Ana içeriğe geç
Sözlük

türde ile cümle

türde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.그 안에는 땅에 있는 각색 네 발 가진 짐승과 기는 것과 공중에 나는 것들이 있는데
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Melyben valának mindenféle földi négylábú állatok, vadak, csúszómászó állatok és égi madarak.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Na němž byla všeliká zemská hovada čtvernohá, a zvířata, a zeměplazové, i ptactvo nebeské.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.no qual havia de todos os quadrúpedes e répteis da terra e aves do céu.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Och däri funnos alla slags fyrfota och krälande djur som leva på jorden, och alla slags himmelens fåglar.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.og i denne var der alle Jordens firføddede Dyr og krybende Dyr og Himmelens Fugle.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Op het kleed lagen allerlei dieren: Zoogdieren, reptielen en vogels.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.thấy trong đó có những thú bốn cẳng , đủ mọi loài , côn_trùng bò trên đất , và chim trên trời .
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.thấy trong đó có những thú bốn cẳng, đủ mọi loài, côn trùng bò trên đất, và chim trên trời.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.v ktorom boly všelijaké štvornohé zvieratá zemské i divá zver i zemeplazy i nebeské vtáctvo:
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.v njej so bili raznovrstni četveronožci in zveri in golazen zemlje in ptice nebeške.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.W którem były wszelkie ziemskie czworonogie zwierzęta i bestyje, i gadziny i ptastwo niebieskie.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.εντος του οποιου υπηρχον παντα τα τετραποδα της γης και τα θηρια και τα ερπετα και τα πετεινα του ουρανου.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.в котрому були всякі чотироногі землї, і зьвірі, і повзючі, і птиці небесні.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.в нем находились всякие четвероногие земные, звери, пресмыкающиеся и птицы небесные.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.И дойде глас към него: Стани, Петре, заколи и яж.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.ובתוכו מכל בהמת הארץ וחיה ורמש ועוף השמים׃
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.‎وكان فيها كل دواب الارض والوحوش والزحافات وطيور السماء‎.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.裡 面 有 地 上 各 樣 四 足 的 走 獸 、 和 昆 蟲 、 並 天 上 的 飛 鳥
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.裡面 有 地上 各 樣 四 足 的 走獸 、 和 昆蟲 、 並天 上 的 飛鳥
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.우리는 시카고에서 방법을 얻기위해 노력해야 하고, 적어도 우리의 과학과 기술 전체를
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.W Chicago staramy się zebrać razem studentów, których jest mało w światku naukowym i technologicznym.
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.זו דרך להשיג, לאסוף יחד, את כל הסטודנטים שמיוצגים בתחומי המדע והטכנולוגיה שלנו.
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.لكن الذي نحاول أن نصنعه في شيكاغو هو طريقة لنحصل، نجمع، هؤلاء الطلبة
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.科学や技術分野の評価が低い学生を 集めて一旗あげようと 目論んでいます
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin...Arunachala es un lugar especial (risas)... porque puede decir cosas como estas... y estás en buena compañía.
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin...(LACHEN)
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin... Ve iyi eşlikçilerin var.Arunachala é um lugar especial (rindo)... porque você pode dizer coisas assim... e estás em boa companhia.
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin... Ve iyi eşlikçilerin var. [Duraklama]そう、これは、君がここに残す秘密だね
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin... Ve iyi eşlikçilerin var.Weil du solche Sachen sagen kannst und dich in guter Gesellschaft befindest.
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin...Защото може да казваш такива неща и да си в добра компания.
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin...Потому что ты можешь говорить о таких вещах (хихикает) и ты в хорошей компании.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Denn ich bekomme jetzt alle möglichen Einladungen.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Elkezdtem ugyanis mindenféle meghívásokat kapni.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Ik krijg namelijk allerlei soorten uitnodigingen.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Karena Saya mulai mendapatkan berbagai macam undangan.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.왜냐하면 저는 여기저기서 많은 초대를 받기시작했습니다.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Parce que j'ai commencé à recevoir toutes sortes d'invitations.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Pentru că am început să primesc tot felul de invitaţii.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Perché iniziai a ricevere ogni tipo di invito.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Ponieważ zacząłem dostawać różnego rodzaju zaproszenia.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Porque me comenzaron a llegar todo tipo de invitaciones.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Pretože som začal dostávať rôzne druhy pozvánok.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Protože jsem začal dostávat všemožné druhy pozvánek.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Vì tôi bắt đầu nhận được rất nhiều lời mời.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Γιατί αρχίζω και δέχομαι όλων των ειδών τις προσκλήσεις.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Бо я почав отримувати всілякі запрошення.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Защото започнах да получавам много видове покани.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Потому что я начал получать разного рода приглашения.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.מפני שהתחלתי לקבל כל מיני הזמנות.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.لأنني بدأت في تلقي كل أنواع الدعوات.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.ほぼ一ヶ月に渡る講演会ツアーを
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Car c'est le genre de monde dans lequel nous -- vivons maintenant, un monde bloqué sur avance rapide.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Fordi det er egentlig den verden vi lever i nu, en verden der holder fast ved at spole fremad.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.왜냐하면 이것이 지금 우리가 살고 있는 세상의 모습이니까요 빨리감기에 빠져 있는 세상
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Lebo práve v takomto svete teraz žijeme. Vo svete, ktorý sa zasekol na predvoľbe "rýchlo vpred".
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Pentru ca asta e lumea in care traim acum, o lume blocata in derulare rapida.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Perchè questo è il mondo-- è il mondo in cui viviamo adesso, un mondo bloccato sull'accelleratore.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Ponieważ w takim właśnie świecie teraz żyjemy, w świecie stale pędzącym do przodu.
Çünkü şu anda yaşadığımız dünya, bu türden bir dünya, hızlı sarma modunda takılmış bir dünya.Porque ese es más o menos el mundo en que -- vivimos ahora, un mundo atascado en avanzar rápidamente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod