Ana içeriğe geç
Sözlük

tür ile cümle

tür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne tür şeyler seni kızdırıyor?What kind of things make you angry?
Ne tür bir arabaya sahip olmak istersiniz?What kind of car would you like to have?
Genellikle kahvaltıdan önce birkaç tur yüzüyorum.I usually swim a few laps before breakfast.
Ne tür alkollü içecekler içiyorsunuz?What kind of alcoholic beverages do you drink?
Ne tür şeyler yapmakta iyi değilsin?What kinds of things are you not good at doing?
İlkbaharda ne tür çiçekler ekersin?What kind of flowers do you plant in the spring?
Okuldan sonra ne tür şeyler yapmayı seversin?What kinds of things do you like to do after school?
Boston'dayken ne tür şeyler yapıyorsun?What kinds of things do you do when you're in Boston?
Sen ve karın ne tür şeyler hakkında dövüşürsünüz?What kinds of things do you and your wife fight about?
Bu tür bir şey yapmak için çok yaşlısın, değil mi?You're too old to be doing this kind of thing, aren't you?
Ne tür şeyler sana boşanmayı düşündürür?What kinds of things would make you consider getting a divorce?
Japonya'dayken kaç tapınak ve türbeyi ziyaret ettiniz?How many temples and shrines did you visit while you were in Japan?
Bu mağara turu ilginç görünüyor mu?Does this cave tour look interesting?
Tom'un turuncu bir Lamborghini'si var.Tom drives an orange Lamborghini.
Tom turuncu bir Lamborghini kullanıyor.Tom drives an orange Lamborghini.
En çok ne tür bir balığı seversin?What kind of fish do you like best?
Ne tür problemlerle karşılaştın?What problems did you run into?
Bana sade bir türkçeyle anlat.Tell me in plain English.
Turşumuz bitti.We're out of pickles.
Biraz daha turşu alabilir misin?Can you buy some more pickles?
Ne tür kitapları sevmezsin?What kind of books don't you like?
Ne tür hatalar yaptın?What kind of mistakes did you make?
Tom'un ne tür bir maaş aldığını düşünüyorsun?What kind of salary do you think Tom gets?
Yaşlandıkça, bu türden problemlerden daha fazlasını yaşayacaksınız.As you get older, you're going to have more of these kinds of problems.
Her gün ne tür şeyler yaparsın?What kinds of things do you do every day?
Her gün ne tür şeyler yaparsınız?What kinds of things do you do every day?
Kasaba turist dolu.The town is full of tourists.
Ne tür ilaçlar kurdeşene neden olur?What kind of medications cause hives?
Köpeğime ne tür bir ağrı kesici verebilirim?What kind of pain medication can I give my dog?
Mahkum turuncu bir tulum giydi.The prisoner wore an orange jumpsuit.
Hangi tür insanların bu tür şeyleri satın aldığını merak ediyorum.I wonder what kind of people buy these kinds of things.
Ne tür şeker en sevdiğin şekerdir?What kind of candy is your favorite?
Tom'un Türk bir arkadaşı var.Tom has a Turkish friend.
Türk Lirası senenin başından itibaren %40'tan fazla düşüş yaşadı.The Turkish lira has fallen more than 40 percent since the start of the year.
Türkiye özellikle de enerji alanında dışa bağımlı.Turkey relies heavily on imports, especially for energy.
Çoğu turist değildi.Many of them were not tourists.
Sami bir turta yapmak istedi.Sami wanted to make a pie.
Sami bir elmalı turta yaptı.Sami made an apple pie.
Sami, Leyla'nın ne tür bir araba kullandığını anlamaya çalışıyordu.Sami was trying to figure out what kind of car Layla drove.
Sami bu tür şeyler yapmaz.Sami doesn't do this kind of stuff.
Sami türban takıyor.Sami wears a turban.
Leyla türbanı doğru bir şekilde takmıyor.Layla isn't wearing the hijab properly.
Leyla türbanını çıkarmaya karar verdi.Layla decided to remove her hijab.
Leyla türbanını çıkarmayı düşünüyordu.Layla was thinking about taking her hijab off.
Leyla türbanını çıkarıyor.Layla is taking off her hijab.
Burada yeni bir teleskop türü inşa ediliyor.A brand new telescope is being built here.
Burada yeni türde bir teleskop inşa ediliyor.A brand new telescope is being built here.
Bir parça turta istersiniz diye düşündüm.I thought you'd like a piece of pie.
Tom üç kavanoz salatalık turşusu aldı.Tom bought three jars of dill pickles.
Tom üç kavanoz kornişon turşusu aldı.Tom bought three jars of dill pickles.
Turistler çok gürültücüler.The tourists are very noisy.
Bu nehir bu tür bir tekne için yeterince derin değil.This river isn't deep enough for this kind of boat.
Mary'nin bu tür müzikten hoşlandığını sanıyordum.I thought Mary liked this kind of music.
Tom'un bu tür müzikten hoşlandığını söylediğini sanıyordum.I thought Tom said that he liked this kind of music.
Tom'un bu tür müzikten hoşlandığını söylediğini düşündüm.I thought that Tom said that he liked this kind of music.
Dinlemekten keyif aldığım müzik türü bu.This is the kind of music that I like to listen to.
Tom Türkiye'yi gezdi.Tom traveled around Turkey.
Müzeyi turistlere bir rehber gösterdi.A guide showed the tourists the museum.
Azerbaycan'ın en yakın dostu muhtemelen Türkiye.Turkey is probably Azerbaijan's best friend.
Tom bir Türk dostu.Tom is a friend of Turks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod