söylerler.Secondo i musulmani il Corano è dettato parola per parola da Dio.
Taklitçiler türedi.Finora gli operai sono stati calmi.
Bu efsanede Türklerin kurtlardan türedikleri anlatılır.Anche in questa versione i Turchi discendono da un lupo.
Ayrıca bir başka teori ise Kır-gezmek sözcüğünden türediğidir.Un'altra teoria esprime il concetto di lontananza.
Ahtnalar Copper Nehrine gelen iki kızkardeşten türediklerine inanırlardı.Gli scogli delle Due Sorelle viste dal Passo del Lupo.
Oxford İngilizce Sözlük'te ise bu kelimenin caedere'den türediğine dair bir bilgi yoktur.Оксфордский английский словарь не даёт известных версий происхождения этого слова.
Taklitçiler türedi.Рабочих разбирало нетерпение.
Bu Kırk-Kız’dan Kırgız boyunun türediği söylenir.И говорят, что этот мёд достался плохим скальдам.
Dilbilimciler “Allah” kelimesinin “Al-İlah”tan türediğini söylemişlerdir.قيل إنهم يستمعون ويتواجدون، قال: دعوهم يفرحوا مع الله ساعة».
Ayrıca bir başka teori ise Kır-gezmek sözcüğünden türediğidir.Existe ainda uma outra teoria de que derivaria de "Várzea".
Bütün köpekgillerin bu cinsten türediği kabul edilir.Het respect van deze hond moet verdiend worden.
Munkarıb isminin "Bin Garip"ten türediği söylenmektedir.De naam wordt uitgesproken als hate thousand.
Birçoğu pazarlama fantastiği yeni nesil gurular türedi.Veel leden van de adel traden toe.
Ayrıca Farsça kaar (çalışmak) ve bolo (daha yüksek) kelimelerinden türediğine inananlar da vardır. ^Gelovigen meenden plotseling een gouden (of platina of zilveren) vulling of kies te hebben gekregen.
Dilbilimciler “Allah” kelimesinin “Al-İlah”tan türediğini söylemişlerdir.A chrześcijanie powiedzieli: „Mesjasz jest synem Boga”.
Bütün köpekgillerin bu cinsten türediği kabul edilir.Psy muszą w jakiś sposób go powstrzymać.
Ancak bu kelimeden türediğine karşı çıkanlar da bulunmaktadır.Powyższa metoda ma także swoich przeciwników.
Kırgız etnonimi üzerine yapılan bazı çalışmalar sözcüğün "kırk-as" sözcüğünden türediği yönündedir.Ich debiut na listach przebojów miał miejsce, gdy wydali własną wersję standardu „Zing!
Swahili dilindeki dinga kelimesinin İspanyolca bir kelime olan dengueden türediği düşünülüyor.Ordet dinga på swahili tros komma från spanska och ordet dengue.
Bazı Türk boyları kartaldan türediklerine inanırlar.De flesta kremlingarna försvinner när man kastar tunnor på dem.
"Metamfetamin" terimi bu yeni karışımın kimyasal yapısından türedi:methyl alpha-methylphenethylamine.Namnet härrör från dess kemiska beteckning: alpha-metylfenetylamin.
Kentin adının "väg" (cadde) ve "sjö" (göl) sözcüklerinden türediği düşünülmektedir.Вважається, що назва міста походить від слів «väg» (дорога) та «sjö» (озеро).
Nereden türediği ve niçin yapıldığı bilinmemektedir.Ми ж не знали, нащо і куди його везуть.
Oxford İngilizce Sözlük'te ise bu kelimenin caedere'den türediğine dair bir bilgi yoktur.Згідно Оксфордського словника англійської мови, походження терміна невідомо.
Manu, kendisinden bütün insanların türediği kişidir.Наомі приховує від усіх, що з нею сталося.
Ancak bu kelimeden türediğine karşı çıkanlar da bulunmaktadır.Однак знайшлись і противники цієї ідеї.
Swahili dilindeki dinga kelimesinin İspanyolca bir kelime olan dengueden türediği düşünülüyor.Má se za to, že svahilské slovo „dinga“ je odvozeno ze španělského „dengue“.
"Metamfetamin" terimi bu yeni karışımın kimyasal yapısından türedi:methyl alpha-methylphenethylamine.Jeho triviální název je odvozen od jednoho z možných chemických názvů: alfa-methylfenethylamin.
Diğer bir teori, ismin liman şehri Pisco’dan türediğidir.Podle jiné teorie je název odvozen od přístavního města Pattan.
Taklitçiler türedi.Nenkovičtí se dočkali.
Manu, kendisinden bütün insanların türediği kişidir.Tamara vrea doar binele tuturor.
Dilin pek çok özelliği "B" adlı bir dilden türediği için, yeni dile "C" adı verildi.A fost denumit „C“ deoarece multe din caracteristicile sale au fost derivate din limbajul de programare „B“.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod