Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.ktorého obstúpili žalobníci, ale ho nevinili nijakými takými zločinmi, o jakých som sa ja domnieval.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Les accusateurs, s`étant présentés, ne lui imputèrent rien de ce que je supposais;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Men da Anklagerne stode omkring ham, fremførte de ingen sådan Beskyldning, som jeg havde formodet;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Men da anklagerne stod omkring ham, fremførte de ikke nogen klage for slikt som jeg hadde tenkt;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Njegovi tožniki pa, ko so nastopili, mu niso očitali nobene take krivice, kakršne sem pričakoval jaz,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Pîrîşii, cînd s'au înfăţişat, nu l-au învinuit de nici unul din lucrurile rele, pe cari mi le închipuiam eu.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Przeciw któremu stanąwszy ci, co nań skarżyli, żadnej winy nie przynieśli z tych, którychem się ja spodziewał.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.und da seine Verkläger auftraten, brachten sie der Ursachen keine auf, deren ich mich versah.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.περι του οποιου οι κατηγοροι παρασταθεντες δεν επεφεραν ουδεμιαν κατηγοριαν εξ οσων εγω υπενοουν,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Обступив его, обвинители не представили ни одного из обвинений, какие я предполагал;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Обступивши його винувателї, нїякої вини не принесли, про які я думав,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.ויעמדו עליו שטניו ולא הביאו עליו דבר רע מאשר הייתי חשד אתו׃
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.فلما وقف المشتكون حوله لم يأتوا بعلّة واحدة مما كنت اظن.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.告 他 的 人 站 著 告 他 . 所 告 的 、 並 沒 有 我 所 逆 料 的 那 等 惡 事
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.告 他 的 人 站著 告 他 . 所 告 的 、 並沒 有 我 所 逆料 的 那 等 惡事
New York'un ya da -benim geldigim- Vermont'un sokaklarinda rastlayabiecegim turden birisi gibi yapiyordu.꼭 제가 온 뉴욕이나 버몬트의 길거리에서 쉽게 마주칠 수 있는 그런 사람처럼 느껴졌거든요.
New York'un ya da -benim geldigim- Vermont'un sokaklarinda rastlayabiecegim turden birisi gibi yapiyordu.las calles de Nueva York, o en Vermont, de donde soy.
New York'un ya da -benim geldigim- Vermont'un sokaklarinda rastlayabiecegim turden birisi gibi yapiyordu.New Yorku nebo Vermontu, odkud pocházím.
New York'un ya da -benim geldigim- Vermont'un sokaklarinda rastlayabiecegim turden birisi gibi yapiyordu.שגרם לכך שהיא תדמה למישהו שאפשר להתקל בו ברחובות ניו-יורק, או בוורמונט, משם באתי.
New York'un ya da -benim geldigim- Vermont'un sokaklarinda rastlayabiecegim turden birisi gibi yapiyordu.فبدت كأنها شخص كان من الممكن أن أقابله فى شوارع نيويورك، أو في فيرمونت، حيث مسقط رأسي.
New York'un ya da -benim geldigim- Vermont'un sokaklarinda rastlayabiecegim turden birisi gibi yapiyordu.ばったり出会ったかもと言う感じの人でした でも彼女はこの7年間 尼僧院で暮らしているのです
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Cô ấy không phải là loại cô gái mà bạn dự kiến sẽ có Bobbie để rave về.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Dia bukan jenis gadis yang akan diharapkan Bobbie meracau tentang.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Ea nu a fost genul de fata pe care ar fi aşteptat Bobbie sa laudam excesiv.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Elle n'était pas le genre de fille que tu aurait pu s'attendre à Bobbie de quoi s'extasier.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Hän ei ollut sellainen tyttö olisit odottanut Bobbie riehua noin.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Hon var inte den sortens tjej du hade förväntat Bobbie svärmiskt om.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Hun var ikke den slags pige, du ville have forventet Bobbie at rave ca.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.그녀는 당신이 바비에 대해 격찬 예상했을 소녀의 정렬되지 않았습니다.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Nebola ten typ ženy, ktorú by sa dala očakávať Bobbie k nadšeným o.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Nebyla ten typ ženy, kterou by se dala očekávat Bobbie k nadšeným o.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Nem volt az a fajta lány, várt volna Bobbie rave kb.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Ni bila neke vrste dekle, ki bi jih pričakuje, Bobbie to rave okoli.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Nie był typem dziewczyny czego mogą Państwo oczekiwać Bobbie do zachwycają.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Non era il tipo di ragazza che si sarebbe aspettato Bobbie di entusiasmante.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Sie war nicht die Art von Mädchen, das du erwartet Bobbie zu schwärmen würde.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Ze was niet het soort meisje dat je had verwacht Bobbie to rave over.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Δεν ήταν το είδος του κοριτσιού που θα περίμενε Bobbie και έλαβε διθυραμβικές περίπου.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Вона була не та дівчина, яку ви б очікувати Боббі в захваті.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Она была не та девушка, которую вы бы ожидать Бобби в восторге.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Тя не е нещо на момиче, може би очаква Боби да рейв около.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.انها لم تكن نوعا من الفتاة التي كان يتوقع بوبي الى الهذيان عنه.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.そしてまだ、私は知らない。
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Acesta este un om care ar risca propria viaţă pe o teorie.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Byl to člověk, který by svěřil svůj život do rukou teorie.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.C'est un homme qui jouerait sa vie sur une théorie
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Đây là người đàn ông sẵn sàng mạo hiểm vì lý thuyết.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Dette er en mand, der ville risikere sit liv på teori.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Dit is een man die zijn leven op het spel zette voor de theorie.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Er war ein Mann, der sein Leben einer Theorie anvertraut hätte.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Este é um homem que arriscaria a sua vida pela teoria.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Ez az ember elméletekre bízta az életét.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Je to muž, ktorý by pre teóriu riskoval svoj život.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.이론에 목숨을 맡긴 셈이죠.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Questo è un uomo che rischierebbe la propria vita per una teoria.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Teoria była dla niego podstawą.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.-- y se tiró al mar. Éste era un hombre que arriesgaba incluso su propia vida por la teoría.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Αυτός είναι ένας άνθρωπος που θα ρίσκαρε τη ζωή του βασιζόμενος στη Θεωρία.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Това е човек, който би рискувал живота си, следвайки теорията.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Это человек, который был готов следовать теории даже с риском для жизни.