Aslında türden ilk olarak sözeden Amerikalı bir başka doğa bilimci olan W. T. White'tır.Проте, вид вперше задокументувався іншим американським натуралістом, W. T. White.
Bu türden radikal bir kuram için henüz çok erkendi.Невдовзі до подібної спроби вдались радикальні демократи.
Yapılan değişiklikle bu türden davalar, belirli ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmiştir.A jako takový má nepochybně své místo v systému alternativních trestů.
Çünkü bu türden keşfedilen ilk yıldız RR Lyrae idi.Typická hvězda, RR Lyrae, byla jako první objevena mimo hvězdokupu.
Bu türden uygulamalara yönetim bilişim sistemleri adı verilmiştir.Tento termín se vztahuje k systémům managementu.
Bu harekatların bir bölümü Muhammed tarafından yönetilen, ancak onun katılmadığı türdendir.Šedě označené jsou expedice, které Mohamed nařídil, ale nezúčastnil se jich.
Keseli porsuğumsular çiftleşme zamanı dışında yalnız yaşar ve aynı türden olanlara rastlarsa agresif davranır.Mimo období páření žijí jedinci osaměle, v zajetí se k sobě chovají agresivně.
Araneus, Araneidae familyasından, yaklaşık 650 türden oluşan zehirli örümcek cinsidir.Araneus este un gen de păianjeni din familia Araneidae, care cuprinde în jur de 650 de specii.
Altı türden sadece ikisi güney yarıkürede yaşamakta.A tizenkettőből kilenc kizárólag a kontinens déli részén él.
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.Ez azt jelenti, hogy hivatalosan csak az adott fajjal mindennemű kereskedés tilos.
Familya, 12 cinse ve yaklaşık 56-61 türden oluşur.A kölöntefélék családja 62 nemből és 256 fajból áll.
Albüm, birkaç farklı türden oluşmuştur.Az album három, különféle összeállításban jelent meg.
Alt tür, taksonomik hiyerarşide türden sonra gelir.Egyszer mezítlábas taxis hiénaként is szerepel.
Son 50 yılda görülen birleşmeler çoğunlukla bu türdendir.Viisikymmenluvulla tällaisia tavattiin usein.
Bu iki türden birinin etkisi bazı gruplarda diğerine göre daha fazla olabilmektedir.Yksilön itsetunto voi olla joillain osa-alueilla parempi kuin toisilla.
Ancak bu etki ve nedenler mekanik türden şeyler değildir.Tämä erilaisuus johtuu siitä, että ihminen ei ole mekaaninen väline.
Paignton Hayvanat Bahçesi 300'ün üzerinde türden yaklaşık 2000 hayvan barındırmaktadır.Sedgwick County Zoo esittelee noin 400 eläinlajia.
Öykülerde ve romanlardaki dedektifler genellikle bu türden özel görevlilerdir.Οι ήρωες των διηγημάτων και των μυθιστορημάτων τους τείνουν να έχουν κοινότυπους χαρακτήρες.
Diş sayıları türden türe değişmekle birlikte 28 ile 38 arasındadır.Altså 28 til 38 tænder.
Bu familya sadece iki ayrı cinse ayrılan iki türden oluşmaktadır: Zürafa ve okapi.Den indeholder kun to arter; giraffen og okapien.
The Fall of Every Season'da bu türden sayılabilir.Sæsonen er forskellig på hver af disse sektioner.
Altı türden sadece ikisi güney yarıkürede yaşamakta.Der findes blot tre arter, der alle lever på den nordlige halvkugle.
Familya, 12 cinse ve yaklaşık 56-61 türden oluşur.Familien består af omkring 230 arter i 12-13 slægter.
Gen akışı, genlerin ya da alellerin bir türden diğerine transferidir.Genflow er overførsel af allel eller gener fra en population til en anden.
Familya, 6 cins ve buna bağlı yaşayan 19 türden oluşur.Familien indeholder 6 slægter med 19 arter.
Diğer dişsiz memelilerden farklı olarak tek bir türden oluşan dişleri vardır.Et andet særtilfælde findes hos tandhvalerne, der kun har tænder af en slags.
Bilindiği üzere Pisagor, sadece bu türden ürünler kullanırdı.Det er også kalt Pythagoras, som er velkjent, kun benytter slike produkter.
İşte bu türden sesler birer sesbirimdir.Det er ikke kjent om disse lydene er en form for kommunikasjon.
Ayrılık Savaşı’nda kullanılan General adlı ünlü lokomotif de bu türdendi.I «Det forsvunnede lokomotivet Duke» er det et lokomotiv som blir funnet.
