Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Mindenféle fantasztikus dolgot memorizálhat annak érdekében, hogy sok-sok lényen segítsen.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Mógłby zapamiętywać wszystkie rodzaje cudownych rzeczy aby pomóc innym istotom.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Mohl by si pamatovat všechny fantastické věci,a by pomohl mnoha bytím.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Mohol by si zapamätať veľa fantastických vecí, ktoré by pomohli mnohým ľuďom.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Podría memorizar toda clase de cosas fantásticas para ayudar a muchos seres.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Potrebbe memorizzare ogni tipo di cose fantastiche per aiutare molti esseri.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Θα μπορούσε να αποστηθίσει ένα σωρό φανταστικά πράγματα για να βοηθήσει ένα σωρό όντα.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Би могъл да запомня всякакви фантастични неща, за да помогне на много същества.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Він міг би запам'ятати всякого роду дивовижні речі, щоб допомогти багатьом істотам.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.Он смог бы запомнить всякие фантастические вещи, что бы помочь многим другим.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.הוא יכול היה לזכור את כל אותם דברים נפלאים שמועילים לאנשים.
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.يمكن ان يحفظ كل تلك الأشياء الرائعة ليساعد الكائنات الأخرى
Birçok varlığa yardımcı olacak her türden olağanüstü şeyi ezberleyebilir.そして彼はそうすることで途方もない楽しみを得るでしょう。
Birden kendimize dönüp bakınca, bu yeni bir türde "kendinin farkında olma" duygusu yarattı.Ale když jsme obrátili pohled zpátky k Zemi, zrodilo se v nás jakési nové povědomí o nás samotných.
Birden kendimize dönüp bakınca, bu yeni bir türde "kendinin farkında olma" duygusu yarattı.ومن ثم فجأة قمنا بإعادة النظر في أنفسنا، أوحى إلينا بنوع جديد من الوعي الذاتي
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Az egyik nagyon ritka, a másik közönséges.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Eén is zeldzaam, de andere komt vaak voor.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Eine ist selten, die andere ist eher verbreitet.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.En är sällsynt, medan den andra är vanlig.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Jedna z nich jest rzadka, a druga popularna.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Jedna z nich je vzácná, druhá je zcela běžná.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.하나는 아주 희귀하고 다른 하나는 흔한 병입니다.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.L'une d'elles est rare, l'autre est très courante.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Uma delas é rara, a outra é comum.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Una din ele este rară, cealaltă este comună.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Una es rara, la otra es común.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Yang satu adalah penyakit langka dan yang lain adalah penyakit yang umum.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Μια από αυτές είναι σπάνια, η άλλη είναι κοινή.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Едната от тях е рядка, другата е обичайна.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Одна з них рідкісна, інша - поширена.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.Одна из них редкая, другая обычная.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.אחת מהן נדירה, והשנייה שכיחה.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.احدهم نادر، والآخر شائع.
Biri az görünen türden, diğeri de bilindik bir hastalık.しかし治療しないと両者とも同じ様に深刻なものです
Birisi bir şekilde yapmak zorunda olduğu türden değil tam olarak ve bu parlak yak olduğunuليست من النوع الذي شخص ما للقيام بذلك بعض الطريق وهذا هو بالضبط الياك الرائعة
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Καθαρίσαμε το χρωμόσωμα από ένα συγκεκριμένο μικροβιακό είδος.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Мы выделили хромосому из одного вида микробов.
Birkaç ülke her türden uyuşturucu tedavisi için düzenli sonuç değerlendirmeleri yapıldığını rapor etmektedir.Die derzeit geltenden Leitlinien haben insbesondere die pharmakologische Drogenbehandlung zum Gegenstand.
Birkaç ülke her türden uyuşturucu tedavisi için düzenli sonuç değerlendirmeleri yapıldığını rapor etmektedir.Modul věnovaný léčbě představuje zjištění studií, které porovnávají efektivnost různých intervencí.
Birkaç ülke her türden uyuşturucu tedavisi için düzenli sonuç değerlendirmeleri yapıldığını rapor etmektedir.Näitä palveluja annetaan yleensä matalan kynnyksen keskuksissa.
Birkaç ülke her türden uyuşturucu tedavisi için düzenli sonuç değerlendirmeleri yapıldığını rapor etmektedir.Текущото обучение на персонала е важна предпоставка за гарантиране предоставянето на висококачествени услуги.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Abbiamo purificato un cromosoma partendo da una specie microbiale.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Am purificat un crozom de la una din speciile microbiale.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Eristimme yhden mikrobilajin kromosomin.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Kami memurnikan sebuah kromosom dari satu spesies mikroba
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.우리는 한 가지 종의 미생물에서 염색체를 정제했지요.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Megtisztítottuk egy mikrobatörzs kromoszómáját.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Ние прочистихме хромозом от един микробен вид.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.זיקקנו כרומוזום ממין מיקרובי אחד
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.نحن ننقي الكروموسوم من كائن مايكروبي واحد.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.大雑把に言うと、移植先と移植元は、ヒトとマウスと同じくらい異なる種です
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar. Burada oturan türden insanlar.lidé, kteří můžou v reklamách doporučovat výrobky, takoví lidé, jací sedí v tomto sále.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Den slags mennesker som en reklame-agent kunne bruge til at anbefale et produkt.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Den sortens människor som en reklamman skulle vilja använda för att rekommendera en produkt.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.El tipo de gente que un publicista podría usar para recomendar un producto,
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Genul de oameni pe care i-ar putea folosi un agent de publicitate pentru a recomanda un produs.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Het type mensen dat reclamemakers kunnen gebruiken om hun product aan te prijzen.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Ihmisiä joita mainostoimittaja voisi käyttää tuotteensa markkinoinnissa.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.Il tipo di persona con cui i pubblicitari potrebbero promuovere un prodotto.
Bir reklam ajansının, bir ürünü tavsiye ederken kullanacağı türden insanlar.광고회사에서 상품을 홍보하는 데 쓰고 싶어하는 사람들이고