Ama bir hikâye hatırlıyorum, Aynı... Aynı türden bir istekle ilgili.Ale pamatuji si na jednu příhodu... ta stejná otázka, stejný požadavek.
Ama bir hikâye hatırlıyorum, Aynı... Aynı türden bir istekle ilgili.Но я помню историю, такой же... такой же поиск, такая же просьба.
Ama bu materyalin kendini ifade şekli, her insanda ve her türde değişiklik ortaya çıkarıyor.결과적으로 그것이 인류와 다른 모든 종들을 다르게 만드는 핵심입니다.
Ama bu materyalin kendini ifade şekli, her insanda ve her türde değişiklik ortaya çıkarıyor.là tạo nên sự thay đổi ở con người và ở trong tất cả các loài.
Ama bu materyalin kendini ifade şekli, her insanda ve her türde değişiklik ortaya çıkarıyor.liegen die Unterschieden zwischen den Menschen, und bei allen Arten.
Ama bu materyalin kendini ifade şekli, her insanda ve her türde değişiklik ortaya çıkarıyor.אך הדרך שבה היא מתבטאת היא זו שיוצרת שונות אצל בני אדם ואצל מינים אחרים.
Ama bu materyalin kendini ifade şekli, her insanda ve her türde değişiklik ortaya çıkarıyor.ولكن الطريقة النهائية التي تعبر عن نفسها وتقوم بوظيفتها هي ما يجعل هناك فروقا في البشر وفي كل المخلوقات الحية
Ama bu materyalin kendini ifade şekli, her insanda ve her türde değişiklik ortaya çıkarıyor.ヒトや他の種の変化を生み出すのです 現在 既にゲノムを解読することができます
Ama eğer "basit" türde seri istiyorsanız, hani her çemberin çevresinin diğerinin bellir bir katı olduğu.それぞれの円の直径が 前の円のあるパーセンテージのものを 使うことができます. するとそれは直線になります. もしあなたが直線の傾きが
Ama işte bu beceri, diğer tüm beceriler gibi, uygulamayla birlikte, iyileşen türden.다른 것들처럼 그것 또한 연습을 통해 더 나아질 수 있는 "기술"입니다. 그리고 그것은 여러분이
Ama işte bu beceri, diğer tüm beceriler gibi, uygulamayla birlikte, iyileşen türden.וכך, כמו כל דבר אחר, זוהי מיומנות שמשתפרת עם התרגול. ומשמעות הדבר היא,
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Aber die Gesetze sind ein bisschen wie sushi: sie sind alle verschieden.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Ale ty zákony jsou tak trochu jako sushi: spousta druhů.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Dar regulile sunt cam ca sushi: sunt de tot felul.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.De a törvények olyanok, mint a sushi: mindenfélék.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.법칙들은 어떤 방식으로 보면 스시 같습니다. 모든 종류의 것들이 다 있죠.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Le leggi somigliano al sushi, ce ne sono di tutti i tipi.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Les lois ressemblent à des sushi : il y en a de toutes sortes.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Maar de wetten zijn een beetje als sushi: er zijn vele soorten.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Men lovene er lidt ligesom sushi på en måde: der er alle mulige.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Pero las leyes son como el sushi de alguna manera; hay de todo tipo.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Prawa te są jednak w pewnym sensie jak sushi: jest ich wiele rodzajów.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Но законите са някак като сушито, в известен смисъл: има всякакви видове.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Но эти законы, они как суши: есть много видов суши.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.אבל החוקים הם כמו סושי במובן מסויים: ישנם סוגים שונים.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.و لكن القوانين بشكل ما يشبهون "السوشي": هناك كل الأنواع.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.寿司ネタのように、中には障壁が高い法則もあります。
Ancak bu türde bir hizmetinInsgesamt zeichnet sich aber
Ancak bu türde bir hizmetinTo pa ne pomeni, da se vsi strinjajo o koristnosti tega ukrepa.
Ancak, ekonominin durumunu gözetmeksizin, kadınların bu türden bir desteğe ihtiyaçları yok.Zurück zu Ihnen. \'94 und That\'92s nicht die Art der Befürwortung, die Frauen in jeder Wirtschaft brauchen.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.A pontok közötti vonalak a két ember közötti kapcsolatot jelölik -- különböző kapcsolatokat.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Cada línea entre puntos es una relación entre dos personas... distintos tipos de relaciones.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Cada linha entre eles é uma relação entre duas pessoas - diferentes tipos de relações.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Chaque ligne entre elles est une relation entre deux personnes -- différents types de relations.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Där varje linje mellan dem är en relation mellan två människor -- olika typer av relationer.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Elke lijn daartussen is een band tussen twee mensen - verschillende soorten banden.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Fiecare linie care le unește reprezintă relația dintre acele persoane -- diferite tipuri de relații.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Jede Linie dazwischen ist eine Beziehung zwischen zwei Leuten -- unterschiedliche Arten von Beziehungen.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Každá čára představuje vztah mezi dvěma lidmi -- různé typy vztahů.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Każda linia pomiędzy nimi jest związkiem pomiędzy dwojgiem ludzi -- różnego rodzaju związkami.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Mỗi đường nối là một quan hệ giữa hai người -- những quan hệ khác nhau.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Ogni linea che li collega rappresenta un legame tra due persone -- diversi tipi di relazione.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Setiap garis di antaranya adalah hubungan antara dua orang -- hubungan yang berbeda-beda.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Κάθε γραμμή ανάμεσά τους είναι μια σχέση μεταξύ δυο ανθρώπων -- διάφορα είδη σχέσεων.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Всяка линия между тях е връзка между двама души -- различни видове връзки.
Aralarındaki her çizgi iki insan arasındaki ilişki. Farklı türde ilişkiler.Каждая линия между точками - это отношения между двумя людьми, разные типы отношений.
Arunachala özel bir yer... Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin... Ve iyi eşlikçilerin var.Arunachala on erikoinen paikka... koska voit sanoa tämän kaltaisia asioita... ja olet hyvässä seurassa.
Arunachala özel bir yer... Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin... Ve iyi eşlikçilerin var.Arunácsala egy különleges hely, mert mondhatsz ilyen dolgokat és jó társaságban vagy ehhez.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.1つの例です なぜ こんなことを考える必要があるのでしょうか
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Asadar, acesta a fost un exemplu pentru a ilustra cu ce ma ocup eu la serviciu.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Así que, este es un ejemplo del tipo de cosas que hago en mi trabajo diario.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Das ist also ein Beispiel dafür, womit ich mich täglich in meinem Job befasse.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Dat is dus een voorbeeld van waar mijn dagelijks werk in bestaat
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Đó là một ví dụ về một trong những công việc hàng ngày của tôi.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Donc c'est un exemple de chose que je fais dans mon boulot.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.자, 그런것이 제가 평상시하는 직업의 일부분입니다.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Questo è un esempio di cosa faccio nel mio lavoro.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Szóval, ezt a példát tudtam felhozni arra, hogy mivel foglalkozom.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Właśnie na tym polega moja praca. Właśnie na tym polega moja praca.
Aslında bu her gün benim çalışırken yaptığım türden bir örnek.Αυτό, λοιπόν, είναι ένα παράδειγμα του αντικειμένου με το οποίο ασχολούμαι στην καθημερινή μου εργασία.