Dr. Dolittle 1998 yapımlı ailecek izlenebilecek türden bir komedi filmi.Dr. Dolittle 2 er en amerikansk komediefilm fra 2001, og oppfølger til filmen Dr. Dolittle fra 1998.
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.I alle disse våpnene er det også andre våpenfigurer.
Ancak iddia ettikleri türden eylemler yapılmamıştır.Mereka merasa hal itu tidak sebanding dengan usaha yang telah mereka lakukan.
Evcil güvercin bu türden gelmektedir.Dari situlah babi mangalitsa ini berasal.
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.Saat ini, perdagangan internasional produk-produk yang bahan bakunya berasal dari hewan ini dilarang.
Türden türe 30 ya da 34 dişleri olur.Sebagian besar garpu memiliki 3 atau 4 gigi.
Hâlen bu türden sadece 80 civarında hayvan vahşi hayatta yaşamaktadır.Hiện nay chỉ còn khoảng 80 loài sống trong môi trường hoang dã.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.Là một trong những phân loài gấu quý hiếm nhất trên thế giới, gấu xanh hiếm khi được nhìn thấy trong tự nhiên.
Ancak vampir yarasa ilk olarak kuşlarla beslenen diğer 2 türden çok memelilerin kanıyla beslenir.Tuy nhiên, dơi quỷ thông thường ăn máu nhiều hơn hai loài kia (thường ăn máu chim).
Familya: sıçrayan fareler (Zapodinae): Bir kısmı sıçrayıcı türdendir.Một số loài khác như: Ruồi giấm: Là loài ruồi ăn trái cây.
İşte bu türden sesler birer sesbirimdir.Tiếng kêu của loài này là một chuỗi các âm rõ sắc.
Aslında türden ilk olarak sözeden Amerikalı bir başka doğa bilimci olan W. T. White'tır.Tuy nhiên, các loài lần đầu tiên được ghi nhận bởi một nhà tự nhiên học người Mỹ, WT trắng.
Dr. Dolittle 1998 yapımlı ailecek izlenebilecek türden bir komedi filmi.『ドクター・ドリトル』(Dr. Dolittle)は1998年に公開されたアメリカ合衆国のコメディ映画。
Allogreft: Aynı türden alınan deri yamasını tarifler.^ 同種同量のものの返還を約してする寄託。
Güneş'te ve birçok flare yıldızında her iki türden flare yapısı da gözlenebilmektedir.またや槍や一部の時代の刀ははじめから2つの目釘孔が開いている場合もある。
Farklı türden araç yollarının aynı düzlemde kesiştiği kavşaklara hemzemin geçit denir.同一の線路上の複数の車両を個別に制御する方式の総称。
Alt tüyleri türden türe farklı renktedir.下の浅葱色とは別の色。
“Bulunduğum kale her türden atışa maruz kalıyordu.まちが探していた妖箒村正も、かじって壊してしまった。
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.スペシャリストは自分専用の様々な武器も所持している。
Sionics türden bir susturucu takılabilir.セキセイインコのモノマネができる。
Familya 3 cinse bölünen 6 türden oluşmaktadır.現生種は3属6種で構成される。
2001 de yapılan sayımda 8 türden 30.000 yarasa sayılmıştır.ところが正解数は30種類中8種類だった。
Kasha ile aynı türden olan şeyler veya kasha’ya verilen başka isimler aşağıda sıralanmıştır.火車と同種のもの、または火車の別名と考えられているものに、以下のものがある[1]。
Haneke'ye göre yapım "her türden terörizmin (siyasi ya da dini) kökenlerini" ortaya koymaktadır.哈内克说,这部电影是关于“每一种类型的恐怖主义的起源,无论是政治性的或宗教性的。
21 türden 10'u tehlike altında olarak listelenmiştir..第21個十进制的等數位數。
Çünkü bu türden keşfedilen ilk yıldız RR Lyrae idi.該小行星是雷恩繆斯發現的首顆小行星。
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.对该产品中的任何成分过敏者禁用。
Modern antivirüs yazılımları virüslerin bu türden gizlenme tekniklerine karşı koymaya çalışmaktadır.現在的防毒軟體使用各種技術來反擊這種手段。
Kampüste 309 çeşit yerli türden 9000 ağaç olacak.교내에는 9,000 그루의 나무가 있으며, 309 가지 종류의 씨종들이 있을 것이다.
Onlar elbette farklıdırlar, ama aynı türdendirler, tıpkı Gerçek'te ikilik olmadığı gibi.전류편은 그들의 크기와 비교하여 매우 얇아서 그것들은 자주 두께가 0인 것처럼 다루어진다.
Özellikle esprili türden televizyon çalışmalarına ağırlık vermiştir.특히 텔레비전 드라마 활동이 두드러진다.