Ana içeriğe geç
Sözlük

türden ile cümle

türden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.זהו אדם שיסכן את חייו על תאוריה.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.هذا نوع من الأشخاص الذين يعتمدون على النظريات في حياتهم.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.でも、我々のようにもう少し現実的な人々は
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:Cha cậu dạy cho cậu một vài điều không có trong giáo trình ở lớp học:
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:Su padre le ha enseñado el tipo de cosas que no se aprenden en clase:
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:Ο πατέρας του τον δίδαξε πράγματα που δεν μπορεί κανείς να μάθει στην τάξη:
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:אביו לימד אותו את הדברים שלא ניתן ללמוד בכיתה:
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:كما قام والده بتعليمه أشياء لا يمكن أن تتعلمها في الصف المدرسي:
-öldüremeyecekleri türden.-die je niet eens zou kunnen vermoorden.
-öldüremeyecekleri türden.- die sie nicht einfach töten können.
-öldüremeyecekleri türden.-die sie nicht einfach töten können.
-öldüremeyecekleri türden.-joita et voi edes tappaa.
-öldüremeyecekleri türden.-které nemůžeš ani zabít.
-öldüremeyecekleri türden.-których nie można zabić.
-öldüremeyecekleri türden.-que no pudieran matar.
-öldüremeyecekleri türden.- som man ikke kunne slå ihjel.
-öldüremeyecekleri türden.-Что вы не могли даже убить.
-öldüremeyecekleri türden.[רסמוס/רסמס - משרד הפיראטים] .שלא יכולת אפילו להרוג-
-öldüremeyecekleri türden.لا يمكنك قتلهم أبدا
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Chúng tiến đến gần điểm này hơn bất kỳ loài nào khác chúng tôi từng quan sát.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Damit liegen sie näher dran als alle anderen getesteten Tierarten.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.De er faktisk tættere på den nogen anden art vi har observeret.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Dejansko so bližje kot katerakoli vrsta, ki smo jo opazovali.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Dichterbij dan elke andere soort die wij onderzocht hebben.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.E mai strânsă decât la oricare specie studiată.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Están realmente más cerca que cualquier especie que hayamos observado.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Ils sont plus proches que n'importe quelle autre espèce que nous avons pu observer.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.침팬지들은 저희가 관찰한 다른 어떤 종보다 가깝습니다.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Są właściwie bliżej niż jakikolwiek obserwowany gatunek.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Sono in realtà più vicini di qualsiasi altra specie che abbiamo studiato.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Είναι στην πραγματικότητα πιο κοντά από οποιοδήποτε είδος έχουμε συναντήσει.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Вони насправді ближчі, ніж будь-які види, які ми спостерігали.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Они точнее, чем результаты какого-либо вида животных, которых мы изучали.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Те са по-близки от всеки друг вид, който сме наблюдавали.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.למעשה הם יותר קרובים מכל מין שצפינו בו.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.أنهم فعلا أقرب من أي الكائنات التي درسنها.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.人間はどうでしょう? チンパンジーよりも賢いでしょうか?
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.과학자들만(일반인은 알아채기 어려운)이 알아챌 통계적 확연함이 눈에 들어왔습니다.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.la care alți cercetători puteau doar visa.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.la mayoría de los científicos sueñan.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.עם בהירות סטטיסטית מהסוג שהמדענים יכולים רק לחלום עליה.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.بوضوح إحصائي من النوع الذي يحلم به أغلب العلماء.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.浮かび上がったのです 二人に一人の割合で
O zaman çok nadir rastlanan türden bir sessizlik içinde oturduk ve konuşmasını bekledik.Ci sedemmo insieme in un silenzio molto particolare ad aspettare l'inizio del discorso.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Det måste finnas ett sätt att genomföra en "folkräkning" av resten av bakterierna i populationen.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Er moet een manier zijn om erachter te komen wat er verder aan bacteriën is in de gemeenschap.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Es musste einen Weg geben, eine Befragung der restlichen Bakterien in der Population durchzuführen.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Il doit y avoir un moyen de dénombrer le reste des bactéries dans la population.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Kell valami mód arra, hogy népszámlálást tartsanak a populációban lévő többi baktériumról is.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.다양한 종 간 합의를 이끌어 낼 수 있는 다른 방법이 있어야만 했죠.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Musí existovať aj spôsob, ako sčítať zvyšok baktérií v populácií.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Musí existovat způsob jak provést sčítání ostatních bakterií v této populaci.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Musi istnieć sposób pobierania informacji o liczbie pozostałych bakterii w populacji.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Obstajati mora torej tudi način popisa ostalih bakterij v okolici.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Phải có một cách đếm số lượng toàn thể những vi khuẩn còn lại.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Seharusnya ada cara untuk melakukan sensus terhadap bakteri lainnya di dalam populasi tersebut.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Tem de haver uma forma de contar o resto das bactérias na população.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Tiene que haber una manera de hacer un censo del resto de las bacterias en la población.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Trebuie să fie o metodă de a număra restul bacteriilor din populație.
Popülasyon içindeki diğer türden bakterilerin sayısını öğrenmenin de bir yolu olmalı.Θα πρέπει να υπάρχει τρόπος να καταγράψεις και τα υπόλοιπα βακτήρια του πληθυσμού.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod