Yine de bu çocukluğumdan beri yapmak istediğim türden bir film, gerçekten.Toch is dat precies het soort film dat ik wilde maken, al vanaf mijn kindertijd eigenlijk.
Yine de bu çocukluğumdan beri yapmak istediğim türden bir film, gerçekten.Отже це такий фільм, який я хотів зняти з того часу, як був дитиною - чесно!
Yine de bu çocukluğumdan beri yapmak istediğim türden bir film, gerçekten.אבל זה היה סוג הסרט שרציתי לעשות מאז שהייתי ילד, בעצם,
Yine de bu çocukluğumdan beri yapmak istediğim türden bir film, gerçekten.本当に 作りたかったんです 子供の頃 コミック・ブックを読みながら
Zenginler kendilerini fakirlerle aynı türden (insan) olarak bile görmüyorlar.Lorsque les gens riches ne se considèrent pas de la même espèce que les gens pauvres
Zenginler kendilerini fakirlerle aynı türden (insan) olarak bile görmüyorlar. Ya da bunun tam tersi.V částech, kde bohatí lidé nevidí, že jsou stejné lidské bytosti jako chudí lidé nebo naopak.
Zenginler kendilerini fakirlerle aynı türden (insan) olarak bile görmüyorlar.Όπου οι εύποροι θεωρούν ότι δεν είναι το ίδιο είδος με τους φτωχούς.
Zenginler kendilerini fakirlerle aynı türden (insan) olarak bile görmüyorlar.Де заможні люди навіть не вважають себе тим самим видом, що й бідні люди.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Cho niềm vui, tôi muốn có bơ và muối và những thứ đặc sắc khác làm cho món ăn nếm ngon hơn.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Dla radości, szukam masła i soli i seksownych rzeczy które sprawiają, że rzeczy smakują mniej jak pokuta.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.För glädje letar jag efter smör och salt och sexiga saker som råder bot på smaken.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Freude, ich möchte Butter und Salz und sexy Dinge die Zutaten weniger nach Buße schmecken lassen.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.기쁨을 위해, 고행처럼 재료들의 맛을 덜하게 만드는 버터, 소금, 매력적인 재료들을 찾습니다.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Örömforrásként ott van számomra a vaj és a só, meg egyéb szexi apróságok, amik feldobják az egyszerű dolgokat.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Para a satisfação, eu procuro manteiga e sal e coisas sensuais que façam as coisas saberem melhor.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pentru bucurie, mă uit după unt şi sare şi lucruri sexy care o fac să nu aibă gust de penitenţă.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Per la gioia, cerco burro e sale o altre cosette esotiche che tolgano dal mio cibo il sapore della penitenza.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Por placer, busco mantequilla y sal, y esas cosas que hacen que la comida no sea una penitencia.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pre radosť vyhľadávam maslo a soľ a sexi veci, aby jedlo nechutilo ako za trest.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pro radost vybírám máslo a sůl a sexy věci, které mění chutě tak, aby nebyly, jak za trest.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Vreugde, ik zoek boter en zout en sexy zaken zodat het minder smaakt naar zelfkastijding.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Για χαρά, ψάχνω βούτυρο και αλάτι και σέξι πραγματάκια που δίνουν γεύση σε αυτό που μοιάζει τιμωρία.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Для удовольствия я ем масло и соль, и всякие вкусные штуки, которые скрашивают постный вкус блюд.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.За удоволствие искам масло и сол, и секси неща, които правят вкуса повече греховен.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.מבחינת השמחה, אני מחפש חמאה ומלח ודברים סקסיים כדי שהטעמים יהיו פחות סיגופיים.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.للمتعة، أنا أتطلع الزبدة والملح والأشياء المثيرة التي تجعل المذاق مثل التكفير عن الذنب.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.セクシーなものは苦行を少し和らげてくれます 家族を考る際 一家に代々伝わるような